Kürt Ulusal Kongresi Hazırlık Komitesi, 3 Eylül'de yaptığı toplantıda ikinci sefer erteleme kararı almış ve Kürt Ulusal Kongresi'nin yeni tarihini 25 Kasım olarak duyurmuştu. Komite, 5 Eylül'de son bir toplantı daha yaparak, Güney Kürdistan’daki seçimlerden dolayı çalışmalarına ara verme kararı aldı. Karara göre Hazırlık Komitesi, 8 Ekim'de yeniden toplanacak ve Kongre hazırlıklarına kaldığı yerden devam edecekti. Bugün 11 Ekim. Güney Kürdistan seçimleri bitti, resmi sonuçlar da açıklandı. Buna rağmen Kürt Ulusal Kongresi Hazırlık Komitesi, toplanamadı.
Kongre’nin ertelenmesine karar verilen 3 Eylül'den bu güne kadar Güney Kürdistan ve Kürt siyasetinde çok şey oldu ve olmaya da devam ediyor. Hatırlatalım:
* Güney Kürdistan’daki seçimlerin bölgedeki siyasi dengelerde yarattığı değişim. Üstelik bu zaman zarfında Kürt Hükümeti hala oluşabilmiş değil.
*Bölgenin siyasal ve sosyal yapısında değişime neden olan bir diğer olay ise Güney Kürdistan’nın başkenti Hewlêr’de meydana gelen patlamadır.
* Geride bırakılan bir ayı aşkın sürede yaşanan üçüncü bir değişim dalgasıysa Rojava’daki Kürt siyasi hareketleri arasındaki kutuplaşmanın daha fazla artması ve bu kutuplaşma diğer parçalardaki Kürt hareketleri arasındaki gerginliği de daha fazla arttırmasında yaşandı.
Şimdi Kürt Ulusal Kongresi çalışmalarını etkileyen bu hususları tek tek açalım:
* Güney Kürdistan’da siyasi haritanın yeninden oluşması ve buna göre yeni bir koalisyon hükümetinin hala oluşmamış olması mutlaka diplomatik ve siyasi ilişkileri etkiliyordur. Fakat Ulusal Kongre gibi Kürtler açısından stratejik öneme sahip bir çalışmayı engellemez. Çünkü Güney Kürdistan seçimleri bölgedeki siyasi dengelerde kısmi bir takım değişikliklere neden oldu. O da Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (YNK) güç kaybıdır. Onun dışındaki partilerin hepsi halinden memnun. Kısacası seçimler Güney Kürdistanlı siyasi partilerin seçim öncesiyle seçim sonrası durumlarında Kürt Ulusal Kongresi çalışmasını olumsuz etkileyecek büyüklükte bir değişikliğe yol açmadı. Üstelik hükümetin daha ilan edilmemiş olması kimin hükümet hazırlıklarına başlaması gerektiğinin tahmin edilmesinin önünde de engel değil. Çünkü PDK diğer partilere fark atarak birinci parti oldu ki, herkes PDK’nin yeniden hükümet kurmakla görevlendirileceğini biliyor. Bu durumlar seçim öncesi tablonun üç aşağı beş yukarı devam edeceğini gösteriyor. Dolayısıyla hükümetin henüz kurulmamış olması Kongre hazırlıklarının başlaması önünde ciddi bir engel olarak görülemez.  
*Hewlêr patlamasıyla yaşanan hassasiyetlere ilişkin olarak ise Güney Kürdistan’ın Irak’ın bir parçası olduğunu herkes biliyor. Irak her ay yüzlerce patlamanın yaşandığı ve saldırılar sonucunda her ay 800 civarında insanın öldüğü bir ülke. Böylesi bir ülkenin parçası olan Güney Kürdistan’da altı yılda bir böylesi bir olayın yaşanması halkta ve hükümette belli bir gerginlik yaratmış olabilir, ancak tahmin edilmeyen ya da beklenmeyen bir durum da değil. Üstelik Kürtler de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde savaşın en kızgın olduğu anlarda bile nice kongre ve toplantılar yapılmıştır. Böylesi bir olayın Kürt Ulusal Kongresi gibi Kürtler açısından stratejik önemi olan bir çalışmanın hazırlık toplantılarının erteleme gerekçesi olabileceğini düşünmek pek akla yatkın görünmüyor.  
* Geriye daha önce Kongre tarihinin iki sefer ertelenmesine de neden olan Rojava’nın durumu kalıyor. Rojava’nın durumuna ilişkin olarak Kürt partilerinin anlaşamadığı uzun süreden beridir bilinen bir gerçek. Fakat Rojava partilerinin kendi aralarındaki bu anlaşmazlık durumu diğer parçalardaki Kürt partilerinin de her geçen gün biraz daha fazla Rojava siyasetine müdahil olma durumuna yol açıyor. Bunun en bariz örneği Güney Kürdistan Hükümeti'nin Rojava sınır kapısını aylardır kapatmasında görülse de son günlerde bu gerginliğin daha da derinleşeceğinin işaretleri artmaya başladı.  

Derinleşeceğinin işaretleri

*Bunların en önemlisi Rojava’ya geçmek için Amed’den yola çıkan kadın örgütü DÖKH’e (Demokrtik Özgür Kadın Hareketi) ait heyetin Hewlêr ziyaretinde görüldü. Rojava’yı kadın kurumlarıyla görüşmek amacıyla ziyaret etmek isteyen DÖKH heyeti, geçiş için Güney Kürdistan Hükümeti'ne resmi başvuruda bulundu. Heyet izin için Hewlêr’de yaklaşık bir hafta bekledi. O kadar beklemenin ardından resmi olarak heyetin güvenliğinden dolayı izin veremeyecekleri bildirildi. Ama asıl neden resmi olmayan yollarla iletildi ki, o açıklamada da PYD siyasetinden duyulan rahatsızlıktan dolayı izin verilmeyeceği söylendi. Bilindiği üzere DÖKH heyeti sınır kapısına kadar gitmesine rağmen geçişine izin verilmediği için Türkye’ye dönmek zorunda kaldı. Bu durum Kürt Ulusal Kongresi’nin iki sefer ertelenmesine de neden olan, Rojava’ya ilişkin Kürt partiler arasındaki siyasi gerginliğin artarak sürdüğünü gösteriyor.
* PDK’nin PYD siyasetinden duyduğu rahatsızlık siyasi alanın her yerine yansıyor. Bunlardan bir diğeri de PYD Rojava’da geçici hükümet oluşturma arayışlarındayken, PDK’nin desteklediği Abdulhakim Beşar’ın liderliğindeki El-Parti’nin ENKS’yi Suriye muhalefetine bağlama arayışıdır. Bu siyasi parçalanma ya da zıtlaşma diplomatik alanda çok bariz bir şekilde hissediliyor. Öyle ki Rojavalı Kürt partileri Desteya Bilind a Kurd (DBK) çatısı altında birleşmiş olsalar da aynı anda ve aynı yerde iki ayrı heyet şeklinde bulunabiliyorlar. Örneğin Türkiye’de Desteya Bilind a Kurd adına MGRK üyelerinin çoğunlukta olduğu bir heyet Ankara’da görüşmeler yaparken, aynı anda ENKS adına bir gurup da İstanbul’da diplomasi yapabiliyor. Bu durum sadece Rojavalı değil, tüm Kürt siyasi hareketleri arasındaki sürtüşmenin ve rekabetin göstergesidir.
* Bu gerginliği çok açık bir şekilde ortaya koyan önemli bir olay ise PYD Eşbaşkanı Salih Muslim’in 8 Eylül günü Hewlêr’e gelişinde yaşandı. Muslim daha önceki Hewlêr ziyaretlerinin hepsinde Kürt Hükümeti tarafından havaalanıdan alınıp, kaldığı süre boyunca da ağırlanırdı. Ama bu gelişinde bundan vazgeçildi. Siyasal bir tutum olarak açığa çıkan bu durumun ciddi mesajları içerdiği kesin.  

Gerginliğin yansıması
Rojava siyasetinin önemli oluşumları ENKS ve MGRK’nin her geçen gün birbirinden daha fazla uzaklaştıklarını gösteren bu durumların diğer parçalardaki Kürt partilerinden bağımsız geliştiğini düşümek zor. Hatta tam tersine Rojava partileri arasındaki bu gerginliğin PDK, YNK ve KCK başta olmak üzere tüm Kürt partileri arasında yaşanan gerginliğin sonucu olduğunu belirtmek yanlış olmayacaktır. Kürt Ulusal Kongresi Hazırlık Komitesi toplantılarının başlamamış olması da bu gerginliğin bir sonucudur.


NİHAT KAYA/HEWLÊR