GÜL GÜZEL / STUTTGART


HDK-A Stuttgart Meclisi, AKP yönetimindeki Türk devletinin OHAL adıyla estirdiği terörü, 22 Ocak’ta Arena Kültür Salonunda düzenlediği bir panelde tartıştı. AKP ve MHP’nin Türkiye’yi tümüyle karanlığa götürecek ve tek adam diktatörlüğünü pekiştirecek anayasa değişikliği ile ilgili referandumunda Avrupa’da güçlü bir 'hayır' cephesinin yaratılması, temel konu olarak ele alındı. 

Panelistler, insan aktivisti Akın Birdal, Alevi hareketinin temsilcilerinden 25. Dönem İstanbul HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, HDK Almanya yürütme kurulu üyesi Avukat Mahmut Şakar’dı. 

HDP Meclis üyesi ve Kadın Meclisi Koordinasyon üyesi Beycan Taşkıran yurtdışına çıkış yasağı nedeniyle panele katılamadı. HDK-A yönetim kurulu üyesi Aynur Karakaya ve Solmaz Nurhak ise panelin moderatörlüğünü yaptı.

Onların OHAL’leri, KHK’leri varsa…

Panel, bir dakikalık saygı duruşunun ardından HDK-A Stuttgart Meclisi üyesi Necati Akın’ın konuşmasıyla başladı. Akın "7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimleri çalışmalarından da HDK benzeri bir örgütlenmeye olan ihtiyacı tartışmaları yürütüldü. Almanya’nın bir çok kentinde ise meclis oluşturma çalışmaları halen sürüyor. HDK-A Stuttgart Meclisi olarak, bu çalışmaların yanı sıra 'Türkiye'de OHAL’i Durdur Kampanyası'nı sürdürüyoruz diğer yandan çok sayıda tutuklu milletvekili ve belediye başkanlarıyla dayanışma amaçlı kartlar gönderdik. Onların OHAL’leri, KHK’leri varsa, bizim de mücadelemiz, direnişimiz var" dedi.  

Akın Birdal da "Bu kabul edilemez rejim karşısında durmak için sosyalist, demokrat, devrimci olmanız gerekmiyor. Vicdan sahibi olan herkes şimdi AKP’ye 'hayır' demeli. Eğer zindanların boşaltılmasını ve adalet istiyorsak, HDP, DBP’yi sahiplenip, mücadele etmemiz gerekiyor. Aralık 2015’te HDP milletvekillerini sahiplenmek için diyalog kurumu oluşturduk. Akil insanlarla görüşmeler başlattık ve hala devam ediyoruz görüşmelere. Bu diyalog kurumu tarafından yürütülen birlik ve demokrasi dayanışması sürerken, 15 Temmuz süreci ile İmralı adasında tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ile her türlü görüşme askıya alındı. Bu yüzden hem başkanlığa hem de savaşa 'hayır'ı yurtiçinde ve dışında sandığa taşımamız gerekiyor" şeklinde düşüncelerini açıkladı. 

Avukat Mahmut Şakar’a yönetilen "Başkanlık için yapılacak anayasa referandumunda tavır ne olmalı, boykotu veya 'hayır'ı seslendirenler hakkında ne düşünüyorsunuz" sorusuna karşılık Şakar "15 yıldan beri barışın sağlanamadığı bir süreçten sonra Rojava’daki kazanımları da gördüğünde Kürt halkına toplu bir imha uygulamaya başlandı. AKP ve MHP anayasanın kaldırılması komisyonudur. Referandumda 'hayır' demek, faşizme karşı bir tavırdır" dedi. 

'Rejim Alevilerin aklını karıştırmak istiyor'

Diğer panelist Ali Kenanoğlu ise AKP yönetimindeki Türk devletinin Alevilerin kafasını karıştırmak istediğini vurguladı. 

Kenanoğlu şunları ifade etti: "Bizler, 7 Haziran seçimleriyle HDP’li olarak 80 milletvekille meclise gittik. Şu anda başörtülü, başörtüsüz ve farklılıklarımızla birlikte yan yana orda temsiliyeti sağladık. Bunun hayal olmadığını gördüler. Böylelikle Türkiye'de yeni bir değişim ve dönüşümün önü açıldı. Avrupa’da da Kürt, Türk ve tüm diğer arkadaşların yoğun bir şekilde çalışması ve 'hayır' oyunu çıkarması gerekiyor. Bu konuda Alevi kurumları ve temsilcileriyle görüşmelerimiz var ve sürüyor. Ancak rejim Alevilerin aklını karıştırmak istiyor. Eğer referandumda 'hayır' çıkmazsa, bunu Alevilerin soykırımı olarak anlamak ve algılamak lazım. Referandum şimdi büyük bir şans. Alevi hareketi, referandumda bir siyasi parti gibi çalışacak. Mühim olan 'hayır' cephesi oluşturup, halkı sandıklara taşımaktır."