
İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde Garanti Kültür Merkezi’nde düzenlenen İklim Forumu, ikinci gününde “Ekoloji Mücadelesi’nde Kadınlar” konulu oturumla devam etti. Oturuma, Fırtına İnisiyatifi’nden Özlem Erol, Tülay Gülay ve Zeliha Gülay katıldı. Moderatörlüğünü Nükleer Karşıtı Platform İstanbul Sözcüsü Fatoş Çırnaz’ın yaptığı oturumda, Yeşil Yol direnişini konu edinen belgeselin gösterimi yapıldı.
Bu nasıl yeşil yol?
Oturumda, Rize’de bulunan Çamlıhemşin ilçesinden destek vermek için katılan Zeliha Gülay konuştu. Doğa talanına karşı üzgün olduğunu dile getiren Gülay, “Hep doğal şartlarda yaşadık. Zordu ama mutluyduk. Bahçemizde çayımız vardı, hayvanlarımız vardı. Her işin altından kalkıyorduk. Her şeyimiz organikti. Biz Mayıs’ta yaylarımıza çıkarız, oralarda kalırız. Beraberlik vardı, birlik vardı. Kuralları devlet koymadı, biz kendimiz koyduk. Ama bu sene çok zorlandık” diyerek, Yeşil Yol Projesi’ne dikkat çekti. “Yeşili yok ediyorsun sonra da yeşil yol diyorsun. Bu nasıl yeşil yol?” diye tepki gösteren Gülay, topraklarını korumak için mücadele edeceklerini vurguladı.
Yine Çamlıhemşin’den direnişçi kadınlardan Gönül Gülay ise, ekolojide kadın mücadelesinin daha önde olduğunu belirterek, özellikle Hemşin kadınlarının erkek egemen zihniyete karşı baskın olduğunu söyledi. Devletin Karadeniz’i ranta açmasına tepki gösteren Gülay, “Hemşin kadınları egemen kadındır. Yaylarımızı ise anlatmakla bitmez. Biz yaylarımızın yollarını kendimiz yaptık. Devletin hiçbir yardımı olmadı. ‘Yeşil Yol’ diye bir şey yoktur. ‘Yeşil Yol’ dedikleri ranttır. İnsan o doğanın yok olmasına gönlü razı olmaz. Ama insan olmayana bir şey diyemeyiz” şeklinde konuştu.
Fırtına İnisiyatifi’nden Özlem Erol ise, 6 yıl boyunca Fırtına Vadisi’nde yaşadığını ve orada yaşanan ekolojik tahribatın çok fazla olduğunu söyledi. Metropollerden yaylalara dönmek gerektiği için orada mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Erol, bölgede kadın hakimiyetinin güçlü olduğunu söyleyerek, “Kadınlar doğaya erkeklerden daha hâkim ve üstünler” dedi.
DİHA/İSTANBUL