Sendikacıların yargılandığı 'KCK davası'nın ilk duruşması dün Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma öncesi basın açıklaması yapan KESK Başkanı Lami Özgen, Akil İnsanlar Komisyonu'nda yer almasını hatırlatarak, "Bir yandan terörist bir yandan akil insan. Bu benim şahsımda bu ülkenin trajedisi. 30 yıllık savaşın trajedisi ve 150 yıldır çözümlenemeyen Kürt sorununun trajedisidir. Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum" dedi. Özgen, "Bu dava bizim şahsımıza, konfederasyonumuz KESK'e, KESK'in şahsında Türkiye'deki emek, meslek örgütlerine muhalif kesimlere yönelik bir dava. Bu dava aynı zamanda yürütülen güvenlik konseptinin ne kadar acımasızca muhalif kesimler üzerinden uygulandığının bir gerçeğidir. Buradan hareketle tüm muhalif kesimler TMK bünyesinde yasa dışı örgüt ilişkisiyle, terör ilişkisiyle yargılanıyor. Biz de bundan nasibimizi alıyoruz" diye konuştu.


121 KESK'li tutuklu

KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul da, “hak ve özgürlükleri için mücadele edenlerin, kuşatılan yargı, emniyet ve medya aracılığı ile bertaraf edilmesi gereken hedefler olarak gösterildiğini” söyledi. Son bir yıldır KESK’i bertaraf etme operasyonlarına hız verildiğini ifade eden Tombul, "13 Ocak, 13 Şubat, 25 Haziran 2012 tarihinde gerçekleştirilen operasyonların son halkasını 19 Şubat 2013’te yaşadık. Aralarında Eğitim ve Örgütlenme Sekreterimiz Akman Şimşek ve Denetleme Kurulu Üyemiz Erdoğan Canpolat’ın da olduğu toplam 60 arkadaşımız bu operasyon sonucunda tutuklandı. Bugün itibariyle toplam 121 yönetici ve üyemiz sendikal faaliyetlerimizi suç olarak görenlerin cezaevlerinde tutuklu" dedi.

Özgen'i Türkdoğan savunuyor

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi 72 kişiden 28'i 25 Haziran 2012'den beri Sincan F Tipi Cezaevi'nde tutukluydu. Altı tutuklu hakkında 15 Şubat’ta duruşmaya hazırlık tutanağında tahliye kararı verildi. Akil İnsanlar Heyeti’ne seçilen KESK Genel Başkanı Lami Özgen de tutuksuz yargılananlar arasında. Özgen’i yine Akil İnsanlar Heyeti’nden İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Avukat Öztürk Türkdoğan savunuyor. 1140 sayfalık iddianamede sendikacılar hakkında Türk Ceza Kanunu (TCK) 314/2. maddesi uyarınca "KCK/PKK üyesi olmak" suçlamasıyla hakkında 7 yıl 6'şar aydan 15'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.

'Haksızlığa son verilsin'

Savunmalarını Kürtçe yapacak sendikacılar için salona tercüman da getirildi. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada Yılmaz Yıldırımcı, Mehmet Arda, Fikret Çalağan, Nihat Kılınçalp Kürtçe "Ez li vir im" yanıtı verirken diğerleri ise Türkçe yanıt verdi. Mahkeme başkanı, iddianamenin özetini okudu. İddianamede, KESK ve bileşenlerinin yaptıkları bütün toplantıların yasadışı olarak gösterilmesi dikkat çekti. 50’ye yakın avukatın katıldığı duruşmada söz alan Avukat Yusuf Alataş, tarihi bir dava ile karşı karşıya olduklarını belirtti. Müvekkillerinin 10 ay boyunca özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını kaydeden Alataş, "Sendikal faaliyetler örgütsel faaliyetler olarak yansıtılmış. Lami Özgen sanık olarak yargılanıyor burada. Öte yandan Akil İnsanlar sıfatıyla Türkiye'nin temel sorunlarının çözümünün bir parçası durumunda. Yine meslektaşım Öztürk Türkdoğan aynı heyette yer alıyor. O da burada savunma yapıyor. Gerçekten çok ironik bir durum. Bugünden itibaren bu haksızlığın bitirilmesini talep ediyoruz” dedi.

Uluslararası ilgi

Dünya Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) temsilcilerinin de arasında olduğu birçok uluslararası sendikalardan temsilci de Ankara Adliyesi’ndeydi. Duruşmayı izleyenler arasında BDP Milletvekilleri Demir Çelik, Sırrı Sakık, Erol Dora, Halil Aksoy, Levent Tüzel, CHP'li vekiller Sezgin Tanrukulu, Hüseyin Çelebi, Hüseyin Çam, TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve DİSK Genel Başkanı Kani Beko da vardı.

 ANKARA