HDP eski Van Milletvekili Kemal Aktaş, AKP faşizmi ve Erdoğan diktatörlüğünün ortadan kaldırılmasının demokratik güçlerin ittifakına bağlı olduğunu söyledi. “Yeni dönemde referandum sürecini aşan bir ittifakın faşizm karşısında ortak tutumun ve tavrın sergilenmesi gerekir” diyen Aktaş, herkesin kendini buna hızla hazırlaması gerektiğinin önemine değindi.
HDP’nin Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa’da direnen Kürtlerin direnişinin sesi olcağına dikkat çeken Aktaş, şu çağrıyı yaptı: “Hayır ekseninde birleşen bütün güçlerin referandum sürecindeki tecrübe ve deneyimlerini de temel alarak daha üstün bir birleşmeyle bu sürece kilitlenmek gerek. Hızla organize olmak gerektiğini görüyoruz. Başarmak için, faşizmi yenilgiye uğratmak için, diktatörlüğü yenmek ve halkların zaferini gerçekleştirmek ortak cepheleşmeyi başarabilmeliyiz.”
Seçim süreciyle ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulunan HDP eski Van Milletvekili Kemal Aktaş, 2015 yılında çözüm sürecinin sona erdirilmesinin ardından Sayın Öcalan’ın uyarısını yaptığı darbe mekaniğinin devreye girdiğini ve peş peşe darbelerin yaşandığını belirtti. Olağanüstü koşulların devam ettiğini, savaşın, şiddetin, tutuklanmanın ve sürgünün yanı sıra Efrîn’de ve Güney Kürdistan’da işgallerin yaşandığına dikkat çeken Aktaş, Türkiye’de Kürt düşmanlığı ekseninde bir konseptin yürütüldüğünü söyledi.
HDP’nin Kürdistan’da ve Avrupa’da yürütülen direnişin sesi olacağını ve ülkeyi çıkmazdan çekip çıkaracağını söyleyen Aktaş, halkların birleşmesinin önemine değindi ve referandum sürecine dikkat çekti.
‘Geniş bir hayır platformu oluşmuştu’
“Buna benzer süreci referandum döneminde de yaşamıştık” diyen Aktaş şöyle devam etti: “Referandum süreci de olağanüstü bir süreçti. Türkiye referanduma giderken bu faşizan rejimden rahatsız olan geniş bir hayır platformu oluşmuştu. Bu platformda birleşen tüm kesimlerin genel anlayışı ‘HAYIR’ın aslında üstün geldiğiydi fakat bunun yerine hile ve zoraki yöntemlerle ‘evet’i resmileştirdiler. O zaman aslında faşizme karşı başaran Kürdistan ve Türkiye halkları olmuştu.’’
Türkiye kriz içinde çıkmazı yaşıyor
Geçmişte yaşanan birleşmelerin iyi bir miras, iyi bir gelenek olduğunu belirten Aktaş, seçimin oldu bittiye getirilmek istendiğini, hazırlıksız yakalanan muhalefeti etkisiz kılmak amacıyla seçime gidildiğini söyledi.
“Yeni dönemde referandum sürecini aşan bir ittifakın faşizm karşısında ortak tutumun ve tavrın sergilenmesi gerekir” diyen Aktaş, herkesin kendini buna hızla hazırlaması gerektiğinin önemine değindi.
Aktaş ardından şöyle devam etti: “Türkiye son dönemlerde olağanüstü bir sürece girmiştir. Partimizin örgüt yapısı neredeyse tutsak edilmiştir. Milletvekilleri, belediye başkanları, seçilen eşbaşkanlar; bütün siyasi muhalifler şu an tutukludur. Devrimci, demokrat muhaliflere yönelik baskılar sürüyor. Ayrıca Türkiye çok derin bir ekonomik krizin içerisinde çıkmazı yaşıyor. Türkiye’nin önünde çok büyük bir dalganın ve kırılmanın yaşanabileceği görülüyor. Kürt düşmanlığı üstünden yürütülen bir savaşın yaşandığını ve seçimlerin de bunun bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Aktaş, Ortadoğu siyasetinde gün geçtikçe batağa saplanan Erdoğan’ın iç politikada da KHK ve OHAL’le devam ettiğini, bu nedenle demokrasiden söz edilemeyeceğini belirtiyor.
‘Ortak cepheleşmeyi başarabilmeliyiz’
Ortadoğu’nun Türkiye için bataklığa dönüştüğünü ifade eden Kemal Aktaş, fetihçi ve yayılmacı politikalarla, kimlikleri ve halkları reddeden, Müslümanlık kisveli çeteleri kullanan Türkiye’nin sonuç almasının mümkün olmadığını da belirtti. Aktaş, şöyle devam etti: “AKP ve Erdoğan’ın ülkeyi yönetemedikleri görülüyor. Daralmış ve zorlanmış durumdadırlar. Ülkeyi yönetemedikleri artık ortadadır ve Kürtlerde boydan boya 4 parça Kürdistan ve Avrupa’da bir direniş içerisindedir. HDP bu direnişe ses olacak ve ülkeyi sürüklendiği kaostan çıkaracak tek partidir. Halklar da aslında artık çözümün demokratik yollarda olduğunu anlamıştır.”
Faşizme karşı ortak cephe
Aktaş son olarak şunları kaydetti: “Hayır ekseninde birleşen bütün güçlerin referandum sürecindeki tecrübe ve deneyimlerini de temel alarak daha üstün bir birleşmeyle bu sürece kilitlenmek gerek. Hızla organize olmak gerektiğini görüyoruz. Başarmak için, faşizmi yenilgiye uğratmak için, diktatörlüğü yenmek ve halkların zaferini gerçekleştirmek ortak cepheleşmeyi başarabilmeliyiz.”