• Önderliğin geliştirdiği yeni manifestoda önemli bir nokta olan ilişkisellik, Kürt halkının yurt dışı çalışmalarında stratejik önemde ve değerdeydi. Sinan arkadaşın insanlarla ilişkisi ve diyaloğu güçlüydü. Avrupa’nın birçok yerinde çalışma yürüttü, insanlarla teması ve diyaloğu gelişti. Her sorunu çözme çabası aralıksız sürdü. 
  • Öğrenci, örgütleyici, yönetici, siyasetçi ve aynı zamanda tüm inkarcı, katliamcı, soykırımcı kötülüklere karşı etkili bir direnişçi ve savaşçıydı. Mücadelesini Avrupa'dan sonra artık gerilla alanında sürdürecekti. Sinan yoldaş KCK Yürütme Konseyi üyeliği, HPG Komuta Konseyi üyeliği ve Apollo Akademiler Komutanlığı'nda sorumluluk üstlendi.
  • Kürdistan ve Dêrsim, yiğit bir evladını, savaşçısını, siyasetçisini ve öncüsünü anıyor. Anısı hep diri kalacak, yaşayacak. Özgürlük mücadelesini başarılı kılmak için örgütlü bir toplum ve Özgür Kürdistan yaratmak, anısına verilecek en büyük karşılıktır. Büyük özlem ve sevgiyle hatırlanacak, yaşamaya devam edecek.

HELİN DÊRSİM

Sinan Mirxan Dêrsim, bir yıldönümünde hatırlanma, anılma ve yazılmanın ötesinde bir hakikattir. Hatıraların, klamların ve anlatımların hep yarım kaldığı veya yarım bıraktırılmak istendiği bir coğrafyadır Dêrsim. Sözün fısıltıya, gözlerin korkuya ve coğrafyanın suskunluğa çevrilmek istendiği o mekanın ve zamanın taşıyıcısıdır o. Ama aynı zamanda direnen, teslim olmayan ve darağacında Kürtlüğü ve Dêrsim’in hakikatini vasiyet eden geleneğin taşıyıcısıdır. Dêrsim'i kayıp bir tarih ve coğrafya kılmaya dönük koca planlara, soykırıma, terteleye, sürgüne ve asimilasyon kıskacında yok etmeye çalışan inkarcı Türk devlet zihniyetine ve geleneğine direnen bir damardır o. Qergan'a dönmüş gerçekliğe cerrahi bir müdahale gibidir varlığı. Kulağın toprakla temasından korkulduğu bir coğrafyanın yeniden dirilticisidir. En derinden, tarihten ve uçurumun en dibinden duyulan kadın çığlıklarının hâlâ canlı olduğu bu mekanın çocuğudur. Kilite Kou (dağların anahtarını) bulmaya giden direniş kafilesinin neferidir.

Evet, yoldaş Sinan aslında hafızanın yeni nesillerde filizlenmesine giden yolun ve Dêrsim'in ta kendisidir. Kayıp ve çalınan tarihi yeniden ayağa kaldırma adımıdır. İşte Sinan, hırıltıya dönmüş bu çağrıya kulak kesilen, ona cevap veren ve yola çıkandır. Yarım kalmışlığı tamamlama, yaraya dönmüş gerçekliği iyileştirme ve kadim kültürü kökleri üzerinden yeniden filizlendirip yaşama döndürme zamanlarına yolculuktur bu. Geçmişten geleceğe uzanan bir ses, bir çağrı ve bir mücadeledir.

Duyguyu anlamla buluşturma adına yola çıkma erdemidir. Direnen bir coğrafyanın Sinan'da cisimleşen, direnişe ve mücadeleye dönüşen hakikatidir.

Gençliğin öncüsüydü

Sinan Dêrsim'i Özgürlük Hareketi'yle buluşturan bir geçmişi, hafızası ve yaşanmışlıkları vardı. Kişisel olarak mücadeleyle buluşmanın çok ötesinde bir anlam taşıdığını söylemem bundandır. Sinan arkadaş, tüm mücadele hayatı boyunca geldiği yeri, köklerini ve tarihsel gerçekliğini özgürlük mücadelesiyle yeniden diriltmenin ve özgür kılmanın bilincinde oldu, bunun sorumluluğunu taşıdı. Hafızası onu ısrarla arayışa ve mücadeleye yönlendirdi. Gençlik ve öğrencilik yılları ona çocukluk hatıralarını hatırlatıyordu. Sinan yoldaş çocukluğuna ihanet etmedi ve üniversite yıllarında mücadele içinde aktif rol alarak öğrenci gençlik hareketinin sorumluluğunu üstlendi. YCK örgütlülüğünde aktif yer aldı, öncülük etti ve YCK'nin öğrenci gençlik hareketi içindeki rolü ve etkisi büyük oldu. YCK, Kürt gençliğinin mücadele tarihinde önemli bir yer tutar ve bunda Sinan Dêrsim ve yoldaşlarının belirleyici rolü vardır. Gençliğin örgütlenmesinde, mücadeleye kazandırılmasında ve dağlarla buluşmasında etkili oldu. Dağlara, direnişin mücadele mekanlarına sadece arkadaşlarını göndermedi, kendisi de zamanı geldiğinde hiç tereddüt etmeden gerilla alanlarına yol aldı.

Dört parçada çalıştı

Gerilla yıllarının ilk dönemi gençlik yönetimi ve öncülüğüyle geçti. Dört parça Kürdistan gençliğine dönük çalışmalar yürüttü, bu alanda görev üstlendi. Artık sadece Bakur (Kuzey) gençliğinin değil, Kürdistan'ın tüm gençliğinin sorumlusu ve öncüsü konumundaydı.Doğu ve Güney Kürdistan gençliğiyle yaptığı çalışmalarda zor da olsa Soranî üzerine de kafa yordu. Kürtçenin tüm lehçelerini bilmemesi, duygu ve anlam düzeyinde buluşmasına asla engel olmadı. Sinan yoldaş, ilişkileri, mimikleri ve jestleriyle örgütleyici ve etkileyiciydi. Bu özellikler, mücadele yaşamı boyunca onun en etkili ve ayırt edici yanı oldu.

Çözüm odaklıydı

Gençliğin yurt dışı çalışmaları için görev önüne çıktığında, dağlardan ve gerilladan kopmanın yoğun duygusal etkisiyle çok istekli değildi. Ama devrimci görev ve sorumluluk gereği gitme vakti geldiğinde, Avrupa gençlik çalışmalarında yer almak üzere harekete geçti. Şair’in dediği gibi “kaybettiklerini sokak lambası altında arayan şaşkınlara aldırmadan” ve “kendisi ile yola çıkıp, yürümeyenleri” koşunun ilk metrelerinde yola yatıp,  vazgeçenlere aldırmadan yol aldı. Hem de maraton hızında.

Avrupa’da daha büyük, geniş ve kapsamlı görevler ile karşı karşıya kalacaktı Sinan yoldaş. Kürt halkının kimlik, dil ve özgürlük sorununun çözülmesi ve kazanılmasının örgütlü mücadele ve duruştan geçtiğinin en derininden farkındaydı. Onun için Avrupa’da örgütlenme çalışmalarında yer almak, gerilla direnişinde yer almanın bir parçası ve tamamlayıcısı olma anlamına gelecekti, bunu biliyordu ve bu bilinçle sorumluluk üstlendi, görev aldı. Bölge çalışmalarında yer aldığında, kişi kişi, ev ev ve aile aile herkes ile iletişim içinde olmak, tanımak, duygu, ruh ve anlam birlikteliğini oluşturma açısından hayati değerde gördü. Önderliğin geliştirdiği yeni manifestoda önemli bir nokta olan ilişkisellik, Kürt halkının yurt dışı çalışmalarında stratejik önemde ve değerdeydi. Sinan arkadaşın insanlarla ilişkisi ve diyaloğu güçlüydü. Avrupa’nın birçok yerinde çalışma yürüttü, insanlarla teması ve diyaloğu gelişti. Her soruna yetişme, cevap olma ve çözme çabası aralıksız sürdü.

Avrupa'dakilerini örgütledi

Bölge çalışmalarından Avrupa yönetim çalışmalarına kadar değişik düzeylerde görev üstlenen, çabası ve emeği büyük olan bir yoldaştır. Gençlik ve bölge örgütlenmesinden Avrupa yönetimine kadar dokunduğu, evine konuk olduğu, elini tuttuğu her insanımızda derin etki bırakan bir arkadaştı. Avrupa'da yürütülen çalışmalar komplekstir; siyaseti, diplomasiyi ve strateji bilmeyi gerektirir. Her devletin ve gücün çıkarına göre bir Kürt politikası ve yaklaşımı olduğunun farkında olmak önemlidir. Sinan yoldaş bunun bilincinde olarak kendini genç yaşta politikanın içinde buldu. Örgütlü Kürt halkının ve mücadelesinin, her karşıt strateji ve politikanın farkında olarak tedbir almanın yanında çalışmaları büyütme, yayma ve geliştirme bilinciyle hareket etmesi gerektiğinin farkındaydı. Dêrsim direniş sürecinin geniş ilişki, ittifak ve dayanışmadan yoksun olması, katliam ve kırım karşısında tek başına kalmasına neden olmuştu. Tarihsel bilinç ona örgütlenme, ilişkisellik ve politikanın bütünselliğini hatırlatıyordu. Bu anlamda Sinan yoldaş, öğrenci, örgütleyici ve siyasetçi kimliklerini iç içe barındıran bir kişilikti. Avrupa çalışmalarında uzun süre kaldı, büyük emek verdi.

Hep üretti

Öğrenci, örgütleyici, yönetici, siyasetçi ve aynı zamanda tüm inkarcı, katliamcı, soykırımcı kötülüklere karşı etkili bir direnişçi ve savaşçıydı. Avrupa'da uzun yıllar sürdürdüğü mücadelesini artık dağlarda, yani gerilla alanında sürdürecekti. Sinan yoldaş KCK Yürütme Konseyi üyeliği, HPG Komuta Konseyi üyeliği ve Apollo Akademiler Komutanlığı'nda sorumluluk üstlendi. KCK Yürütme Konseyi görevi, Kürdistan ve yurt dışı çalışmalarının tümünün demokratik ulus paradigması ve perspektifiyle örgütlenmesini gerektirmekteydi. Bakur ve Avrupa çalışmaları başta olmak üzere birçok çalışmada ve zeminde birikimin avantajına sahipti. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nin örgütlü olduğu birçok zeminde kalmış ve çalışma yürütmüş olmanın avantajına sahipti. Bu tecrübeler, mücadelenin sorumluluğu anlamında önemli bir veri ve birikim oluşturuyor, sorunlara somut çözüm sunmaya katkı sağlıyordu. Yanı sıra her alanın gerçekliğine göre strateji ve proje üretmeyi de mümkün hale getiriyordu.

Birikimini paylaştı

HPG gerilla çalışmalarında özellikle eğitim ve genç yoldaşlarla ilgilenme konusunda önemli katkıları oldu. Gerilla zeminleri ve mücadele alanlarında yoldaş olmak anlamayı gerektirir, yaşamın birlikte ve komünal örgütlenmesini ve paylaşılmasını öne çıkarır. Eğitirken öğrenmeyi, yaşamın ihtiyaçlarını birlikte oluşturma ve çözme pratiği güven olgusunu pekiştirir. Yaş farkını ortadan kaldırır ve yoldaşlığı öne çıkarır. Yani artık herkes "heval"dir. Sinan yoldaşın insan ilişkisi ve diyaloğu, genç gerillalarla tenis oynaması, onlardan öğrenmesi ve şiir okuması kişiliğindeki mütevazilikte ve ilişki sıcaklığında gizliydi. Yılların deneyimli gerillası gibi katılım göstermeyi, birikimini ve tecrübesini aktarmayı öne çıkardı. Bu anlamda sevildi, değer verdiği kadar değer gördü. Gerilla ve HPG zemininde öğrendiği ve biriktirdiği kadar katkısını da en ileri düzeyde sundu.

Örnek bir yoldaştı

İhtiyaç, Sinan arkadaşın karşısına yeni alanlar ve başka görevler çıkardığında hiç tereddüt etmeden yola çıktı. Gitti, Türkiye devrimci hareketleriyle diyalog kurdu, birlikte çalışma yürüttü, birikimini ve tecrübesini paylaştı. İttifaklar, halkları düşman konumundan ve faşizmin girdabından çıkarmak için doğru anlama ve ortak paydalar oluşturmayı gerektiriyordu. Öğretileri ve paradigmaları çağın gerekleriyle buluşturmak, bunun için anlatmak ve anlaşılmak da gerekliydi. Sinan yoldaş devrimciydi, bu kapsamda yeni mekanlara ve zamanlara yol almak gerekirse erkenden gitmek gerekir diyenlerdendi. Türkiye devrimci güçleriyle kurduğu ilişkinin büyük bir etki yarattığını biliyoruz. Bu anlamda da Sinan arkadaş örnek alınacak bir yoldaştı.

Bir geleneğin yürütücüsüydü

Dağların anahtarını bulmaya çıkan devrimci, direnişçi ve mücadeleci kafilenin üyesi olmak böyle bir şeydi. Bulmanın mutlaka bir yolu olmalıydı, yoksa o yol yaratılacaktı. İttifaklar, bir araya gelişler ve yeni mücadele alanlarının tümü buna hizmet edecekti. Dêrsim direniş geleneği, yeni evreleri, zamanları ve ittifakları da kapsayarak Kürdistan Özgürlük Mücadelesi nehrinin önemli kaynağı ve dayanağı haline gelmişti. Bu toprakların çocuklarının erkenden Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde yerini alması, onun kurucusu ve direnişçisi haline gelmesi bu hakikatte saklıydı. Sinan yoldaş da bu geleneğin yürütücülerinden biri oldu. Seyit Rıza, Alişêr, Besê, Mazlum, Sara, Fuat, Bêrîtan ve Rıza yoldaşların takipçisi, arkadaşı ve yoldaşıydı. Mücadelesini aynı dirayet ve sorumlulukla yürüttü. Geleneğe devrimci tarzda bağlılık böyle bir yol alışı gerektiriyordu.

Büyük sevgiyle hatırlanacak

Çok genç yaşta hızla büyük bir mücadelenin neferi ve savaşçısı olmak, sorumluluk üstlenmek, kafa yormak ve çaba sarf etmek saçlarına erkenden aklar düşürse de gençliğin ruhundan, duygusundan ve duruşundan hiçbir şey kaybetmedi, asla vazgeçmedi. Morali ve coşkusundan hiçbir şey kaybetmeden, tersine üzerine ekleyerek, mizahla da güçlendirerek adeta bir sanatçı duygusu ve ruhuyla üretti. Hep aranacak, hatırlanacak ve ihtiyaç duyulacak bir yoldaştı. Bir sonuç çıkarmanın ve anısına doğru sahip çıkmanın yegane ve belki de en önemli yanı, güncele, sıradanlığa ve esen her yele kapılmadan anlamayı gerektirmesidir. Onu-onları biricik ve farklı kılan, bireyciliği aşma birikimi, bilinci ve kabiliyetinin yanı sıra tarihi ve günceli buluşturması ve birlikte eşit ve özgür bir yaşam kurmanın mümkün olduğuna inanmalarıydı. Böyle bir dünya mümkündü. Ölme ve öldürmenin, uyuşmanın, unutmanın ve bağımlılıkların rotayı kaybettirdiği insanlığı yeniden ayağa kaldırma adına en değerli ve biricik yaşamlarını adadılar. İnandığı gibi yaşamak böyle bir şey olmalıydı. Kürdistan ve Dêrsim, yiğit bir evladını, savaşçısını, siyasetçisini ve öncüsünü anıyor. Anısı hep diri kalacak, yaşayacak. Özgürlük mücadelesini başarılı kılmak için örgütlü bir toplum ve Özgür Kürdistan yaratmak, anısına verilecek en büyük karşılıktır. Büyük özlem ve sevgiyle hatırlanacak, yaşamaya devam edecek.

Xızır hevalê to bo, tore wayir veji yo...

*Sinan Mirxan Dêrsim (Dalokay Şanlı) 27 Ekim 2020 yılında Medya Savunma Alanları’nda şehit düştü