Heftanîn dışarı atmak için fırsattır

- Dihok Üniversitesi’nden Dr. Kamuran Berwari, gerillanın Türk işgalciliğine karşı direnişinin, Federe Kürdistan ve Irak için tüm Türk unsurları dışarı atmak için fırsat yarattığını söyledi.
ANF’den Seyit Evran, Türkiye’nin özellikle Heftanîn ve Bradost alanını hedef seçmesinin nedenlerini, Heftanîn bölgesinin iki büyük aşireti olan Berwari ve Zêbari aşiretinden iki akademisyene sordu.
Dihok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hişam Zêbari, Erdoğan yönetimindeki Türkiye’nin Başûrê Kurdistan’a saldırılarında PKK’yi gerekçe gösterdiğini, asıl amacının ise Musul ve Kerkük dahil işgal etmek olduğunu söyledi. Dr. Zêbari, “Bu saldırılarıyla açık bir şekilde amacının bu olduğunu gösteriyor” dedi. Türk devletinin saldırılarıyla Başûr yönetimi ile Irak arasında çelişkiler yarattığını kaydeden Dr. Zêbari, şöyle devam etti: “Ekonomik olarak çok sıkışmış, çıkış bulamayacak bir durumu yaşamasına neden oluyor. Başûr yönetimini kendi pêşmerge ve memurların maaşlarını bile ödeyemez hale getirmiş durumda. Türkiye, Hewlêr ve Bağdat arasındaki sorunların çözülmemesi için bu saldırılarını sürekli canlı tutuyor. Sadece YNK değil, KDP içindeki bazı kesimler de Türkiye’nin amacının sadece PKK gerillası olmadığını; Başûrê Kurdistan’ın tamamı ve Irak topraklarını işgal etmek istediğini, Kerkük ve Musul’u işgal ederek 1923’ten bu yana Osmanlı hayallerini gerçekleştirmek istediğinin farkına vardı.”
Yeni model koruculuk
Dr. Zêbari, işgal saldırılarının olduğu bölgedeki aşiretlerin tutumuna ilişkin şunları söyledi: “İşgalci Türk devleti, askeri ve istihbarat üstlerinin kurulduğu bölgelerde, yeni model koruculuk sistemini kurmaya çalışıyor. Bunun için Bradost, Şêladizê, Berwari ve çevrelerine öncelik veriyor. Ancak burada yaşayan halkımız çok yurtsever oldukları için bu sisteme tepki gösteriyor ve kabul etmediklerini belirtiyor. Bu halk, tarihte birçok kez bu sınavdan geçtiği onların oyununa geleceğine inanmıyorum.
Sopa ya da maşa olmadılar
Bradost, Baleyakati ve bütün Behdinan bölgesinde yaşayan aşiret ve halkın, 60’lardan ve daha öncesi Kürtler adına çıkan hareketlere devrimci ve kahramanca destek verdiği bilinmektedir. Takdire şayan tarihleri vardır. Bunu yaparken de hiçbir zaman düşman güçlerin elinde bir sopa ya da maşa olmamışlar ve bugün de olmayacaklar. Türk devleti sadece Bradost ve çevresine saldırmıyor, Zaxo ilçesinden tutalım Heftanîn, Xakurkê, Zap, Kandil bölgelerine kadar hava saldırılarını yaymış durumda. Türk devleti, PKK gerillalarının bulunduğu bölgeleri işgal edebilirse ya da çok zayıf düşürebilirse diğer Başûrê Kurdistan topraklarına girmenin çok kolay olacağını hesaplıyor."
Behdinan bölgesi
Dihok Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Dr. Kamuran Berwari ise Berwari Aşireti’nden. Behdinan bölgesinin, herkes için her zaman önemli ve stratejik bir bölge olduğunu kaydeden Dr. Berwari, buradaki aşiretlerin şahıslar veya etnisiteye dayalı olmadığını belirtti. Dr. Berwari, kolay yönetilmesi için Kaşi, Subarti, Medya, Lidyalılar tarafından bölgelere ayrıldığını söyledi. Dr. Berwari, zamanla bu yer isimlerinin de aşiretlerin isimleri olarak geçmeye başladığını aktardı.
33 aşiret var
Türk devletinin işgal etmek amacıyla saldırdığı bölgede 33 büyük aşiretin yaşadığını kaydeden Dr. Berwari, şu bilgileri verdi: ”Zaxo’dan başlayıp Rojava sınırına doğru gidildiğinde Pêşabinê ve Durabînê bölgelerinde çoğunluğu Êzîdî aşiretler yaşıyor, bu aşiretlerin de en büyüğü Hewêriyan’dır. Hemen yan tarafında bulunan Zaxo ve Habur’a kadar Silêvanî, Sindî ve Gulî aşiretleri yaşıyor. Burada da birçok küçük aşiretler var; Binêvap, Hos, Berbang, Bayê ve Bab olarak adlandırılan sadece bir aileye dayalı olanlar. Hemen bunların yan tarafında Berwari Jorî (Yukari Berwari), Nerweyî ve Rêkanî aşiretleri; bunlar Amediyê bölgesinden Dostki Jor’a geçince Rewanduz’a kadar uzayan bölgede yaşıyor. Dihok çevresinde de birçok aşiret yaşıyor; Dostki, Berwariya Jêr, Nehlê, Nehêlan, Berê Gareyi'dir. Daha sonra Zêbari bölgesinden başlıyor Berwariya Jêrî’nin yan tarafından Herkî, Surçî, Koçerler var ve bu Koçerler de kendi içinde 15 büyük babadan oluşuyor. Yine devam ediyor; Dostki Jorî, Mizûrî Jorî, Mizorî Jêrî, Dolemêrî, Bradostî, Gendi, Zerari ve Rewanduz’a kadar uzanıyor. Yani Rojava sınırından tutalım Musul’un bir bölümünü de içine alan Şengal’den Kelaşin’e, oradan da Rewanduz’un yukarısına kadar Behdinan Bölgesi İmaratı deniliyordu. Bu da Zerdeşt dini esası üzerine olmuş bir bölgedir.”
Dr. Berwari, aşiretlerin saldırılara karşı gösterdiği direnişe ilişkin şunları paylaştı: “Aşiretler bu saldırılar karşısında mertçe, yiğitçe direnerek, saygınlığını binlerce yıl koruyabilmiş. Moğollara, Abbasilere, Emevilere, Osmanlılara karşı kendi onurlarını, mertliklerini her zaman korumuşlar. Safeviler ve Osmanlılar birçok kez kendi sınırlarını korumak için bu aşiretleri sınırlara konuşlandırmaya çalışmış. Bir taraftan bu aşiretler Osmanlılar ve Safeviler kendilerini korumak için sınırlara konuşlandırılırken öte yandan başka yerlere, diyarlara sürmüşler. Xorasan, Qoçanê yani birçok Doğu Kürdistanlı Behdinan'dan sürülerek gönderilen aşiretlerdir. Osmanlılar, bu bölgedeki halkı, hatta Kerkük, Dihok, Hewlêr ve Musul’da yaşayan Kürtler de içinde Güney Afrika, Arjantin, Latin Amerika’ya kadar sürmüşler ve Osmanlı devletinin son dönemlerinde de Mısır, Libya, Tunus, Lübnan, Cezayir, Sudan, Yemen ve benzeri ülkelere sürdükleri, yerinden yurdundan ettiklerini biliyoruz. Bundan dolayı şimdi bu bölgedeki halkın Osmanlı devletinden gördüğü zulüm ve işkence insanlık tarihinde hiçbir yerde görülmemiştir.”
Behdinan önemli ve stratejik
Mısır nasıl ki Araplar için önemli ve stratejik ise Behdinan bölgesinin de büyük Kürdistan için o çapta önemli ve stratejik olduğunu; sadece Med Federasyonu, Mitani ve Subarti’nin merkezi olduğundan değil, hem coğrafik hem de politik olarak stratejik ve jeopolitik anlamda da önemini hatırlatan Dr. Berwari, “Ne tarihte ne de son yüzyılda Behdinan bölgesi aşiretleri hiçbir zaman Türklere, Araplara, Farslara karşı boyun eğmedi. Türk devleti, nasıl ki '90’larda bölgeden başlayarak birçok yerde çeteleşme sistemi, koruculuk sistemi içinde kendi tarafına çekmek istemişse bu aşiretleri de bu şekilde korkutarak, para vererek yanına çekmek istiyor. Bu şekilde ellerine silah vererek Kürdistan Özgürlük Hareketi karşısında kullanmak istiyor. Behdinan halkı satılmaz ve satın alınamaz bir halktır. Yüz yıllardır bu halkı kendi çıkarları için kullanmak isteyen tüm güçleri nasıl reddetmişlerse bugün aynı tutumu göstereceklerini biliyoruz.”
Türkiye’nin amacı anlaşıldı
Türk devletinin, işgal saldırılarını Bradost bölgesinden başlattığını, ancak daha sonra Kürt gerillalarını oyalamak ya da gücünü birçok yere kanalize etmek ve zayıflatmak için Xakurkê ve Heftanîn bölgesine kadar işgal saldırılarını genişleterek devam ettirdiğini belirten Dr. Berwari, şu değerlendirmeleri yaptı: "Artık herkes tarafından Türk devletinin Başûrê Kurdistan’ı, Irak ve Şam’ı işgal etmek, hatta Afrika ülkeleri, Balkan ülkelerinin topraklarını işgal ederek Osmanlı çapındaki imparatorluk hayalini gerçekleştirmek istediğinin anlaşıldığını düşünüyorum. Bunun için de strateji olarak Behdinan’ı işgal ederek başlamak istiyor. Kürt ve Kürdistan için de Behdinan’ın işgal edilmesi şeref, haysiyet, onur meselesidir. Özellikle sınır bölgelerinde bulunan Sindi, Guli, Berwari, Surçi, Dostki, Rêkani aşiretleri bu saldırılar karşısında direniş göstermeli; işgalci Türk devleti ve işbirlikçilerine izin vermemeli."
Irak merkezi hükümetinin saldırılara karşı ciddi bir tutum sergilemesi gerektiğini, ele geçen fırsattan güç alarak Türkiye güçlerini bölgeden çıkartabileceğini kaydeden Dr. Berwari, “İlk defa Türkiye büyükelçiliği de içinde tüm Irak ve Başûr'daki askeri, siyasi, istihbari güçlerini çıkartma fırsatı doğdu. Bununla da ilişkilerini Türk devleti ile kesebilmelidir. Türkiye sınır kapılarını kapatabilir, tüm Başûr ve Irak yönlerini Körfez ülkelerine vererek ticari, ekonomik ilişkilerini Afrika, Avrupa ülkeleri ile Ürdün üzerinden sağlayabilir” diye konuştu.
Türk devletinin, işgal etmek istediği alanlarda şimdi büyük bir kırılmayı yaşadığını kaydeden Dr. Berwari, şunları dile getirdi: “PDK, Başûrê Kurdistan hükümeti ve Bölge Başkanı isterlerse Kürt kamuoyunun Türk devletine karşı verdiği tepki ve baskıları fırsata çevirip Türkiye’nin tüm askeri ve istihbarat üslerini Başûr topraklarından söküp atabilirler."







