
Çin’e gidiş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan 24 Temmuz Darbesi’nin lideri Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, teröristlerden de onları destekleyen sözde siyasetçi, sözde aydın, sözde sivil toplum kuruluşu temsilcisi herkesten de şehitlerimizin kanlarının hesabını sorma gücüne sahiptir. Burada herhangi bir geri adım atma söz konusu olmayacaktır” dedi.
Erdoğan, Kürtlere ve muhaliflere yönelik başlatılan operasyonların devam edeceğini de kaydederek, “Bu milletin ve devletin hoş görüsünü, sabrını istismar edenler hak ettikleri cevabı en kısa zamanda alacaklardır, almaya da başladılar” şeklinde konuştu.
Oy alamayınca bitti
Bu sözleri sarf eden Erdoğan’a, gazeteciler “TSK’nin PKK kamplarına operasyonu devam etti. Ama bir yandan da başka sürece ilişkin soru işareti var. Çözüm süreci. Çözüm süreci bitti mi? Devam edecekse hangi şartlarda devam edecek?” sorusunu yöneltti. Erdoğan, bu soruya şu sözlerle yanıt verdi: “Çözüm sürecinin başlangıcına bakalım, geldiğimiz noktaya bakalım. Demokratik Açılım olarak başladık, bu hükümetimizin samimi niyetiydi. Mesafe aldıkça Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi olarak zenginleştirdik. Akil İnsanlar çalışmalarını başlattık. Anadolu’nun dört bir yanında temsileri göndererek Anadolu’nun nabzını aldık. O arada çözüm sürecini anlatıyorduk. Ve son seçimlere yerel 30 Mart seçimlerine bütün bunlara giderken bir şeyi gördük. Çözüm sürecinin istismarını gördük. Çözüm süreci, Mart’ta Başbakan olarak partimin başındaydım. Maalesef karşılığını bulmadı. Ve daha sonra yapılan genel seçimlere geldiğimizde bu işin ciddi manada hasar gördüğünü gördük. Sürecin istismar edildiğini gördük. Bu hasarla birlikte ortada bir gerçek var. Bu ülkede milli birliğimize kast edenlerle bir çözüm sürecini devam ettirmek, öyle zannediyorum ki mümkün değil. Orada çılgınlıklar oluyor, bunun bedeli de maalesef çok çok ağır oluyor.”
HDP kapatılmasın, işlevsiz kılınsın
Erdoğan, “Devlet Bahçeli’nin açıklaması olmuştu. ‘Yargıtay harekete geçmelidir’ dedi. Dün de AK Parti’den bir açıklama var ‘suç duyurusunda bulunacaklarına yönelik’. HDP’nin kapatılmasına yönelik adımlar atılacak? Siz nasıl bakıyorsunuz?” sorusunu da yanıtlayarak, HDP’lilerin tek tek hesap vermesi gerektiğini savundu. Erdoğan şöyle konuştu: “Parti kapatılması olayını doğru bulmuyorum. Fakat bu partinin yöneticilerinin bu işin bedelini ödemeleri gerekir diyorum. fert fert, birey birey. Anayasanın 14’ncü maddesi çok şeyler sağlıyor. Dokunulmazlık zırhından bunları sıyırmak suretiyle, terör örgütünü kendi arkasında gösterenler, ‘biz sırtımızı şuraya buraya dayıyoruz’ diyenler bu ifadelerin bedelini ödemelidirler.
Yönetenler, aktörler çok çok önemli. Parlamento gerekli değerlendirmeyi yapmalı, dokunulmazlık zırhından sıyırmalı. Terör örgütüyle iş mi tutuyorsun, ha bunun bedelini ödeyeceksin ve bunu ödetmeli.”
Yargısı hemen harekete geçti
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da HDP’ye dava açmaya hazırlanıyor.
AKP’nin gazetelerinden Star’ın haberine göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP hakkında Anayasa’nın 68 ve 69. maddelerinde belirtilen, “Hiçbir siyasi parti suça teşvik edemez” hükmü uyarınca resen inceleme başlattı. Başsavcılık, bu kapsamda basında çıkan haberler, parti hakkındaki şikâyetler ile HDP’li bazı parti yöneticiler hakkında başlatılan soruşturmaları mercek altına alındı. Buna göre lik planda hedefte olan isimler Eşbaşkanlar Demirtaş ve Yüksekdağ ile Şırnak Milletvekili Sarıyıldız.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’nin faaliyet ve söylemlerine dair incelemenin ardından gerek görürse dava açılması için harekete geçilecek. Anayasa’nın 68. Maddesi’ne göre, siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın açacağı dava, Anayasa Mahkemesi’nce kesin karara bağlanıyor.
Bu arada AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdulhamit Gül, “PKK güzellemesi yapan HDP vekilleri hakkında Cumhuriyet savcılarına suç duyurusunda bulunuyoruz. Sırtını terör örgütlerine dayayanlar, sırtınız çok acıyacak” açıklaması yaparak, kapatma için başvuruda bulunacaklarını açıkladı.