HEM İŞGALCİ HEM KUNDAKÇI

  • İşgalci Türk devleti, dört yıl aradan sonra Fırat Nehri’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye su akışını yüzde 60 oranında düşürdü; aynı dönemde tarım arazilerini ateşe veriyor. Son 10 gündür hemen hemen tüm sınır bölgesinde ya Türk güçleri de ya da bağlı çeteler tarlaları yakıyor.

Fırat Nehri’nde su oranını düşürerek bölgedeki tarım ve elektrik üretimini tehdit eden Türk devleti, tarım arazilerinde yangınlar çıkararak bölge halkına karşı kirli politikalarını sürdürüyor.

Fırat Bölgesi’nin yanı sıra Dêrazor, Tebqa ve Reqa gibi Kuzey-Doğu Suriye kentlerine hayat veren Fırat Nehri, aynı zamanda Halep kentinin de içme suyunu sağlıyor. Kuzey-Doğu Suriye havzası tarım arazileri Fırat Nehri’nden sulanıyor. Fırat Bölgesi’ndeki tarım komitelerinin verilerine göre 400 bin hektarlık tarım arazi Fırat’tan besleniyor.

Kobanê’nin batısındaki Qenaya İlçe Meclisi Eşbaşkanı Sûad Dumer, ANHA’ya yaptığı açıklamada, Türk devletinin bilinçli bir özel savaş politikasıyla su oranını düşürdüğünü belirterek, “Fırat Nehri boyunca yapılan tarımsal üretimin ürünleri Kuzey-Doğu Suriye’nin diğer bölgelerine ulaştırılıyor. Su oranının düşürülmesi bölgedeki tarımsal üretimi tehdit ediyor” dedi.

Elektrik üretimi de

Türk devletinin milyonlarca insana hayat veren suyu silah olarak kullanması yalnızca tarımsal üretimi değil, barajlardaki elektrik üretimini de tehdit ediyor. Debinin düşmesi nedeniyle bölgede 12 saate varan elektrik kesintileri yaşanıyor. Türk devleti saniyede 200 metreküp suyun geçişine izin veriyor. Oysaki Ankara ve Şam yönetimleri arasında 1987’de imzalanan anlaşmaya göre bu oranın saniyede 500 metreküp olması gerekiyordu.

On binlerce hektar yakılıyor

Suyun kesilmesinin yanında bir başka kirli yöntem de tarım arazileri üzerinde oynanıyor. Geçtiğimiz yıllarda DAİŞ hücre yapılanmaları tarafından Kuzey-Doğu Suriye genelinde çıkarılan arazi yangınları, bu yıl işgalci Türk devleti eliyle yeniden uygulanıyor. Cerablus’ta konuşlu işgalci Türk ordusu ve çetelerinin Kobanê’nin batısındaki köylere yaptığı top atışları sonucu yangın çıktı. Yangında 80 hektardan fazla ekili arazi kül oldu. Pazar ve pazartesi günü de Bûrazê ovasındaki buğday tarlaları işgalciler tarafından hedef alınmıştı.

Sadece hafta sonu yapılan saldırılar sonucu yakılan araziler şöyle:

  • Girê Spî’nin Temanî köyünde ekili tarım arazileri ateşe verildi.
  • Eyn Îsa’nın Hoşan ve Xalidiyê köyleri ile M-4 otoyoluna top atışları yapıldı. Saldırı sonrası köylerdeki tarım arazilerinde yangın çıktı. Devam eden yangın nedeniyle M-4 yolu ulaşıma kapandı.
  • Türk askerleri, Girê Spî’nin batısındaki Bîr Zinar ve Kor Hesen köylerindeki ekili tarım arazilerini ateşe verdi.

Uluslararası toplum da sessiz

Sûad Dumer, uluslararası alandaki sessizliğin devam etmesi halinde Türk devletinin arazi yangınları ve Fırat suyunu kesmeye devam edeceğini belirterek, şöyle konuştu: “Türkiye’nin bu yaptıkları uluslararası sözleşmelere ve anlaşmalara aykırıdır. İki hafta içinde Fırat suyunda büyük düşüş yaşandı. Bu uygulama Suriye halkı üzerinde büyük bir felakete neden olabilir. Uluslararası toplum, Türk devletinin ihlallerinin önüne geçmelidir.”

QAMIŞLO

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.