İmralı tecridine karşı başlatılan açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri sonrasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 8 yılın ardından avukatlarıyla 2 Mayıs, 22 Mayıs, 12 Haziran ve 18 Haziran’da dört ayrı görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde Öcalan’ın verdiği mesajlar birçok kesim tarafından tartışılmaya devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Saliha Aydeniz, Öcalan’ın dört ayrı görüşmede “Toplumsal uzlaşı, demokratik siyaset, demokratik müzakere ve onurlu barış” vurgusu ve “Üçüncü yol” önerisine ilişkin değerlendirmeler dulundu.
1993’den bu yana öneriyor
Öcalan’ın 1993 yılından bu yana ilan edilen ateşkes süreçlerinde “Üçüncü yol” önerisini defalarca yaptığını ve yapılan son görüşmelerde bir kez daha vurguladığını dile getiren Aydeniz, “Sayın Öcalan’ın ateşkes çağrılarının asıl sebebi, sorunun demokratik yöntemlerle çözülmesi gibi birçok arayışı vardı. Yakın zamana baktığımızda 2004-2005 tarihleri arasında da üçüncü yol tarifinde bulundu. Bu üçüncü alanın, toplumun kendini örgütlemesi, toplumun fizyolojik ve biyolojik taleplerinin de olabileceğini, aslında toplumun bir bütünen kendi kendine yetebilecek alanlar oluşturabilmesidir” dedi.
Sorun Öcalan’la çözülür
Öcalan’ın “Üçüncü yol” önerisini hayata geçirmeye çalıştıklarını dile getiren Aydeniz, “HDP’nin kuruluşunun fikriyatı da Sayın Öcalan’a ait bir fikriyattır. Aslında HDP’nin kuruluşu da üçüncü yol fikriyatıdır. Kürt sorunun demokratik yol ve yöntemlerle çözülebileceğini vurguluyor. Toplumun diğer kesimlerinin sadece iktidarla çözülemeyeceği hatırlatmasını yapmakta. Sayın Öcalan da hem Ortadoğu hem de Türkiye’nin ortak sorunu olan Kürt Sorunun demokratik yol ve yöntemlerle çözülmesinin mihenk taşıdır” diye konuştu.
Savaş politikalarıyla
sonuç alınamaz
Öcalan’ın “Demokratik müzakere” ve “Onurlu barış” mesajlarına karşı devletin sorunu savaş politikalarıyla çözmeye çalıştığına ifade eden Aydeniz, şöyle devam etti: “Adını dahi unuttuğumuz onlarca sınır ötesi operasyonlar oldu. Bu operasyonlar ve politikalarla sonuç alamadıklarının farkında ama diretiyorlar. Çözümün demokratik müzakere, toplumsal barış ve onurlu barışla elde edilmesi gerektiğini Sayın Abdullah Öcalan, hem HDP’ye hem de bunu üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’ne de söylemektedir. Dolaysıyla halkların birlikte yaşamaktan başka çaresi yok. Ve bunun içinde demokratik zeminin oluşması gerekmektedir. Demokratik zeminin de oluşabilmesi için toplumun birbirini anlayan, dinleyen, birbiriyle müzakere etmesi gereken alanlar oluşturulması gerekiyor. Yoksa savaş politikalarıyla, Kürdü yok saymakla, kutuplaştırmayla bir sonuç elde edilemez.” n AMED