- Alman polisi Hannover’de şehit anmasını bastı. KOMAW, KCDK-E ve TJK-E, “Ahlak dışı bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz” dedi. Sol Parti, Alman polisinin Kürtlere yönelik baskısına karşı Federal Meclis’te girişimlerde bulunacak.
REWŞAN DENİZ
Almanya’da günlerdir yeni açıklanan şehitler için birçok kentte taziye ve anmalar organize edilirken, Hannover’de Pazar günü düzenlenen anmaya polis saldırdı. Tutulan salon polis baskısı sonrası iptal oldu. Halk, Hannover Demokratik Kürt Toplum Merkezi’ne geçti. Burada da anma devam ettiği sırada onlarca polis tarafından baskın düzenledi.
Koçbaşıyla geldiler
Polisler kapıları kırmak için koçbaşıyla geldiği dernekte, basın mensuplarının kameralarına, aralarında federasyonun eşbaşkanlarının da olduğu çok sayıda kişinin cep telefonlarına el koydu. Telefonlarına el konulanlar arasında anmayı düzenleyen federasyonun eşbaşkanları da bulunuyor. Kitle dernekte akşama kadar rehin alındı. Gerginliğin yaşandığı baskında polis, anmaya katılanlara kimlik kontrolü yaptı.
Şehit fotoğraflarına el konuldu
Tüm anmalarda olduğu gibi salon şehitlerin fotoğraflarıyla donatılmıştı. Polis, sahnede bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile anması yapılan şehitlerin tüm fotoğraflarına el koydu. İçeriden çıkanlar dağılmayıp, dernek önünde toplanarak sloganlarla tepkisini gösterdi. İki genç slogan attıkları gerekçesiyle gözaltına alındı.
Şehitlerimizin izindeyiz
Anmayı organize eden FED-DEM Eşbaşkanı Hakime Yusuf, “Baskına gençlerin sanal medyada yapılan ‘şehitlerimizin izindeyiz’ açıklamasını gerekçe gösterdiler. Bu gerekçenin hiçbir karşılığı yok. Bizlere, onur duyduğumuz şehitlerimize yönelik bu saldırıya karşı hukuki yollara başvuracağız” dedi.
Anmaya katılanların kimliklerinin kontrol edildiğini ve “Bugün buraya neden geldiniz?” sorusuna muhatap olduklarını aktaran Yusuf, “Duymak istedikleri cevap nedir? Bizler zaten şehitlerimiz için anma gerçekleştireceğimizi bildirmiştik. Bu baskının esas sebebi korku yaratmak, sesimizi yükseltmemizi engellemektir. Bu uygulamayı kabul etmiyoruz” diye konuştu.
Hukuki yollara başvuracağız
FED-DEM Eşbaşkanı Latif Karakaş ise, “Bu saldırı tamamen politik bir saldırıdır. Kürt halkı şehitlerine ve özgürlük hareketine sonuna kadar sahip çıkacaktır. Hem hukuki haklarımızı hem de protesto hakkımızı kullanacağız. Tüm halkımızı da duyarlı olmaya davet ediyoruz” dedi.
Aşağılandık, psikolojik şiddet gördük!
Anmaya katılan şehit yakını Gülistan Kan, baskına sert bir dille tepki göstererek şöyle konuştu: “Bugün yaşadıklarımız insanlığa sığmaz. Resmen psikolojik şiddet uygulandı. Biz sadece anmamızı yapıyorduk. Almanya’nın, Avrupa’nın hatta Türkiye’nin her yerinde anma yapılırken, Hannover’de yapılan bu baskının nedeni nedir? Her yerde anmalar normal geçerken, bize neden bu yapıldı? Tüm gün gözaltında kaldık, fotoğraflarımız çekildi. Sanki suç işlemişiz gibi aşağılayıcı bir muamele gördük. Biz bunu kabul etmiyoruz.”
Açıklama bekliyoruz
Alman devletinden yapılan bu insanlık dışı uygulamaya karşı açıklama beklediklerini söyleyen Kan, “Bunun peşini bırakmayacağız. Bizleri sindiremeyeceksiniz. Alman devletinden bize yapılan bu insanlık dışı uygulamaya karşı açıklama bekliyoruz. Çoğu arkadaşımız fenalaştı içeride. Ambulanslarını doktorlarını da getirmişler, sonuçları bilircesine. Bu komplodur. Bizi mahkemeye çıkarsınlar, onlara karşı hakkımızı söylemek istiyoruz. Biz işkenceden kaçıp geldik, burada bütün travmalarımız tetiklendi. Hepimiz gerginiz, açıklama bekliyoruz” diye konuştu.
Taziye yeri suç mahali değil
Avrupa Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Kongresi (KCDK-E) ve Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) baskına ilişkin yazılı açıklama yaparak, “Derneğimize, Alman devletinin kolluk kuvvetleri tarafından hukuk dışı ve anti-demokratik bir baskın düzenlenmiştir. Yaşamını yitiren çocuklarının acısını paylaşmak, ailelerin yasını ortaklaştırmak ve anılarına taziye kurmak için bir araya gelen halkımıza yönelik gerçekleştirilen bu konsept saldırısında dernek içerisindeki kitle saatlerce rehin tutulmuştur. Bir halkın taziyesini baskı aygıtlarıyla hedef almak, acısına saygı duymamak ve taziye evini bir suç mahali mantığıyla aramaya tabi tutmak; Alman devletinin Kürt halkına ve kurumlarına karşı sürdürdüğü sistematik kriminalizasyon politikasının ne kadar şovenist ve baskıcı bir boyuta ulaştığını bir kez daha açıkça göstermiştir” dedi.
Kürt halkının en meşru hakkı
Kürt halkının en yasal, demokratik hakları ve barışçıl gösterilerinin "güvenlik tehdidi" gerekçesiyle gölgelenmek istendiğine dikkat çeken Kürt kurumları, “Kürt halkını tasfiye etmeyi amaçlayan bu konsept derhal gözden geçirilmeli ve sonlandırılmalıdır. Kürt halkının en meşru haklarını ve insani değerlerini ayaklar altına almaya çalışan bu kriminalizasyon konseptini ve saldırıları şiddetle kınıyoruz” mesajı verdi.
KCDK-E ve TJK-E tüm çevreleri Avrupa’da bulunan kurumlar etrafında kenetlenmeye çağırdı. Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) ise tüm Kürdistanlıları ve dost halkları şehitlerin hatırasına, ailelerine ve halka sahip çıkmaya çağırdı ve ekledi: “Şehitlerimizin anısı mücadelemizde yaşayacak, halkımızın iradesi baskılarla teslim alınamayacaktır.”
Öte yandan, Sol Parti (Die Linke) Alman polisinin Kürtlere yönelik baskısına karşı Federal Meclis’te girişimlerde bulunacak.