
Güldürürken düşündürüyor
Tiplemeler de, seyahat ve havalimanı ortamının tanıdık simalarından oluşuyor. Neler mi yaşanıyor? Yük parası vermemek için, fazla yükünü birine ‘kakalamak’, biletini okeylemek, düşündeki tatile bir an önce kavuşmak için insanların telaşı ve koşuşturması devam ediyor.
Herkesin dert yandığı Reisebüro’cu Hamdi, işinin dışında her şeyden kendini sorumlu tutan, herkesin yardımına koşan Bavulcu Rüstem. İşsizlikten taksici olmuş Fırat. Havalimanındaki büfeyi çalıştıran Laz Serpil Abla. Yardımsever ve duyarlı biri... Termik santral, baraj, çevre gibi güncel sorunlara değinen bir insan. Mesajlar onun üzerinden veriliyor. Emel’den söz etmiştim. Bavulcu Rüstem’le hoş bir kültür çatışması yaşayan Alman Klaus’u unutmamak gerek. Oyun bu tiplemelerle sınırlı değil. Farklı dil, kültür ve inançlardan renkli tiplemeler oyuna zenginlik katıyor.
Bavulumu Çaldılar güldürürken düşündüren, biraz da duygulandıran keyifle izleyeceğiniz bir komedi. Oyunu, 18-25 Ocak, 3-9-15-22 Şubat tarihlerinde izleyebilirsiniz.
Çok sayıda oyun yazdı
Keyifle izlediğim oyun üzerine yönetmeni İsmail Erol ve oyuncu Tuna Fırat ile konuştum. İsmail Erol, 1967 Xinûs doğumlu. 1979’dan beri Berlin’de yaşıyor. Tiyatroya, 1984 yılında Halkevi İşçi Tiyatrosu’nda başlamış. 2000 yılında arkadaşlarıyla Asmen Tiyatro Topluluğu, 2005 yılında da Aşnan Tiyatro Topluluğu’nu kurmuş. Erol; 2003 yılında ilk oyunu olan ‘Avrupa Pazarı’nı yazmış. Sonra Kreuzistanbul, Heinrich, Almancılar, Haksız mıyım?, Çocuğun mu var, derdin var, Remo ile Jule adlı oyunları yazan Erol, bu sene de ‘Bavulumu Çaldılar’la seyircinin karşısında.
Havaalanında çok şey var
Eserlerini yazarken insanlara ayna tutmağa çalıştığını belirten Erol, „İnsanlar değişik duygularla anlamını bulan olaylar ve sorunlar yaşıyorlar ama farkında değiller. Aynayı tuttuğunuz zaman herkes kendini orada görebiliyor“ diyor. Soruyorum; „Dekor olarak neden havalimanı?“ İsmail Erol gülümseyerek yanıtlıyor. Ülkeye gidiş ve dönüşlerde havalimanında yaşananların hep dikkatini çektiğini belirten Erol, „Hüznün ve neşenin iç içe geçtiği yerlerdir buralar. Vedalaşmaların, kavuşmaların, gidip de gelmeyenlerin, gelip de dönmeyenlerin, bazen ilk, kimi zaman son durağıdır burası“ diye konuşuyor.
Herkesten bir parça
‘Bavulumu Çaldılar’ oyununda hayalleri çalınan insanları anlatmak istediğini belirten Erol, ekliyor: „Her yeni adım yeni bir umuttur. Hayal ve umutlar var! Bazen farklı nedenlerden ötürü gerçekleşmiyor.“
Doğrudur! Oyunu izlerken yaşadığınız ya da şahit olduğunuz bir anı mutlaka yakalıyorsunuz. Hele ki gurbettesiniz, hele ki beklediğiniz ya da sıla hasretiniz varsa.
Bavulcu Rüstem’i oynayan Tuna Fırat, 29 yaşında ve otobüs şoförü. 15 yıldır tiyatroya gönül verdiğini ve çok oyunda oynadığını söyleyen Fırat, Bavulcu Rüstem için: „Kendimizin ürettiği bir kişilik. Bu işi yapan Kürt, Türk, Bulgar arkadaşlarımız vardı. Onlardan yararlandık. Tipleme üzerine olumlu eleştiriler alıyorum“ diyor.
HIDIR ATEŞ/BERLİN