
Şehir Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mesut Yeğen ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdem Yörük, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını DİHA’ya değerlendirdi.
Prof. Mesut Yeğen, mesaj ile Kürt Özgürlük Hareketi’nin “silah bırakmaya hazırız ancak Türkiye demokrasisi buna hazır olacak kadar derinleşmeli” mesajı verdiğini düşünüyor.
Prof. Yeğen’in Öcalan’ın Newroz mesajıyla ilgili tespitleri şöyle:
“Newroz metni şunu bir kez daha gösterdi ki PKK silahlı mücadeleyi sonlandırmaya hazır, ancak bunun için Türkiye demokrasisinin, PKK’nin yasallaşmasını da içerecek biçimde, derinleştirilmesini bekliyor. Başka bir deyişle, Kürt Hareketi Newroz’la birlikte bir kez daha PKK’nin silahsızlanmasının Öcalan’ın 10 madde etrafında formüle ettiği çözüm çerçevesinin anayasal gereklerinin yerine getirilmesiyle mümkün olacağını, özetle, topun artık hükümet tarafında olduğunu duyurmuş oldu.” Öcalan’ın mektupta vurguladığı “Eşme ruhu”na da değinen Yeğen, Türkiye ve Ortadoğu halklarının barış, birlik içinde yaşaması perspektifine atıfla yazıldığını da belirterek, “Öcalan, Süleyman Şah Türbesi’nin taşınması esnasında yaşananların bölge dinamiklerinin Türklerle Kürtleri birlik içinde olmaya mecbur bıraktığına işaret etmiş oldu” dedi.
Erdoğan esas aktör olduğunu hatırlatıyor
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlarda süreçle ilgili yaptığı değerlendirmelere de dikkat çeken Prof. Yeğen, şöyle devam etti: “Erdoğan’ın son sözlerinin ardından iki sebep var:
* Erdoğan başkan olmak istediğinden çözüm süreci gibi temel bir sürecin esas aktörü olmaya ya da esas aktörü olarak görünmeye devam etmek istiyor.
* AKP’nin oylarında yaşanmaya başlamış erimeyi durdurmaya çalışıyor. Erdoğan belli ki AKP’nin hem MHP’ye hem de HDP’ye oy kaybetmekte olduğu bilgisine sahip ve hiç olmazsa AKP’den MHP’ye oy kaymasını bu yolla durdurmak istiyor.
Kürt tarafı tutarlı, AKP krizde
Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdem Yörük de sürecin geldiği son noktada Kürt Özgürlük Hareketi’nin çeşitli kanallarıyla yani hem Kandil, hem İmralı hem de HDP üzerinden olmak üzere tutarlı ve barışı sahiplenen bir politikayı sürdürdüğüne dikkat çekerek, “Hem Dolmabahçe açıklaması hem de arkasından gelen Newroz’daki açıklama aslında AKP seçimi avantaj olarak kullanabilecekken tam tersine kendi seçmen tabanının HDP ve MHP’ye kaymasıyla sonuçlanan bir kriz yaşamakta. Bunun da nedeni Öcalan’ın barışı sahiplenen ve bunun için de bir tavır geliştirmesidir. Yani Öcalan ‘biz barış yapmak istiyoruz ancak 10 maddedeki fikirlerde mutabakat sağlanması koşuluyla’ diyor. PKK’ye silah bırakma ve kongre çağrısı yapıyor. Dolayısıyla bu tavrın da yarattığı etkiyi görüyoruz” dedi.
Öcalan başarıyla yürütüyor
Rojnews’e konuşan Süleymaniye Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Şilan Talabani ise Öcalan’ın süreci başarıyla yönettiğini belirterek, “Öcalan çok başarılı bir şekilde örgütleniyor. Belki Kürtler ilk kez barıştan söz etmiyor ama bu mesajın anlamı aynı zamanda sürece yönelik dış müdahalelere karşı da bir çabadır. Öcalan süreci başarıyla yürütüyor” dedi.
Talabani, mesajdaki DAİŞ’e karşı mücadele ve ulusal birlik vurgusuna da dikkat çekerek, Kürt siyasi güçlerinin de mesajı desteklemesi gerektiğini belirtti. Talabani, Kürt Ulusal Kongresi’nin toplanmasının da sürece katkı sunacağını vurguladı.
DİHA-ROJNEWS