ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH

İsviçre’de SP Basel Kanton Milletvekili Mustafa Atıcı, Avrupa ülkelerinin kısa vadeli ekonomik çıkarlarını düşünmek yerine, Türkiye’deki uygulamaların uzun vadede vereceği zararlara odaklanması gerektiğini söyledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin yarattığı hukuksuzluğun herkes tarafından kabul edildiğini vurgulayan Atıcı şunları söyledi: “Bu tecrit Türkiye’nin Kürtlere ve Kürt politikasına bakışıyla ilgilidir. Hatta tecrit sadece Öcalan’a da değil bütün alanlarda uygulanan bir politikaya dönüştü. Türkiye’deki iktidar bir yana, bütün bunlar uzun vaadede Türkiye’ye zarar verecek ve veriyor. Kürtler ise Türkiye’nin bu durumuna karşı uzun vaadeli mücadele deneyimine sahip. Türkiye uzun süre bu politikaları sürdüremez. Avrupa’da kaygılar giderdek artıyor. Türkiye’nin karmaşık ve değişken Ortadoğu politikasının uzun vaadede Avrupa’ya daha çok mülteci daha çok sorun bırakacağı artık farkedilmeli. Tecrit ve Açlık grevleri karşısında Avrupa hemen harekete geçmelidir.”

Tecrit işkence ve insanlık suçu

Sosyal Demokrat Parti (SP) Basel Kanton Milletvekili Edibe Gölgeli de çözüm sürecinin Türkiye, Ortadoğu ve bütün dünyada olumlu şekilde yansıdığını ancak Erdoğan hükümetinin bu süreci ortadan kaldırdığını söyledi. Bundan sonra ise tecridin devreye girdiğini ifade eden Gölgeli “Bütün olumlu çabalar heba edildi. Yeniden savaş ortamına girildi. Tecrit devreye konuldu. Tecrit bir işkencedir. Bu uluslararası hukuk da suçtur ve insanlık dışı tutumdur. Tecrit bir halkın önder olarak gördüğü bir lidere karşı yapılıyorsa bu bir halka yönelik tavırdır. Dolayısıyla Leyla Güven ve diğer bütün açlık grevi eylemcileri doğal olarak hem tecride hem de bu politik tutuma karşı tavır geliştiriyorlar. Yeniden bir çözüm sürecine dönülmeli, açlık grevleri de sona ermeli.”