• Gerillaya katılan üç kardeşten Taner Öğmen (Herekol Şiyar) ve Yakup Öğmen (Harun Zafer) şehit. Taner’in cenazesi Gever’de toprağa verilirken, Yakup’un mezarının ise nerede olduğunu aile bilmiyor. Sürgünde yaşamak zorunda kalan kardeşleri Necdet Öğmen, sürgünde olmanın acıyı daha da ağırlaştırdığını ifade ediyor.

DENİZ BABİR/ULM

Üç kardeşi gerillaya katılan Geverli (Yüksekova) Necdet Öğmen, iki kardeşinin 2024 yılında farklı bölgelerde şehit düştüklerini belirterek, "Bir halkın mücadelesine katıldılar. Hiçbir karşılık beklemeden bu mücadelenin içinde oldular ve şehit düştüler” dedi.

Çolemêrg’in (Hakkari) Gever ilçesinden Necdet Öğmen, yaklaşık üç yıldır politik nedenlerden dolayı iltica etmek zorunda kaldığı Almanya’nın Ulm kentinde yaşıyor. Öğmen’in üç kardeşi Özgürlük Hareketi’ne katıldı. Kardeşlerinden Taner Öğmen’in (Herekol Şiyar) 13 Temmuz 2024’te Gabar’da ve Yakup Öğmen’in (Harun Zafer) 23 Mayıs 2024’te Garê’de şehadete ulaştığını belirten Öğmen, Ferhat Öğmen’in ise yaşadığını bildiklerini söylüyor. Ailenin iki ferdi de Türkiye’deki baskılar nedeniyle sürgünde yaşıyor.

Yakup Öğmen (Harun Zafer) ve Taner Öğmen (Herekol Şiyar)

'Ben dağlara aitim anne’

Gerillaya ilk olarak Ferhat, daha sonra ise sırayla Taner ve Yakup katılıyor. Taner Öğmen’in hikayesi Kobanê’deki savaşla kesişiyor. Taner’in Kobanê direnişinde DAİŞ’e karşı savaşırken yaralandığını ve tedavi için İstanbul’a geldiği sırada tutuklandığını ifade eden Necdet Öğmen, "Taner’in tutuklandığını bilmiyorduk. 8-9 ay gibi bir müddet geçtikten sonra haberimiz oldu. Hemen ardından ise bırakmak zorunda kalmışlardı" diyor.

Necdet Öğmen, mahkemede hakimin, Taner’e "PKK gerillası” olup olmadığını sorduğunu, Taner’in ise Kobanê’de DAİŞ’e karşı savaştığını belirtiyor. PKK gerillası olduğunun ispatlanamaması üzerine serbest bırakılan Taner, ailesiyle yalnızca bir gece kalır. Annesinin Taner’e, "Kardeşin zaten dağda, sen kal, gitme” dediğini aktaran Necdet Öğmen, Taner’in ise şu sözlerle karşılık verdiğini anlatıyor: "Hayır anne, ben dağlara aitim. Benim gitmem lazım. Benim yerim arkadaşlarımın yanıdır.” Taner’in ailesinden ayrılmasının ardından dağlara döndüğünü belirtiyor.

Taner Öğmen (Herekol Şiyar)

Tek kelimeyle vahşet

Taner, Mardin’in Dargeçit ve Gabar bölgesinde yaklaşık beş gün süren çatışmaların ardından şehit düşer. Öğmen, kardeşi Taner’in yoğun hava saldırılarının yaşandığı çatışmada teslim olmamak için üzerindeki bombayı patlatarak şehadete ulaştığını belirtiyor. Taner’in cenazesine de saldırıldığını belirten Öğmen, “Devlet kardeşimin naaşıyla vahşet niteliğinde diyebileceğimiz bir biçimde oynadı. İnsanlık değil bu, tek kelimeyle vahşet” diyor.   

Yakup Öğmen (Harun Zafer)

Abisinin izinden dağlara

Yakup ise, 2012 yılında Şırnak Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenciyken Gündem gazetesini dağıtır. Gazete dağıttığı için tutuklanır, yaklaşık dokuz ay cezaevinde kalır ve tutuklanma sırasında işkence görür. Kardeşinin tahliye olduktan sonra karşılaştığı baskı ve ayrımcılığın ardından dağa gittiğini belirten Necdet Öğmen, “Yakup kendi toprağında gördüğü bu ayrımcılık, zulüm ve baskıya dayanamadı ve abisinin yolundan giderek, Kürdistan’ın özgür dağlarına çıktı” diyor. 

Yakup Garê’de, Taner Gabar’da

Yakup Öğmen, 23 Mayıs 2024’te Garê’de, Taner Öğmen ise 13 Temmuz 2024 tarihinde Gabar’da şehit düşer. Yakup’un mezarının bulunmadığını belirten Öğmen, Taner’in cenazesini ise Gever’e götürerek defnettiklerini söylüyor. Taner’in cenazesinin defin sürecinde ailenin yaşadığı zorlukları da anlatan Öğmen, cenaze namazı kıldırılmasına dahi izin verilmek istenmediğini anlatıyor. 

Üzgün ama onurluyum

Yakup’un mezarının bulunduğuna dair bilgiler aldıklarını ancak mezarın nerede olduğunu ve mezara nasıl ulaşabileceklerini bilmediklerini belirten Öğmen son olarak şunları dile getiriyor:  ''Kendi milletimizle beraberiz, kendi halkımızla beraberiz.  Yurtsever bir aileyiz. Eskiden Kürtçe konuşma yasaktı, evet şimdi de hâlâ yasak ama en azından Kürtler direnişi öğrendi. Kürtler mücadele etmeyi öğrendi, Kürtler kendini geliştirdi. Bugün bütün devletler Kürtlerle oturup anlaşmak zorunda.”

Bir şehit ailesi olarak çok üzgün olduğunun altını çizen Öğmen, “Bir yandan da gururluyum. Başım dik. Çünkü bir halkın mücadelesine katıldılar. Hiçbir karşılık beklemeden bu mücadelenin içinde oldular, şehit oldular ve canlarıyla ödediler” diyor.