Kürt halk ezgilerini caz ve rock soundu ile seslendiren Ruşen Alkar, Kasım’da yeni albümü ile dinleyiciyle buluşacak. Albümde kendisine ait 4 Kürtçe beste bulunan Alkar, “Kürtçe şarkı söylediğimde kendimi tamamlanmış hissediyorum” diyor.
Müzikseverlerin Kürtçe “Sebr” albümü ile tanıdığı Kürt halk ezgilerini caz ve rock soundu ile seslendiren Ruşen Alkar, ikinci albümünde dengbêjlerin klamları ile dinleyiciyi yine şaşırtacak. İkinci albümünün adını henüz koymayan Alkar, tüm stüdyo kayıtları alınmış, şarkıları belirlenmiş olmasına rağmen henüz isim verilmemesini şöyle açıklıyor: “Albümün bende bıraktığı temel duygu henüz netleşmediği için bir isim belirlemekte acele etmedik. Müzik ile aramda bir samimiyet var albümle de eş zamanlı giden bir samimiyet oluşsun istiyorum. Bu eşitlik üzerinden bir isim gelecektir diye düşünüyorum.”

Dengbêjlik derya deniz
Dengbêjlerin klamlarını yine kendi tarzıyla yorumlayacak olan Alkar, “Dengbejlik bana göre derya deniz” diyor. Albümde 4 Kürtçe ve 2 Türkçe şarkının söz ile müziğinin kendisine ait olduğunu belirten Alkar, “Ayrıca 2 tane Kürtçe halk şarkısı var. Birinde kadınlardan dinlediğim dengbêj klamlarını işlemeye çalıştım. Dengbêjlik gibi o derin deryaya ulaşmak değil daha çok kendi stilimde söyledim” ifadelerini kullanıyor.
Dengbêjleri çok zengin ve kadim bir kültürün temsilcisi olarak gören Alkar, dengbêjlere dair Amed ve Van’da saha çalışmalarına da katıldığını dile getiriyor.
Dengbêjlerin hak ettikleri saygın yere ulaşması ve bu kültürün asla yok olmaması için adımlar atılması gerektiğini ifade eden Alkar, çözümü de kurumsal yapılarda görüyor ve ekliyor: “Dengbêjlerin haklarının kurumsal olarak garanti altına alınması gerekiyor. Özellikle kadın dengbêjlerin durumu çok daha zor. Dengbêjler sadece bireysel mücadele ediyor. Dengbêjlerin klamlarını sonraki kuşaklara aktaracak bir mekanizma kurulmalı.”
Kürtçe şarkı söyleyince...
Kürt halk ezgilerini caz sound ile yorumlayarak cesur bir adım atan Ruşen Alkar, “Daha deneysel bir tarzla söylüyorum ama kendi içinde o Kürtçe ezginin duygusunu karşı tarafa geçirebiliyorum. Dinleyici ile ortaklaşılan bu duygudaşlık hali ise tüm sınırları ve önyargıları ortadan kaldırıyor. Aslında ben şöyle tanımlıyorum, aynaya baktığımda ete kemiğe bürünmüş halimi görünce, beni tamamlamayan bir şey olarak kadın olma kimliğimi görüyorum. Nasıl kendimden koparamazsam bu kimliği, Kürt olmak da benim varlığımla ilgili. İnsan olmakla ilgili varoluşsalım, gerçeğin. Bu kimliğimi de kendimden ayrı düşünemiyorum. Ben bu kimlik yokmuş gibi davranamam, onun etkisi yokmuş gibi hissedemem. Sahnede Kürtçe şarkı söylediğimde kendimi tamamlanmış hissediyorum. Müzik benim için bir tutku. Öyle hissediyorum” diye vurguluyor.
İSTANBUL
Ruşen Alkar kimdir ?
Amed doğumlu sanatçı müzik eğitimine lise çağlarında başladı. 2005’ten sonra alternatif jazz-rock formundaki Türkçe ve Kürtçe besteleriyle çeşitli festival ve yarışmalarda sahne almaya başlayan Ruşen, İzmir Sokak Sanatçıları Derneği bünyesindeki Sokak Orkestrası’na dahil olarak, insan ve hayvan haklarına yönelik etkinliklerde şarkılar söyledi. 2015 sonunda Kalan Müzik etiketiyle yayınlanan “Sebr/Sabır” albümüyle müzik yazarlarından tam not alan Alkar, şarkı yazarı olmasının yanı sıra yorumcu olarak halk ezgilerini jazz, blues, funk formlarında işlemeyi tercih etmekte, vokal stiliyle Kürt müziğinin modern yorumlarına yen bir anlayış katmakta.