İsviçre Gündemi
İsviçre’de 1 Kasım Seçimleri için seçmenlerin son 10 günde artan ilgisi oyların geçen yıla oranla kısmen artmasına neden oldu.
İsviçre’de 7 Haziran Seçimleri’nde oyların yüzde 47.51’ini HDP almıştı. HDP’yi yüzde 25.11’le AKP, 17.46’yla CHP ve 6.77’yle MHP takip etmiş; diğer partiler, oyların yüzde 3.15’ini alabilmişti.
Bu oy oranlarında HDP, Bern Büyükelçiliği’nde kullanılan oyların yüzde 50.3’ünü, Cenevre Başkonsolosluğu’nda kullanılan oyların yüzde 57.75’ini, Zürih Başkonsolosluğu’nda kullanılan oyların ise yüzde 44.95’ini almıştı. Rakamsal olarak ise seçmenlerin 17.012’si HDP’yi, 8991’i AKP’yi, 6250’si CHP’yi tercih etmişti.
1 Kasım seçimlerinde şu ana kadar alınan bilgilere göre seçmen sayısı toplamda 40 bini aşacak gibi. Geçen yıl bu sayı 38 bin idi. Artışın bir kısmı diğer partilere dağılsa bile HDP yine 3 partinin toplamına yakın oy alarak açık ara 1'inci parti olacak.
Son 1 haftaya kadar seçmenlerin beklenilen düzeyde ilgi göstermediği seçimlere son bir hafta kala artan büyük ilgi, hemen hemen hergün oluşan kuyruklar, oy kullanım oranını geçen yıla göre 2-3 bin civarında arttırdı. Sadık görevlileri HDP’nin en karamsar ihtimalle geçen yılki oranını tutturacağını ve yine 1'inci parti olacağını belirtiyorlar.
Seçimlerin ise genel olarak sakin geçtiği, AKP’lilerin bir kaç alanda tehdit ve teknik kurnazlıklarının da boşa çıkarıldığı belirtilebilinir. Seçimin ilk günlerindeki sönük çalışmalarını son 10 gün kala arttıran ve geçen seçimlerdeki hedefini yakalayan İsviçre HDP Seçim platformunu ve bütün görevlileri kimi eleştiri hakkımızı saklı tutmak koşuluyla tebrik etmek gerekir. Geç uyanmış olmalarına rağmen son 10 gün kala seçimi en temel çalışma haline getirerek, sonuç alınmasında büyük emek sahibi oldular.
İsviçre sisteminde sağ tehlike
İsviçre’de yapılan seçimlerde oylarını arttırarak birinci parti olmayı sürdüren İsviçre Halk Partisi (SVP)’nin aldığı sonuç, hükümet, parlamento ve siyasi-toplumsal kararlarda önemli gelişmeler yaratacak gibi gözüküyor. Yeşillerin büyük oy kayıbı yaşadığı, Sosyal Demokratların yerinde saydığı seçimlerde SVP dışında, Liberal sağ parti FDP’de oylarını ve sandalye sayısını arttırdı. Parlamentoda büyük üstünlük elde eden sağ partilerin gücü hükümete de yansıyacak.
İsviçre sağının 2011 yılından bu yana giderek güçlenmesi AB, göçmen ve yabancı karşıtlığı üzerinde şekillenmektedir. Göçmen krizinin Avrupa için de büyük bir soruna dönüşmesi, İsviçre sağına oylarını arttırmak için büyük avantajlar sağladı. Seçimlere denk gelen göçmen krizini, AB’nin göçmen politikalarını ve yabancı karşıtlığı üzerinden seçim programını sürdüren sağ partilerin zaferi kaçınılmaz oldu.
Sağın zaferi, yabancı ve göçmenlere karşı yeni yasalar ve uygulamalar anlamına geliyor. Bu elbette sokağa da yansıyacak ve ırkcılık ile yabancı düşmanlığının artmasına neden olacaktır. Bu nedenle göçmen kuruluşlarının şimdiden yeni yasalar ve uygulamalara karşı duyarlı olmaları, güçlerini birleştirmeleri anlamına gelmektedir. Eğer bu yapılmazsa sağ parti uygulamaları "bana dokunmayan bin yaşasın" diyenlere bile dokunur hale gelecektir.