HDP Sözcüsü Osman Baydemir, “Kürt halkı sandık başına git ve o sesini duyur. O ‘Hayır’ sesin kulaklara birer demokrasi küpesi olsun” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü ve Urfa Milletvekili Osman Baydemir, parti genel merkezinde son viraja girilen referanduma dair de değerlendirmelerde bulundu. Baydemir, “Şimdi OHAL rejiminde referanduma gitmek muhalefet açısından ne anlama gelir diye sorarsanız; sandık görevlisinin listeyi götürürken gözaltına alınmasıdır. Mitinge bir hafta kala miting yasağı konmasıdır. Mitingi organize eden il ve ilçe yöneticilerinin gözaltına alınması demektir. Miting düzenliyoruz, miting tertip komitesinin gözaltına alınması demektir. Miting otobüsünün bağlanması, şoförünün tutuklanması demektir. Binlerin kameraya alınarak mitingden sonra gözaltına alınması demektir. Milletvekillerinin gözaltına alınması demektir. Seçim şarkılarının yasaklanması demektir. Eşbaşkanların afişlerinin yasaklanması demektir. Böyle bir atmosferde referandum çalışması yürütüyoruz” dedi. 

17 Nisan krizle başlayacak

HDP olarak kampanya sürecinde karşı karşıya kaldıkları saldırı ve baskılara ilişkin de bilgi veren Baydemir,, 4 gün önceki verileri paylaştı: “Bin 718 gözaltı, 398 arkadaşımız tutuklandı. HDP ve HDP bileşenlerinin karşılaştığı bilanço. 11 saldırıya maruz kaldık. 5 arkadaşımız yaralandı. Referandum materyallerimiz 22 yerde engellendi. Sadece biz değil, bizim dışımızda da benzer saldırılara maruz kaldık. 103 saldırı gerçekleşti. 59 yasaklama ve engelleme. 284 kişi gözaltına alındı, 22 kişi tutuklandı, 23 kişi yaralandı, 1 kişi de hayatını yitirdi. Bu atmosferde referanduma sözüm ona adil bir atmosferde gidiyoruz. Adil olmayan, şiddete, baskıya dayalı bu atmosfer içinde 17 Nisan sabahı bu ülkedeki ilk tartışma bu paketin meşruiyet krizi olacaktır.” 

‘Karıştırmayın’ diyen, duyacak!

Baydemir, şöyle devam etti: “Bu paketin esas sahibi Cumhurbaşkanı, spikerin ‘Kürtlerden mesaj var dinlemek ister misiniz?’ beyanına ‘Karıştırmayın’ yanıtını veriyor. AKP’ye oy verse bile Kürt seçmeninin sesini dahi duymak istemeyen bir dayatmayla karşı karşıyayız. Kürt halkı sandık başına gidecek. ‘Hayır’ diyerek sesini bir kez daha duyuracak. Kürt halkı sandık başına git ve o sesini duyur. O ‘Hayır’ sesin kulaklara birer demokrasi küpesi olsun.”

Kürtlerin ne eksiği var?

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Baydemir, özetle şunları ifade etti: “Kütlerle düşmanlık yapan hiçbir siyasi akım kazanmamıştır. Kürt halkının Türk, Arap ya da Fars halkından ne bir eksiği vardır ne de bir fazla talebi. Siz nasıl bir yaşam sürdürüyorsanız biz de aynısını talep ediyoruz. Kerkük’te Kürtler sembollerini astılar. Kürt halkının sembolüdür, bayrağıdır. Asılmayacak da ne olacak? Bu düşmanlıktır. İşte Erdoğan, Kürt halkının düşmanlarıyla ortaklık kurmuştur. 

Kürtler sözünü söyleyecek

Kürt halkı buna sandık başında yanıt verecektir. 16 Nisan akşamı inşallah saat 19.00-19.30 civarı Türkiye haritasında bir siyasi tercih belirlenecek. O kayyım atanan, yakılan yıkılan şehirlerin haritasını görmelerini sağlayacağız. Esas sözü HDP’nin sözcüsü olarak ben değil Kürt halkının ta kendisi verecek ve o söze saygı duymasını isteyeceğiz.”