AKP on üç yıllık iktidarı sürecinde açık ki en korkunç savaşı kadınlara karşı yürüttü. AKP’nin kadın düşmanlığı ve cinsiyetçi politikaları erkek şiddetini çok ileri bir noktaya taşıdı. AKP iktidarı sürecinde kadına karşı şiddet yüzde 1400 oranında artış gösterdi. Kadına karşı şiddeti meşrulaştıran, kadını aşağılayan, anneliği kadının tek ve gerçek kariyeri-meziyeti olarak ele alıp kadını çocuk doğurma makinasına indirgeyen, tecavüzcüyü kahraman gibi gösteren AKP zihniyeti, tecavüzcü DAİŞ çetelerine Türkiye’yi en büyük sığınak ve çetelerin örgütlenme alanı haline getirdi.  

AKP’nin kadın-erkek eşitliğine karşıtlığı, kadın haklarına ve özgürlüklerine saldırısı, DAİŞ’leşme gerçeği, AKP’nin ideolojik ve politik hedefleriyle ilgili bir durumdur. Eşbaşkanlık sistemine saldırısı da bu gerçeklikle yakından bağlantılıdır. 

Kürdistan’da 104 belediyede uygulanan eşbaşkanlık sistemi kadın özgürlük mücadelesinin en büyük ve en değerli kazanımlarından biridir. Cinslerin eşitliğine ve özgürlüğüne dayanan eşbaşkanlık sistemi, cinsiyetçi kültürün aşılmasında ve toplumun demokratikleşmesinde çok önemli bir role ve işleve sahiptir. Yine siyasetin egemen erkeğin tekelinden çıkarılarak  demokratikleştirilmesinde eşbaşkanlık sistemi devrimci ve inşa edici bir özellik taşımaktadır. 

Hatırlanırsa yerel yönetim seçimlerinden hemen sonra AKP, belediyelerde uygulamaya konulan eşbaşkanlık sistemine karşı savaş açtı, peş peşe birçok soruşturma başlattı. Eşbaşkanlık sistemini tanımadığını ve uygulanmasına izin vermeyeceğini söyleyerek her yerde saldırıya geçti. Son zamanlarda da çok sayıda belediye eşbaşkanları gözaltına alındı, tutuklandı, görevden uzaklaştırıldı. Açık ki AKP eşbaşkanlık sistemini işlemez hale getirmek ve belediyeleri çökertmek için kıyasıya bir savaş içerisindedir. AKP’nin bu saldırıları kadın özgürlük mücadelesini zayıflatmayı, kadını ezerek teslim almayı  amaçlıyor. 

Kürt halkının özgür ve onurlu kızı Ekin Wan’ın cenazesine yapılan alçakça saldırı da aynı amacın ürünüdür. AKP’nin en büyük korkularından birinin özgürlüğe kanat açmış kadınlar olduğu açıktır. Bu açıdan AKP’nin kadına saldırısını politik ve ideolojik bağlamdan uzak ele almak yanlıştır. Bu saldırıları egemenliğe karşı başkaldıran, özgür yaşam için mücadele eden kadınların iradesini kırmayı amaçlayan, son derece politik, planlı ve stratejik saldırılar olarak görmek-değerlendirmek lazım. 

Kadının örgütlü mücadelesi ve politik etkinliği, faşist AKP’nin ve türevi devletçi diğer cinsiyetçi partilerin yenilgisinde kilit bir rol oynayacaktır. Örgütsüz, mücadelesiz ve a-politik kadının başarı şansı olmaz. Türkiye’de Kadın, örgütlü iradesiyle politik alanda başarı gösterdiğinde, Türkiye’nin dengesini ve çehresini kadın özgürlüğü lehine değiştirme şansını da elde etmiş olacaktır. Kadının politik alandaki başarısı, Türkiye’nin demokratikleşmesinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Çünkü Kadın, politik alanda başarılı oldukça ve rengini siyasete hakim kıldıkça siyaset demokratikleşecektir. Siyasetin demokratikleşmesi kadına tüm kazanımlarını kalıcılaştırma imkanı da sağlayacaktır. 

Buradan şu sonuca ulaşmak mümkündür; kadın özgürleşmeden politik alanın demokratikleşmesi, politik alan demokratikleşmeden de kadın özgürlüğünün güvenceye alınması ve toplumun kurtuluşu sözkonusu değildir. Kadın özgürlüğü açısından gerçek güvence, politik alanın demokratikleşmesidir. 

Kadın demokratikleşmenin özünü teşkil ediyor. İşte HDP’nin farkı da bu noktada ortaya çıkıyor. HDP kadın özgürlükçü bir parti olmasından kaynaklı  aynı zamanda bir kadın partisidir. HDP’nin temsil ettiği demokratik siyaset, kadın özgürlüğüne sınırsız bir mücadele, örgütlenme ve özgür yaşam alanı açıyor. 

1 Kasım seçimleri 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi bir bakıma Kadınlar ile Kadın düşmanı AKP ve erkek egemen partiler arasındaki  bir seçimdir.  Bu seçimde kadın özgürlüğü büyük kazanarak çıkabilir. Kadınlar, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış lehinde tercihini kullanarak oylarını HDP’ye verirlerse, kazanan Kadınlar, kazanan, Kadınlarla birlikte halklar ve tüm ezilenler olacaktır. 

Tüm Kadınları 1 Kasım Seçimlerinde Kadın Partisi HDP’ye Oy Vermeye Çağırıyorum!