ESRA SOLİN DAL MA/AMED

DBP Eşbaşkan Yardımcısı Halide Türkoğlu, “Erkek egemen zihniyetin kendisini oturtmaya çalıştığı kurumsallaşmalara yönelik bir müdahale” olarak tanımladığı eşbaşkanlık sisteminin toplumda karşılığı olduğunu ve HDP’nin bu sistemi hayata geçirmekte ısrarcı olduğunu belirtti.

Kürt siyasi geleneğinden gelen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), 2014 yılında tüm il, ilçe ve belde belediyelerinde eşbaşkanlık sistemi uygulayarak seçimlere girdi. Yönetim kademelerinde eşbaşkanlık sistemini uygulayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) de 31 Mart’taki yerel seçimlere eşbaşkanlık sistemiyle hazırlanıyor. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkan Yardımcısı Halide Türkoğlu, kadınlar açısından bir kazanım olarak değerlendirilen eşbaşkanlık sisteminin önemini ve nasıl uygulayacaklarını  anlattı.

Eşbaşkanlık erkek sisteme bir müdahale

Eşbaşkanlık sisteminin devletin bürokratik yapısına ve erkek egemen zihniyetin kendisini oturtmaya çalıştığı kurumsallaşmalara yönelik bir müdahale olduğunu belirten Türkoğlu, bu sistemin dünyada kadın mücadelesine ilham veren bir model olduğunu belirtti. Yasalara rağmen eşbaşkanlık sistemini uyguladıklarını belirten Türkoğlu, “Eşbaşkanlık sistemi, kadının iradi olarak temsiliyetini sağlaması noktasında; toplumun değişmesi, dönüşmesi, demokratikleşmesi konusunda hayati önemdedir. Yasalara rağmen önümüzdeki dönemde de bu sistemi yönetim kademelerinde devam ettireceğiz” dedi.

Bir statü meselesidir

Eşbaşkanlık sisteminin kadın mücadelesi sonucunda elde edilen bir kazanım olduğun belirten Türkoğlu, “Eşbaşkanlık sisteminde öncecilikle biz kadınlar eşitlik talep ediyoruz. Aynı zamanda eşitliğin oluşumları ve kurumsallaşmalarını da hayata geçiriyoruz. Yani bir yerde bekleyen, erkeklerin ya da devletlerin insafına bırakılan bir eşit yurttaşlık meselesinden ziyade bir statü meselesidir eşbaşkanlık” diye konuştu.

Sendikalara kadar yayıldı 

Toplumun yarısının kadınlardan oluşması ve hayatın her alanında yer almasından dolayı eşbaşkanlık sisteminde ısrarcı olduklarının altını çizen Türkoğlu, “Hem mücadelenin kendisi hem de eşit, özgür eş yaşam istemi bizi bu oluşum mekanizmalarına götürdü. Gelişen süreçle birlikte ilk önce siyasi partilerde eşbaşkanlık sistemi uygulanmaya başlandı. Bu yapı çoğaldı, sendikalara kadar yayıldı. Birçok hak ve özgürlük mücadelesi veren yapılar eşbaşkanlık ve eşit temsiliyetle kendisini hayata geçirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Mevcut algılar bizi vazgeçirmeyecek 

Kadınların, ilk kez siyasette yer alma süreçlerinden yerel yönetimlerde uygulanmaya başlanan eşbaşkanlık sistemini hayata geçirme noktasındaki mücadelesine kadar birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını kaydeden Türkoğlu, şu noktalara vurgu yaptı: “Yerel yönetimlerde siyasette erkek aklının, erkek siyasetinin getirmiş olduğu bir ayrımcılık kültürü vardır. Var olan toplumsal algılar, ‘kadın yapamaz’ üzerine kurulduğu için en ‘bilinçli, demokratik’ dediğimiz erkeklerin dahi zihniyeti kurnazca. Erkeklerin, ‘kadın yaparsa eksik yapar’ mantığını dayattığını görüyoruz. Bir seçim bölgesinde, bir mahallede çalışabilir bir kadın; ama o seçim bölgesinde yönetici veya belediye eşbaşkanı, siyasetçi, vekil olamaz mantığı söz konusu. Ama tüm algılar, kurmak istediğimiz kadın eksenli sistemden bizi vazgeçirmeyecek.”

Eşbaşkanlık algıları değiştirdi 

Belediyelerde eşbaşkanlık sisteminin hayata geçirildiği dönemin sancılı bir dönem olduğunu aktaran Türkoğlu, “Toplum ya da bürokratik yapı ilk defa eşitlik diye bir kavramla karşılaşıyordu. Hiyerarşik ve tekçi bir yapı vardı. Oradaysa kravatlı bir erkek oturur mantığı hakimdi. Kadınlar ilk defa bizimle yöresel kıyafetleriyle belediye başkanlığı yapabileceklerini kanıtladılar ve bu algıyı değiştirdiler. Kadınlar, ilk defa alışılmış kodları kırarak ‘biz kadınız; kimliğimiz farklı, rengimiz belli ve biz bunun üzerinden toplumsal siyaseti kadın eksenli yapacağız’ noktasında bir çıkış sağladı. En önemlisi de eşbaşkanlığın toplumda bir karşılığı oldu. Kadından da siyasetçi, belediye başkanlığı ve muhtar olduğunu gördüler” diye konuştu.

Halk kayyumlarla hesaplaşacak

Önümüzdeki seçimlerde aynı stratejiyi izleyeceklerini aktaran Türkoğlu, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Tek adam rejimi kurumsallaşarak kayyumlar atandı. Şu an, eşbaşkanlık ve kadın sisteminin saldırı altında olduğu bir sistemden bahsediyoruz. Bir yandan demokratik toplum inşası kadın eksenli gelişirken bir yandan da devletin tek adam rejimi, kayyumlar eliyle Kürdistan’da kadın sistemine müdahale etti. Kayyum, aslında kadın sistemine kaşı atanan bir yapıdır. Bu toplumu kadınlar, gençler ve farklı kimlikler oluşturuyor. Demek ki kadın sistemi demokratik bir sistemdir ki bugün kayyumlar burayı işgal etmiş durumdadır. Bu yüzden HDP de yerel yönetimlerde eşbaşkanlık sistemini hayata geçirmesiyle aslında kadın sistemini de hayata geçirmekte ısrarcı olduğunu  gösteriyor. Halkın da 31 Mart’ta kadın sistemine karşı olan kayyumlarla hesaplaşacağını düşünüyorum.”