“Hayallerimizi gerçekleştiriyorsunuz. Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar gururlu olmadım. Artık Kürdistan’ı özgürleştirecek bir örgüt var.”

 

Çağdaş Kürt edebiyatının önemli isimlerden Osman Sebrî  11 Ekim 1993 günü “Ruknedin” ya da “Taxa Kurdan” (Kürt mahallesi) olarak Şam’ın kenar mahallesinde bulunan iki odalı, mütevazi evinde, bu dünyadan göç ettiğinde geride Kürdistan’da direniş ve aydınlanmanın izleriyle dolu bir hayat öyküsü bıraktı. Dün Kürt dili ve edebiyatına büyük emek veren Osman Sebrî’nin ölüm yıl dönümüydü.

20 yaşında Şeyh Said serhildanına katılmış, iki amcasının idam sehbasında kaybetmiş, Xoybûn Cemiyeti’nin “gizli pusulasını” Seyid Rıza’ya ulaştırmak için ‘Binxetê’den Dersim’e doğru aylarca süren zorlu bir yolculuğa çıkmış, ömrünü Rojava Devrimi hayaliyle geçirmişti.

 

Şeyh Said isyanına katılır

1905 yılında Kahta’da dünyaya gelen Sabrî’nin edebiyat hayatı ve edebiyatçı kişiliği, 1932’de Hawar dergisi ile başlayıp, gelişti.

Henüz 11 yaşındayken babasını yitiren Sabrî, hayatına amcası Şükrü’nün yanında devam etti.

Özgürlük mücadelesine de henüz hayatının baharındayken başlayan Sabrî, 1924 yılında başlayan Şeyh Said isyanında aktif yer alır. Amcaları Şükrü ve Nuri ile birlikte Şeyh Said ayaklanmasına katılan Sabrî, isyanın bastırılmasında Türk devletinin haklarında idam cezası vermesi nedeniyle her iki amcasını da kaybetti. Bu süreçte iki kez tutuklanır, uzun yıllar Türk zindanlarında kalır.

Serbest kaldıktan sonra sürgün yollarına düşmek zorunda kalır. Rojava’ya sürgüne giden Sabri, burada da Xoybun hareketi içerisinde yer alır.

Ape Sabrî’nin hız kesmeyen özgürlük mücadelesi, o sıralarda İshak Nuri Paşa önderliğinde 1930 yılında Ağrı‘da başlayan isyan ile tutuşur. İsyanda yer almak için yola çıkan Sabrî yolda tutuklanarak uzun bir süre cezaevinde kalmak zorunda kalır. Cezaevinde çıkana kadar ise bastırılan Ağrı isyanı hakkında  ‘Agiri’ adlı şiirinde kaleme döker.

 

Suriye’de ilk Kürt partisi

Serbest kaldıktan sonra Şam’a yerleşir. Defalarca tutuklanan Sabrî mücadelesinden ise hiç vazgeçmemiştir. 1957 yılında Dr. Nûredîn Zaza, Reşîd Hemo ve Hemîdê Derwêş gibi Kürt aydınlarıyla birlikte ilk defa Suriye’de bir Kürt partisini kuran ve partinin başkanı seçilen Sabri, devam eden siyasi hayatında ise 1993 yılında Şam’da son yolculuğuna çıkmadan önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ise sık sık biraraya gelirdi.

Osman Sebrî kendisini sıkça ziyaret eden Öcalan’a ise şunu diyordu: “Hayallerimizi gerçekleştiriyorsunuz. Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar gururlu olmadım. Artık Kürdistan’ı özgürleştirecek bir örgüt var.”

 

KÜLTÜR SERVİSİ