
KCK, Öcalan’ın 18 yıldır tek taraflı çaba sergileyen bir “önderlik” olduğunu belirterek, Öcalan’ın dış dünya ile bağının kesilmesinin “bir baskı ve şiddet politikası olduğu gibi, her şeyden önce ahlak dışı bir tutum ve çirkin bir politika” olduğunu kaydetti. KCK’nin açıklaması şöyle: „Önderliğimizin 12 yıldır İmralı koşullarında büyük fedakarlıklar göstererek oluşturmak istediği çözüm ortamına gereken karşılığı vermeyen, sürekli sömürgeci-tasfiye çizgisini farklı araçlarla hayata geçirmeyi esas alan AKP hükümeti tarafından yeni bir saldırı konsepti başlatılmıştır. Bu konsept sonucunda Önderliğimizin avukatlarının Ada’ya gidiş için yapmış oldukları son 3 başvuru, kötü hava şartları gibi gerçek dışı ve hiçbir inandırıcılığı olmayan bahanelerle reddedilmiştir. Her şeyden önce belirtmek gerekir ki, bu uygulama, AKP hükümeti tarafından Önder Apo öncülüğünde gelişen Kürt özgürleşmesine karşı alınmış bir karardır.
AKP niyetini ortaya koydu
AKP Hükümeti, vermiş olduğu bu kararla, Önderliğimizin, avukatlarıyla son görüşmede yinelemiş olduğu ve çözümün kapısını aralayan çağrısını dikkate almak yerine, avukat görüşmelerini engelleyerek soruna karşı yaklaşımını bir kez daha ortaya koymuştur. Önderliğimizin ‘bu sorunu bir haftada çözebilirim’ dediği bir süreçte ‘bundan sonra çok daha farklı strateji ve uygulamalar devreye girecek ve terör ezilecek’ mantığıyla hareket eden AKP Hükümeti’nin bu tür bir yönelime başvurması manidardır. Açıktır ki, Erdoğan’ın söylediği farklı uygulamalar Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı savaş ve saldırıdır. Bunlardan bir tanesi de Önderliğimizin tecrit altına alınmak istenmesidir.
Ahlak dışı ve çirkin
Önderliğimizin avukatlarıyla görüşme hakkının engellenmesi ve bu yolla dış dünyayla bağının tamamen kesilmesi, bir baskı ve şiddet politikası olduğu gibi, her şeyden önce ahlak dışı bir tutum ve çirkin bir politikadır. Unutulmamalıdır ki, Kürdistan’da Kürt ve Türk halklarının barışını sağlayabilecek tek kişi Önder Apo’dur ve Kürt sorununun barışçıl-demokratik çözümü için 18 yıldır tek taraflı çaba sergileyen bir önderliktir.
Beyhude çabalardan vazgeç
Yine bu konuyla ilgili olarak belirtilebilecek diğer önemli bir husus ise Demokratik Özerkliği ilan etmiş olan Kürdistan halkının, Önder Apo’ya yönelik olarak gelişen her türlü girişimi dikkatle takip etmekte olduğudur. Bu konuda yapılan açıklamalar toplumun hassasiyetini göstermektedir. Önderliğimize yönelik gerçekleştirilmek istenen tüm saldırıları boşa çıkaran ve etkisizleştiren yurtsever Kürdistan halkının, bugüne kadar vermiş olduğu kararlı mücadelesini bu dönemde daha da yükselteceği açıktır. Bu nedenle AKP hükümeti, baskı ve tehdit ortamı oluşturmak suretiyle, sorunun çözümüne hiçbir şekilde hizmet etmeyen ve ateşle oynamak anlamına gelen farklı arayışlarından ve beyhude çabalarından bir an önce vazgeçmelidir.
Bugün gelinen aşamada sorunun çözümünün Önderliğimizin tecrit altına alınarak - baskı ve şantaj konusu haline getirilerek değil, tam tersine Önderliğimizin önünün açılarak ve sağlık, güvenlik ile özgür hareket etme ortamını oluşturarak gerçekleştirilebileceği aşikardır. Ancak AKP hükümetinin, sorunu barışçıl-demokratik yöntemlerle çözme değil de, özel savaş yöntemlerini zenginleştirerek bazı işbirlikçi çevreleri devreye koyma ve tasfiye siyasetini geliştirmede karar kılmış olduğu görülmektedir. Bununla bağlantılı olarak ‘KCK davası’nı başka yere alma kararını gündeme getirmişlerdir. Kürt siyasetçilerinin onurlu direnişini kırmak ve bastırmaya dönük geliştirilen bu yaklaşım AKP hükümetinin genelde almış olduğu savaş kararının bir ürünü olarak sergilenmektedir. Hem Kürt siyasetçilerine, hem de Kürt Halk Önderi’ne karşı geliştirilen ve irade kırmayı hedefleyen bu düşmanca tutumlar AKP hükümetinin Kürt sorununa şiddet içerikli yaklaşım zihniyetini ortaya koymaktadır. Bu tutum Kürt halkının iradesine, siyasetine ve varlığına karşı geliştirilen sömürgeci bir tutumdan başka bir şey değildir. AKP hükümeti çok tehlikeli oynamakta, geçmişte çokça denenen baskı, işkence, katliam ile tasfiye ve teslim almayı hedefleyen şiddet politikasıyla yeni bir savaş dönemini başlatmış bulunmaktadır.
Her türlü saldırıya yanıt vereceğiz
Kürdistan Özgürlük Hareketi olarak, Önder Apo’ya yaklaşımın bizlerin en hassas noktası olduğunu, kendisine yönelik gelişecek olan her türlü saldırıya karşı en üst düzeyde yanıt vereceğimizi bir kez daha kamuoyuna duyuruyor; yurtsever halkımızı AKP hükümetinin bu politikalarına karşı duyarlı olmaya ve toplumsal tepkilerini ortaya koyarak bu savaş politikasına dur demeye çağırıyoruz. Kürt sorununda barıştan ve demokratik çözümden yana olan tüm siyasi çevreleri, kurumları ve şahsiyetleri, AKP hükümetinin bu şiddet politikasına ve insan haysiyetine yakışmayan, alçakça yöntemlerine karşı durmaya, Türkiye’nin geleceğini dinamitleyecek olan bu gidişata dur demeye, böylece halklarımızın özgür-eşit bir biçimde bir arada yaşama hayallerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
ANF/BEHDİNAN