Heftanîn direnişi ve Çiya Bakur

Forum Haberleri —

29 Temmuz 2020 Çarşamba - 15:13

  • Çiya Bakur’un Heftanîn direnişinin ilk günlerinde şehadeti Başûrlu gençlere örnek olmak kadar, Osmanlı hayalleriyle yanıp tutuşan işgalci güçlerin heveslerini de kursaklarında bırakan bir meşale oldu.

Şükrü BULUT

Bizler iktidara gelmesinden kendisi için yaptığı başkanlık sarayı süreçlerine kadar Erdoğan’ın projesini biliyoruz. Başkanlık sarayını yaptırdığında Osmanlı paşalarının giysilerini giyerek, Sarayın nöbetçilerine ve bekçilerine Osmanlı askeri giysilerini giydirerek şaşalı bir açılış yapmış, aslında bu açılışla gerçek niyetini ve amacını açığa vurmuştur. Uluslararası krizden faydalanarak, Ortadoğu dengelerini hesaplayarak atağa geçmek istemiş, 2023 yılına kadar yüz yıldır çöken Osmanlı devletini yeniden canlandırmayı temel amacı haline getirmiştir. Bu amacına yakınlaşabilmek için Özgürlük Hareketini çözüm adı altında bir süre oyalayarak, ABD ve Rusya arasında mekik dokuyarak ilerlemek istemiştir. Bu amaca ulaşabilmeyi Özgürlük Hareketini yok etmekte görmüştür. Bunun için uluslararası hegemon güçlere her türlü tavizi verdiğini biliniyor. Bütün bunlara rağmen Rojava Devriminin gerçekleşmesi TC devletini çılgına çevirdi.


Bu faşist iktidarın gerçek amaçlarını anlamak isteyen kimi Kürt çevreleri, Özgürlük Hareketinin imhasını hedefleyen saldırılar karşısında sessiz kaldılar, kimileri de bu imha ve yok etme planlamalarında yer aldılar. Son süreçlerde KDP bunu pratik olarak hayata geçiriyor. TC devleti de var olan işgal hareketlerini alıştıra alıştıra uyguluyor. Bir hamle yapıp Behdinan alanında bir yeri tutuyor. Birkaç ay sonra KDP’nin yardım ve onayıyla bir başka yeri işgal ediyor. Son Zînî Wertê bu işgal saldırılarının bir parçası olarak gelişti. Zînî Wertê’ye KDP’nin güç kaydırması Kürdistan’ı boydan boya işgal etme saldırılarının bir halkası olarak görülmelidir. Bu konular yoğunca işlendi ve işlenmeye de devam etmektedir. TC, KDP ve uluslararası destekçileri öfkelidirler. Öfkelidirler çünkü; Özgürlük Hareketini diğer Kürt hareketleri gibi etkisizleştirme, rehabilite etme, kamplarda marjinal kılma, mücadele eder konumdan düşürmeyi başaramadılar.


15 Haziran’da Medya Savunma Alanları, Şengal ve Mexmûr’a yapılan yoğun bombalamalar ardından TC’nin Heftanîn’e yönelik işgal saldırıları birinci ayı geride bıraktı. Bir yandan KDP peşmergeleri işgal saldırılarına maruz kalan alanlar yerleştirilirken, diğer yandan yine KDP’nin maaş karşılığında Rojava Devrimine karşı TC denetiminde eğittiği Roj peşmergelerini de bu alanlara gönderdiği basına yansıdı. Öte yandan Irak Hudut Birlikleri olarak bilinen Heres Hudut güçlerinin de aslında KDP’nin bu işgal saldırılarında TC’nin elini güçlendirmek için harekete geçirdiği güçler olduğu anlaşıldı. İşgal saldırısına katılan bu güçler içinde Libya’ya da gönderilen Suriyeli Arap ve Türkmen çetelerin olduğu görüldü. Faşist şef Erdoğan bu güçlere boşuna maaş vermiyor. Yayılmacı, istilacı saldırılarında ekonomisi dibe vurduğunda hemen Katar’a dilenmeye gittiğini de gördük.

Başûr’da 14 Temmuz ruhu
Bu gerçeklikler içerisinde dönüp Heftanîn direnişi ve savaşına baktığımızda; 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu fedai şehitlerinin haykırdığı “bu insan çığlıklarını unutmayın, Kürdistan Vietnamlılaşıyor” sözleri geliyor. O süreçte sarf edilen bu sözler tam da içinde yaşadığımız bugünleri anlatıyor. Vietnam halkının işgale karşı çığlıkları dünya halkları tarafından duyulmuş, bu direnişe arka çıkan dünya halklarının güç ve deştiğiyle Vietnam’ın kurtuluşu hızlanmıştır. Şimdi de TC’nin işgalci güçleri Başûr ve Rojava Kürdistan’a girmesiyle birlikte Özgürlük Savaşımı Kürdistanlaşmıştır. 14 Temmuz direnişi Amed zindan karanlığında, ölüm sessizliği atmosferinde, tüm karanlık perdeleri yırtarak aydınlığı yakalamıştı.


Bu direniş esas alınarak bu toraklardan bir daha sökülmemecesine yeşeren HRK, sonradan ARGK kuruluşuna gidildi. Bu hareket en zor koşullarda bile ihanetlerle karşı karşıya kaldı. Başûrê Kurdistan’dan Bakur’a grupların ihbar edilmesi üzerine Şahin Kılavuz arkadaşların şehadeti yaşandı. Ve daha birçok grup bu yollarda Kürt’ün Kürt’e ihaneti sonucu yollarda pusulamalarda şehit düştü. O dönemde 14 Temmuz direnişi esas alınmıştı. Gerilla mücadelesinin giderek yükselmesi, yine Başûr’daki gerici örgütlerin içine girdikleri tutumdan kaynaklı gençler akın akın gerilla saflarına gelip katıldılar. Rubarok, Bezelê karakol baskınlarında Ararat, Rêbaz, Kahraman, Xemgîn, Zelê’de Ari Ranya, Garisa’da Qanih arkadaşlar şehit düştüler. Yine Başûrê Kurdistan’da çeşitli oluşumlarla mücadele yürütüldü. Başûr’un Hakki Karer’i Dr. Sirwan, Başûrê Kurdistan’ın kadın şehitlerinden Geşbin ve Leyla Qasim’ın direniş geleneğini yükselten Viyan Karux, yine fedai eyleminde şehit düşen Vejîn gibi binlerce Başûrlu genç “Kürdistan bir parçadır” şiarıyla Özgürlük Hareketine katıldılar. Şehitlerden Dr. Sirwan, Helmet, Cotyar, Bilal, Twana, Zêrewan ve Hiran Geşbin gibi arkadaşlar 14 Temmuz ruhu ile özgürlük saflarına geldiler.


Bizler Bakur parçasındayken Mele Mustafa’nın mücadelesi yüreğimizde Kürtlüğü canlandırıyordu. Leyla Qasim, Xalo Şahap, Cefer Abdulvahid, Şaswar Celal, Mame Rişe, Elî Eskerî ve Dr. Xalid gibi kişiliklerin Kürtlük mücadelesine tanık oluyorduk. Bakur’da ölüm sessizliği hüküm sürüyordu. Bu süreçte Kürt halkı Apocu hareket ile kucaklaştı. Her ne kadar sömürgeci güçler var olan sınırları belirlemişse de Kürt gençleri bu sınırları tanımadı. Dersim soykırımından sonra intikam naraları Nuri Dersimi’nin sesinden yükselip günümüze ulaştı.


Bugün yine TC’ye borazanı KDP gerçekliğine rağmen Başûrlu gençler akın akın gerilla saflarına yürüyor. Özgürlük saflarına gelen gençler Rojava saldırılarına karşı sessiz kalmadılar. Destina Kandil, Beritan Xakurkê, Genco Hesek, Genco Germiyan, Diyar Delila, Giwara Gelali ve onlarca Başûrlu genç düşman sınırlarını tanımayarak Rojava’da kahramanca destan yazdılar. Yine sınırları tanımayarak Dersim, Amed, Botan, Erzurum ve Garzan gibi yerlerde şehitler kervanına katıldılar. Berxwedan, Renas, Cihat, Rêda Armanc, Kurmanc gibi arkadaşları Kürdistan’ın her parçasına götüren neydi? Elbette ki 14 Temmuz ruhuydu. Bakur’da fedaice eylem gerçekleştiren Pencwênli Masiro, Kelar’lı Dersim, Helepçeli Bahoz, Kelar’lı Şaho, Pêncwênli Egit gibi kahramanlar, son dönemde ise Mirza Kelar, Kandil Berxwedan gibi yoldaşlar bu kervana katılarak özgürlük ağacını kanlarıyla suladılar.

Hewlêr’de 17 Başûrlu…
Yine 1997 yılında Hewlêr’de KDP ve TC güçlerinin Özgürlük Hareketinin kurumlarına karşı gerçekleştirdiği katliamda teslim olun çağrısına boyun eğmeden karşılık veren Şêx Kamuran, Aram Şaqlawa, Kemal Pencwêni, Rewşan Pencwêni, Peyam Süliymaniye, Hogir Gezine gibi 17 Başûrlu arkadaşlar şehit düştü. Teslimiyet yerine onurluca şehit düşmeyi göze aldılar.


Merwan Kerkukî, Serbest Caf ve Kandil Berxwedan’dan sonra son alarak Heftanîn’de saldırının ilk gününde şehitler kervanına katılan Çiya Bakur yoldaşları anmak gerekir. Aslında 16 Haziran’da başlayan Heftanîn saldırısının ilk gününde işgalci güçlere amansız bir darbe vurarak şehit düşen Çiya Bakur yoldaş şahsında Başûrlu şehitleri anmak istedik. Şimdi Kürdistan özgürlük devriminin her günü bir destan niteliğinde geçen Heftanîn direnişinin ilk şehitlerinden birinin Başûrlu Çiya Bakur’un olduğunu unutmamak gerekir. Şu an gençliğin öncülüğünde başlatılan serferberliğe Heftanîn direnişine güç katma amaçlı katılan Başûrlu gençler, Çiya Bakur yoldaşın fedai ruhu, direngen kişiliği, öncü komutanlığını örnek alarak özgürlük saflarına geliyorlar.


Başûrlu Çiya Bakur’un şehadeti Başûrlu gençlere örnek olmak kadar Osmanlı hayalleriyle yanıp tutuşan işgalci güçlerin heveslerini de kursaklarında bırakan bir direnişin meşalesi oldu. Çiya Bakur ve yoldaşlarının direnişi sadece Başûrlu gençlere değil Başûrlu tüm toplumsal kesimlere işgalciliğe, sömürgeciliğe karşı nasıl bir tutum ve duruşun sergilenmesi gerektiğinin de fitilini ateşlemiş oldu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.