
‘Hayır Diyen Kadınlar’ olarak örgütlenen bir grup kadın, Anayasa değişikliği referandumunda verecekleri yanıta dair geliştirdikleri mücadeleyi ortak bir deklarasyon yayınlayarak açıkladı.
Taksim Hill Otel’de düzenlenen basın toplantısına Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sosyalist Kadın Meclisleri Sözcüsü Fadime Çelebi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Yeryüzü Kadınları, Tevgera Jinên Azad (TJA) üyeleri, CHP’li kadınlar, HDP Kadın Meclisi ve çok sayıda kadın örgütü katıldı.
İstanbul Kadın Orkestrası’nın “İnadına İsyan İnadına Özgürlük” şarkısı ile başlayan toplantıda açılış konuşmasını yapan Hayır Diyen Kadınlar Koordinasyonu’ndan Rojda Yıldız, “Eve kapatılmaya çalışılmamıza, sesimizin kısılmaya çalışılmasına rağmen biz ‘hayır diyen kadınlar’ olarak artık yeter diyoruz. Hayatımızla ilgi kararların bir kişide toplanmasına hayır diyoruz. Sesimizi kısmaya çalışan tüm uygulamalara hayır diyoruz” dedi.
Kadınlar adına deklerasyon metnini Burçak Görel okudu. Deklarasyonda şu ifadelere yer verildi:
‘Hayatlarımız bir adamın iki dudağı arasında olmasın diye’
“Bizler farklı inançlardan, farklı etnik kimliklerden, dinlerden, farklı cinsel yönelimlerden, farklı dillerden, farklı parti, sendikalar, kadın örgütlerinden, farklı şehirlerden belki de bugünün en büyük aciliyetlerinden olan iki hecelik bir kelimenin etrafında birleşmiş yüzlerce kadınız. Daha iyi bir yaşam için birbirine umut bağlayan kadınlarız. Milyon yıllık insanlık tarihinde var olma mücadelesinin her türlüsünü yaşayan kadınların bir ardılıyız. Tarih akıp gitti ancak bir kadınların kız kardeşlerimizden devraldığımız umut, direniş ve mücadele geleneğimiz hiç değişmedi, değişmeyecek.
“Bugünse kadınlar olarak özgürlüğümüzün, özne olmamızın yolunu tıkayacak, kazanımlarımızı yok sayacak OHAL’e de, Anayasa’ya da, referanduma da hayır demek için politik bir özne olarak çıktık yola. Dişimizle, tırnağımızla, bin bir emek ve mücadeleyle elde ettiğimiz kazanımlara el konmasın, hayatlarımız bir adamın iki dudağı arasında olmasın tek adam rejimine HAYIR diyelim diye çıktık yola.
“Başkanlık sisteminin ne anlama geldiğini biliyoruz. Yasamanın, yürütmenin yargının tek adamın elinde toplanmasının siyasetin erkek yapısını nasıl besleyeceğini ve hayatlarımızı nasıl tehdit edeceğiniz biliyoruz. Bizler biliyoruz ki ‘OHAL’de, Anayasa’da ve hayata geçirmeyi planladıkları tüm politikalarında toplumun erkek egemen yapısını, cinsiyetçi önceliklerini baştan aşağı dönüştürmeyi hedefliyorlar. Bunun için, bizim irademizi ipotek altına alacak, bizi siyasetin nesneleri haline getirecek cinsiyetçi politikalara karşı ‘Hayır’ diyoruz.”
‘Bir araya geldiğimizde önümüzde hiçbir güç duramaz’
“Bugün ‘Hayır’ sözünü yükseltmenin bilinci ve zorunluluğuyla çıktık yola. Çünkü bizi kapıda bekleyen tehlikenin farkındayız. Biz kadınlar bu tehlikenin ayak seslerini uzun zamandır duyuyoruz. OHAL denilerek kapattıkları kadın derneklerimizden, saldırdıkları kadın medyalarımızdan, eş başkan ve kadın milletvekillerinin tutuklanmasından, kadın temelli yerel yönetim alanlarına saldırılmasından, KHK’larla ihraç edilen, emekleri hiçe sayılan kadınlardan okuyoruz bugün bize başkanlık anlatan zihniyetin alt metnini. Son süreçte kat be kat artan taciz, tecavüz, kadına yönelik şiddet vakalarından, yine aynı şekilde artan kadın cinayetlerinden, trans cinayetlerinden, artan homofobi ve transfobiden biliyoruz bu sürecin biz kadınlar için ne anlama geldiğini.
“Ancak bugün Hayır Diyen Kadınların bildiği ve güvendiği bir şey daha var. Biz kadınlar bir araya geldiğimizde önümüzde hiçbir güç duramaz.”
Açık Kürsü’den notlar
Metnin ardından kadınlar ‘Açık Kürsü’de düşüncelerini paylaştı. Kürsüde ilk olarak konuşan Prof. Dr. Beyza Üstün, Biz bu referandum için yan yana gelmedik, biz kadınlar olarak yaşamı özgürleştiriyoruz. Referandumda o reisleri, tekçileri, o patriarkaları sandığa gömeceğiz” diye konuştu.
Mücadele eden kadınlara söz verdiklerini belirten Üstün, Rojava’da savaşan kadınları hatırlatarak şunları söyledi:
”Erkekler tarafından bedeni yerlerde sürüklenen kadın arkadaşlarımıza sözümüz var; biz yaşamı özgürleştireceğiz. Direnen, barış diyen, mücadele eden, yaşamları ve özlük hakları yok edilen arkadaşlarımıza sözümüz var; biz her yerde yaşamı özgürleştireceğiz, meydanlar bizim. Onların OHAL’i bize vız gelir.”
Açık Kürsü’de konuşan kadınlar sırasıyla şunları aktardı:
Korkunun ecele faydası yok
CHP PM üyesi Canan Kaftancıoğlu: Gün bir araya gelme günüdür. Kadınların mücadelesi referandumda “hayır” oyunun güçlü çıkacağının kanıtıdır.
Yazar Oya Baydar: Korkunun ecele faydası yok. Bizler ‘hayır’ diyoruz ve bu ülkenin en barışçıl insanlarıyız. Hep bir ağızdan ‘hayır’ demeyi ve hayırlara vesile olmasını gerçekten dilemek görevimizdir.
KHK ile görevinden ihraç edilen ve eylem başlatan Betül Celep: OHAL’i de KHK’yi de tanımıyoruz. Biz çok güçlüyüz. Fabrikalarda direnen kadınların, sendika için kendi hakları için aileleriyle, devletle, işverenle mücadele eden tüm kadınların ‘hayır’ını buradan duyuruyorum.
Alevi kadınlar elbette ‘hayır’ diyor
Alevi Bektaşi Federasyonu Örgütlenme Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu: Biz Aleviler ve Alevi kadınlar elbette ‘hayır’ diyeceğiz. ‘Hayır’ demek için çok nedenimiz var ama bu defa başka toplulukları da göreceğiz. Biz Alevi kadınlar Ekin Van’larla birlikte olup ‘hayır’ diyeceğiz.
Barış Anneleri Üyesi Güler Buğday: Savaş dursun diye ‘hayır’ dedik, insanlar ölmesin diye ‘hayır’ dedik. Biz yıllardır ‘hayır’ diyoruz. Annelerin gözyaşları dursun istiyoruz. Haksız bir savaşa, kadınlara yönelik zulme, kadın katliamlarına karşı hep ‘hayır’ dedik ve ‘hayır’ demeye devam edeceğiz.
Açık Kürsü’deki konuşmaların ardından toplantı, Alamor Kadın Korosu’nun müzik dinletisi ile son buldu.
İSTANBUL