HDP'yi eleştirmek mi, çamur atmak mı?

Fehim IŞIK yazdı —

7 Mayıs 2020 Perşembe - 11:53

Bugün için temsilini demokratik zeminde bulan sadece HDP değil, çokça Kürt kimlikli, Kürdistanî siyasi parti, grup, örgüt ve çevre var.

Elbet bu kolay olmadı. Birileri bu kazanımı altın tepside sunmadı. Emek var, çaba var, bedel var.

Kürtler, lamı cimi yok 1938’de büyük bir yenilgi yaşadı. Cumhuriyeti kuranlar belki Ermeniler gibi Kürtleri tamamen yok edemediler ama katlederek, sindirerek, asimile ederek susturabildiler.

Kürt, “Allah’ın kuluyum” diyemez hale gelmişti.

Bu durum 1960’lardan sonra değişmeye başladı. Bir yandan Güney Kürdistan’da silahlı mücadelenin etkisi, diğer yandan dünyayı kasıp kavuran sol dalga yansımasını Kuzey Kürdistan’da da buldu.

12 Mart darbesi hak arayışını sürdüren Kürtleri de vurdu. Ancak bu engel Kürtlerin 1974’ün ardından bağımsız örgütlenmeler ile kendilerini siyaset sahnesinde yeniden göstermesini durduramadı.

12 Eylül öncesinde Kürtler adına kurulan partilerin hiçbiri legal değildi. Bir kısmı dernekler veya gazete ve dergiler aracılığı ile demokratik zeminde, ağırlıkla da gençlik içinde örgütleniyordu. İllegal zeminde Kürt siyasetini temsil eden yapılanmalarda örgütlenen dindar kesimler, meleler elbet vardı. Ancak öncülük sol ve sosyalist kadrolardaydı.

Bu gelişim 1980’de bu kez 12 Eylül faşizminin duvarına çarptı.

Kürt siyaseti 12 Eylül sonrasında yeniden şekillenmeye başladı. Bir yandan PKK’nin silahlı mücadelesi, öte yandan PKK dışındaki Kürt siyasetinin demokratik zemindeki çabaları birbirini tamamlıyordu.

1990’lara gelindiğinde Kürt siyaseti, ağırlıkla da PKK önemli bir kitle gücüne kavuşmuştu. Elbet PKK dışında da partiler, hareketler vardı. Daha da önemlisi, ilk kez Kürt dindarları kendi siyasi ya da kültürel yapıları ile ortaya çıkmaya başlamışlardı.

90’lardaki koşulların ortaya çıkardığı realite, Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin (SHP) tahammülsüzlük göstererek ihraç ettiği Kürtler ile bu karara tepki gösterip ayrılanların kurduğu Halkın Emek Partisi’nde (HEP), farklı düşünen Kürt kesimlerinin neredeyse tamamını bir araya getirdi.

Ağır bedellerin ödendiği 1990’lı yılların, 2000’li yılların, hatta şu son 5 yılın saldırılarına rağmen, demokratik Kürt siyaseti, HEP’ten devraldığı sivil siyaset alanını boş bırakmadı. Bugün komünistinden dindarına, liberalinden demokratına geniş bir kesim eğer sivil alanda kendi kimliği ve adıyla örgütlüyse; her saldırıya rağmen hala Kürtler’in Parlamento’da dişe diş mücadele eden temsilcileri varsa; yönettikleri belediyelerde tüm zorluklarına rağmen hizmet vermeyi sürdürüyorlarsa, bu hiç kuşku yok mücadele edenlerin, bedel ödeyenlerin., inancın ve imanın sonucudur.

Şimdilerde çok açık ki en ağır bedel Halkların Demakratik Partisi’ne (HDP) ödetiliyor; en ağır saldırılar yine temsil gücü olan siyasal kesimlere yöneltiliyor.

Devlet, buradan yıkmayı başarır ise herkesin enkaz altında kalacağını biliyor.

O zaman eğri oturup doğru konuşalım. Çünkü bu mücadelenin, verilen bedellerin değerini bilmek, siyaseti de tam olarak bu değerlere saygınlık üzerinden yürütmek gerekir.

Herkesin sözünü söyleme, eleştirme hakkı var. Buna engel yok, olmamalı da. Ama Kürt siyasetinin şu ya da bu kesimi eğer karşıtını eleştirme adına egemen Türk siyasetinin ekmeğine yağ sürüyor ise bir değil yüzbin kez düşünmek gerekir.

Türk devletinin esas çabası Kürtleri kriminalize etmektir. Bunun için milyonlar harcıyor. Sosyal medya platformunu bu iş için çok iyi kullanıyor. Ancak bilerek ya da bilmeyerek Kürtler içinden birileri de devletin bu siyasetine yem oluyor.

Görüş içermeyen bel altı vuruşlarla, dedikodularla devletin işini kolaylaştırmayı, başka türlü izah etmek mümkün değil.

Bilmek gerekir ki kriminalize edici yaklaşım, öncelikle bu yaklaşımı gösterene zarar verir.

Eleştiri haktır, geliştirir.

Söz engellenemez, söylenir, söylenmeli.

Ama eleştirme adına devleti yönetenlerin piyasaya sunduğu argümanlarla karşıtına yönelmek, ne eleştiridir, ne sözdür.

Olsa olsa çamurdur.

Bunca bedel ödeyen HDP de, tüm renkleriyle varlığını sürdüren Kürt siyaseti de bu çamuru hak etmiyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.