Devletlerarası egemen sistemin ve bölgesel gerici rejimlerin halkları çatıştırarak güçten düşüren katliamcı politikalarına karşı tüm halkların kendi renkleri ve iradeleriyle birarada yaşayabileceği demokratik bir Ortdoğu'nun yol haritası çiziliyor.
Amaçlanan; bir iktidar gücünü ele geçirme mücadelesinden ziyade her inanç ve etnik kimlikten toplulukları kendi değerleriyle bir arada özgür ve özerk yaşatacak demokratik bir sistemin inşasıdır.
Dün Ankara'da gerçekleşen Halkların Demokratik Partisi (HDP) 2. Olağanüstü Kongresi'ne mesaj gönderen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Kürt Özgürlük Hareketi'nin öncülük ettiği bu tarihi hamleleri kısaca şu sözlerle ifade ediyor: "Bölgesel bir dayanışmayı stratejik perspektif edindik. Böylece bir gerçek bir enternasyonalizme zemin olduk, yol açtık, yürüdük. Şimdi koşarcasına birincil stratejik dostlarla yeniden buluşmaya ve hareket etmeye çalışıyoruz. Ulus-devlet aşılırken, alternatif model olarak demokratik ulus, demokratik cumhuriyet ve ortak vatan paradigmasını her türlü tekçi anlayışlara karşı sahiplenmek, HDP'yi daha işlevsel ve tarihi kılacaktır."
Kürtler bir diğer toplumsal örgütlenme ve inşa hamlesini de Avrupa'da geliştirmeye çalışıyor. Dün Almanya'nın Dortmund kentinde 20. Olağan Kongresi'ni gerçekleştiren Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) da değişim ve inşa vurgusunu öne çıkardı.
"Artık pozitif siyaset yapmanın zamanıdır" diyen Federasyon Eşbaşkanı Yüksel Koç'un, "Kendi sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz ve bu ülkede çözüm gücü olacağız” sözleri de, Kürtlerin Almanya'da sosyal, kültürel ve siyasal olarak daha etkin bir topluluk olacağının ipucu niteliğindeydi.
HDP ve YEK-KOM kongreleri
Irak ve Suriye başta olmak üzere Ortadoğu genelindeki kaotik durum sürerken, Kürtler hem kendileri hem de birarada yaşadıkları tüm halklar için özgür ve demokratik bir geleceğin tarihi hamlelerini geliştiriyor.