HDK yasal, suçlamalar yasa dışı

23 Haziran 2022 Perşembe - 21:30

  •  HDK’yi hedef alan siyasi soykırım operasyonunda tutuklananlar, HDK yasa dışı bir organizasyonmuş gibi katıldıkları tüm çalışmalar suç olarak gösterildi. Mahkeme kararı veya delil gereksinimi duymayan polis, savcı ve hakim, gizli tanık ifadeleri ve DTK ile ilgili klişeyi esas aldı. 

 

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

Tekirdağ’da geçtiğimiz günlerde 29 HDK’li tutuklandı. Neden HDK faaliyetlerine katıldıkları, hatta Kürtçe bilip bilmedikleri konusunda bile sorgulandılar. Avukat Bülent Aşa, HDK’nin terörize edilerek tüm faaliyetlerinin yasa dışı ilan edilmeye çalışıldığını söyledi. 

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik soruşturma kapsamında 3 Haziran’da aralarında HDP İl ve ilçe yöneticilerinin de bulunduğu 37 kişi gözaltına alındı. Tekirdağ Emniyet Müdürlüğünde tutulan 37 kişi, 8 günlük gözaltının ardından savcılığa sevk edildi. İfadelerinin ardından mahkemeye çıkarılan 37 kişiden 29’u tutuklandı, 8’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kürtçe bilip bilmedikleri soruldu

Gözaltına alınıp tutuklananlar arasında avukat, doktor ve öğretmen gibi çeşitli meslek dallarından kişiler var. Emniyet, ifade tutanaklarında gözaltına alınan herkese Kürtçe bilip bilmedikleri soruldu. 

Yasa dışıymış gibi sorgulama

Yine sorgu tutanaklarında HDK yasa dışı bir örgütmüş gibi gösterilirken “PKK, KCK ve HDK silahlı terör örgütü içinde yürüttüğünüz faaliyetleri anlatınız” diye soruldu. HDK ve HDP’nin, Trakya Bölgesi’nde yürüttüğü siyasi faaliyetler, soruşturma savcısı tarafından “yasa dışı” olarak  değerlendirilirken, “HDK ile nasıl tanıştın?”, “HDK Öcalan’ın talimatıyla mı kuruldu?”, “HDK’nin Trakya’daki yapılanmasında kimler var?”, “HDK’nin Avrupa yapılanmasında kimler var?”, “HDK kendini nasıl finansa ediyor?” gibi sorularla suç yaratılmaya çalışıldı. 

6 yıl önceki telefon dinlemeleri

Gözaltına alınanlar, tüm suçlamaları reddederken, “HDK hali hazırda başkanları, delegasyonu, delegeleri, kurumları, meclisleri olan, faaliyetlerini sürdüren bir platformdur. Dolayısıyla yasa dışı bir durum olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çalışmalaramızı da bu minvaldedir” şeklinde ifade verdi. Çoğunun 6 yıl önce dinlenen telefon görüşmeleri suçlama konusu yapılırken, tümü ise HDK’nin siyasi faaliyetleriyle ilgili.  

Ekoloji ve kadın çalışmaları suç

Gözaltına alınanların tümüne hakimlikçe “HDK’nin çalışmalarını, meclislerini anladım da din ile LGBTİ+ Komisyonu ikisi nasıl aynı çatı altında olabiliyor?” diye soruldu.  Dosya kapsamında HDK’liler aleyhine beyanlarda bulunan ‘AB14H1’ adlı bir gizli tanık var. Tanığın verdiği ifadeler doğrultusunda tüm siyasi faaliyetler suç konusu yapılmış. Gizli tanığın HDK’nin ekoloji ve kadına yönelik şiddete dair toplantılar yaptığına dair beyanlarda bulunduğu görülürken yasa dışı faaliyetmiş gibi gösterildi. 

Tutuklamaya DTK gerekçesi 

Hakim, tutuklamaya sevk edilen ve ‘örgüt üyesi’ iddiasıyla tutuklanan 29 kişiyle ilgili Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Demokratik Toplum Kongresi (DTK) hakkında verdiği kararı gerekçe olarak sundu. Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında, DTK’nin, “KCK’nin Türkiye Meclisi’nin parlamento yapısını oluşturan yasama organı” olduğu ileri sürülerek, “Çalışma usulüne ilişkin sözde iç tüzüğünün olduğu, bu itibarla DTK de demokratik özerkliği gerçekleştirmek için siyasi parti, dernek, sendika ve sivil toplum kuruluşlarını örgütleyerek, konferans ve çalıştaylar düzenlemektedir. Örgütlenme yapısı itibarıyla KCK’yle özdeştir” denilmişti. 

Talimatı Soylu verdi

Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 15 Haziran’da katıldığı bir televizyon programında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması için düzenlenen “Büyük Gemlik Yürüyüşü”nün talimatını PKK yöneticilerinin verdiğini iddia ederek, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında HDK’ye operasyonun talimatını kendisi tarafından verildiğini söyledi.

Av. Bülent Aşa

İzin almak zorunda değil 

HDK’nin terörize edilerek tüm faaliyetlerinin yasa dışı ilan edildiğini söyleyen Av. Bülent Aşa, suçlama konusu yapılan faaliyetlerin hiç birinde somut bir delilin ortaya konulamadığını ifade etti. HDP ve HDK çalışmalarının da suçlama konusu yapıldığını kaydeden Aşa, “HDK tamamen legal zeminde kurulmuş bir platform. Dernekler Kanunu’nda ‘herhangi bir amacı gerçekleştirmek için dernekler vakıflar ve diğer sivil toplum örgütleri bir araya gelip bir platform oluşturabilirler bunu yaparken de herhangi bir idare amirden izin alma zorunluluğu yok’ deniliyor. HDK de bu şekilde kurulmuş bir sivil toplum örgütü” dedi.

Mahkeme kararı yok 

Bir kurumun yasa dışı olabilmesi için hakkında mahkeme kararının olması gerektiğine işaret eden Aşa, şunları söyledi: “Hali hazırda HDK hakkında böyle bir mahkeme kararı yok. İçişleri Bakanlığı listesinde adı geçmiş değildir. Dolayısıyla soruşturmanın çıkış noktası hukuki değil siyasidir. HDK tüm faaliyetlerini şeffaf bir şekilde yürüten bir sivil toplum örgütü. Bunun yasa dışı olarak ilan edilmesi açıkça örgütlenme ve ifade özgürlüğüne aykırı bir durumdur.”

HDK Eşsözcüsü Esengül Demir

Toplum korkutulmak isteniyor

Kapalı kapılar ardından önceden hazırlanan dosyalarla bu tutuklamalarını gerçekleştiğini ifade eden HDK Eşsözcüsü Esengül Demir, “Arkadaşlarımıza Kürtçe bilip bilmedikleri sorularak Kürtçe de kriminalize edilmek isteniyor. Bu yeni döneme ilişkin demokratik kitle örgütleri, çeşitli demokratik kurumlar ve platformlar üzerinden toplum korku sarmalı içine çekilmek isteniyor. Toplumu hem HDP fikriyatından hem de siyasetinden uzak tutma konusunda artık etkileme şansları kalmadı. HDP’ye dair tüm saldırılar boşa çıkmaya başladı. Dolayısıyla başka aktörler ve başka yapılar bulmak, bunun üzerinden toplumu yeniden muhalefet odağının dışında tutarak, korku kültürünün içinde hapsetme arzusu var” diye konuştu. 

Korkularını dışa vurdular  

Gözaltına alınıp tutuklananların tümünün 2014-2016 yılları arasından HDP’nin çeşitli il ve ilçe örgütlerinde görev aldığını dile getiren Demir, “Bu arkadaşlarımız aynı zamanda HDK çalışmalardır. Yapılan operasyon HDK fikriyatının toplumda maya bulduğunu gösteriyor. Sistem bu fikriyatın devamlılığı karşısında bu tür baskılarla korkusunu dışa vuruyor diyebiliriz” dedi. 

HDK engellenemez

HDK’ye dönük baskıların önümüzdeki dönemde artabileceğine işaret eden Demir, şunları ekledi: “HDK bir bina ya da siyasi partiler gibi il ilçe örgütleri olan bir yapı değil. HDK meclislerle örgütleniyor. Bu meclisler her yerde örgütleniyor. HDK’ye dönük bu saldırılar toplum içindeki örgütlenmesini engellemez. Saldırıların artabileceğini öngörebiliriz, ancak bu şekilde HDK çalışmalarının önüne geçemezler. HDK artık her yerde, sistem tarafından mücadele yöntemleri saldırıya uğrasa da bu saatten sonra engellenmez.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.