Zülküf Gezen, Ayten Beçet ve Zehra Sağlam’ın ardından tutsaklardan Medya Çınar (24) da fedai eylem yaptı.
Nusaybin Davası’ndan Van’da tutuklu 24 yaşındaki Medya Çınar, duruşma için getirildiği Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Öcalan üzerindeki tecridi protesto için dün sabah fedai eylemi yaptı.
Zülküf Gezen, Ayten Beçet ve Zehra Sağlam’ın ardından cezaevinde bir tutuklu daha tecrit uygulamalarına karşı şehadete ulaştı. Açlık grevinin devam ettiği Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Medya Çınar, tecridi protesto etmek amacıyla fedai eylem yaptı. 1995 doğumlu Medya Çınar, Nusaybin Davası’ndan tutukluydu. Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden duruşması için Mardin’e getirilen Çınar’ın dün sabah saatlerinde eylemini gerçekleştirdi öğrenildi.
Çınar, 31 Mayıs 2016’da 42 kişiyle birlikte tutuklanmıştı. Nusaybin Davası’nın duruşmalarında maruz kaldığı işkenceyi her defasında dile getiren Çınar, Kürtçe yaptığı savunmada geçmiş dönemde yaşanan baskılar ve katliamları hatırlatarak, “Eğer bunun karşısında bir mücadele verilmeseydi bugün burada da aynısı yaşanırdı” demişti. Çınar, sonraki duruşmalarda ise Öcalan üzerindeki tecrit uygulamalarını protesto ettiğini belirterek, SEGBİS’i reddetmiş savunma yapmamıştı.
Medya Çınar’ın (24) cenazesi Mardin Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak, Kızıltepe’ye bağlı Çimenli (Margik) köyünde defnedilmek istendi. Morg önünde onlarca zırhlı araçla polisler de bekledi. Bir süre sonra polis, aileyi ve HDP’li heyeti morg önünden uzaklaştırdı. Morgun önünde kalkanlarla barikat kuran polis, kimsenin yaklaşmasına izin vermedi.
Polis saldırdı
Polis, ailenin cenazeye kimsenin katılmasını istemediğini iddia ederek, kalabalık dağılmadan cenazeyi teslim etmeyeceklerini söyledi. Kalabalığın zorla dağıtmaya çalışılması üzerine bir grup “Şehîd namirin” sloganı atmaya başladı. Bunun üzerine polis, aralarında milletvekillerinin de olduğu gruba saldırdı; 3 kişi darp edilerek gözaltına alındı. Polis ile milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Bunun üzerine cenazenin, kalabalık dağılmayana kadar verilmeyeceği belirtildi.
Zülküf Gezen (33) 17 Mart’ta Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde, Ayten Beçet (24) 23 Mart’ta Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde, Zehra Sağlam (23), 24 Mart’ta Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tecridi protesto etmek için fedai eylem yaptı. Almanya’nın Krefeld kentinde de 20 Şubat’ta mahkeme önünde bedenini ateşe veren Uğur Şakar, tedavi gördüğü hastanede 22 Mart’ta şehit oldu.
MARDİN
Zehra Sağlam eylemini günlüğüne not düşmüş
Oltu Cezaevi’nde fedai eylem yapan Zehra Sağlam’ın, eylemini günlüğüne not düştüğü ve cezaevi savcısının günlüğe el koyduğu öğrenildi.
Erzurum Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Zehra Sağlam, önceki gün sabaha karşı şehadete ulaştı. Zehra’nın cenazesi Erzurum Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine verilmeden ATK’den alınarak doğum yeri Varto’ya doğru yola çıkıldı. Cenazeye aile yakınlarının bir araçla eşlik etmesine izin verilirken cenazeye Erzurum’da aile dışındaki araçların hiçbirinin eşlik etmesine ise izin verilmedi. Polis, alıkoyduğu Zehra’nın cenazesini, ailesinin yaşadığı Muş’un Varto ilçesine bağlı Xinzor (Kayalıkale) köyüne doğru götürüp jandarmaya teslim etti.
Köye giriş-çıkışlar yasaklandı
Cenaze, önceki akşam ailesinden beş kişinin katılımıyla defnedilirken, cenaze törenine katılmak için kente gelen Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Mehmet Arslan ve HDP milletvekillerinin de aralarında olduğu heyetin köye girişi engellendi. Heyetin verdiği bilgiye göre; Muş Valiliği, Zehra’nın defnedildiği Kayalıkale köyüne giriş çıkışların 15 gün boyunca yasaklandığını duyurdu.
Heyet, Abdurrahman Paşa Köprüsü’nde jandarma tarafından durduruldu. Askeri yetkililer, geçişe izin vermeyeceklerini söyledi. Bunun üzerine heyet jandarma barikatının önünde açıklama yaptı. Yasak nedeniyle önceki akşam cenaze defin işlemine katılmadıklarını hatırlatan Arslan, söz konusu yasaklamaların toplumu germekten, kutuplaştırmaktan başka bir işe yaramadığına vurgu yaptı. Arslan, “Kürtler bu topraklarda kendi yasını tutamıyorsa, cenazesini defnedemiyorsa ve taziye ziyaretinde bulunamıyorsa kardeşlikten bahsetmenin bir anlamı kalmıyor” dedi.
Sorumlusu iktidardır
Tecride karşı cezaevlerinde süren açlık grevlerine ve son bir hafta içinde yaşanan 4 şehadete dikkat çeken Arslan, “Tecrit insanlık dışıdır. Tecrit bu ülkenin anayasasına aykırıdır. Cezaevindeki tutukluların talepleri ayrıcalıklı bir talep değildir. Her tutukluya uygulanan aile ve avukat görüşünün Sayın Öcalan’a uygulamasını istiyorlar. Adalet Bakanlığı biran önce bu hukuksuzluğa son vererek bu ölümleri durdurmalıdır. Biz bu saatten itibaren bir insanımızın yitip gitmesini istemiyoruz. Bu kadar acı ve gözyaşı bu topraklara yeter artık. Hükümet sorumlu davranarak adım atmalı. Her ölümün sorumlusu siyasi iktidardır” şeklinde konuştu.
Taziye ziyaretlerinin engellenmesine tepki gösteren HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ise şunları söyledi: “Bu yaşadıklarımızın cümlelerle tarifi yok. Gencecik insanlar tecridin son bulması için yaşamlarına son verirken, Adalet Bakanlığı ölümlerin önüne geçmek için hiç bir adım atmıyor. Her gün cezaevinde bir tabut alıyoruz. Az önce bir bilgi aldık, Mardin cezaevinde bir tutuklu daha yaşamına son verdi. Bir kez daha sesleniyoruz, gelin bu tecridi kaldırın. Ölümlerin önüne geçin. Görevinizi yerine getirin.” Açıklama ardından heyet Muş’a geçti.
Günlüğüne el konuldu
Zehra’nın eyleminin duyulmasının ardından Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları, Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne giderek koğuş arkadaşları ile görüşme gerçekleştirdi. Avukatlar koğuş arkadaşlarından Zehra’nın 11 Mart günü süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdiği bilgisini edindi. Koğuş arkadaşları Zehra’nın sabaha karşı 02.20 sıralarında koğuş banyosunda yaşamına son verdiğini aktardı. Öcalan’a uygulanan tecride karşı bu eylemi gerçekleştirdiğine dair günlüğüne not düştüğü ve günlüğün cezaevi savcılığı tarafından alındığı bilgisi verildi.
MUŞ