İngiltere Gündemi

Her Müslüman’ın asker doğmadığı düşünülüyor olmalı İngiltere bu konuda bu hafta bir adım attı ve daha fazla Müslüman askerin orduya alınmasına karar verdi. Mevcut Müslüman asker sayısına baktığımızda bu büyük bir karar. İngiltere nüfusun yüzde 4,4'ünü Müslümanlar oluşturuyor. Bu yüksek bir sayı. 88.500 askerlik İngiliz ordusunda sadece 480 Müslüman asker bulunuyor. Bu da çok düşük bir rakam. İngiliz ordusunun bu girişimi önümüzdeki ay başlayacak. Bu açılımının amacı, İngiltere'deki radikalleşme tehlikesini azaltmak olduğu düşünülüyor.
Irak ve Afganistan gibi Müslüman ülkelerde savaşmış olan İngiliz ordusu için ulaşılması en güç grup ülkedeki genç Müslümanlar çünkü. Bu yerinde bir tespit. İngiliz ordusu, Zati alileri Müslümanları nasıl konumlandıracak acaba? Sadece er olarak kalacaklardır elbette. Ordular, 'öteki’ grupları sadece maşa olarak kullanır, bunu biliyoruz. Toplam binlerce kişinin görev yaptığı Londra Metropolitan Polis Teşkilatı bünyesinde de çok az sayıda Müslüman memur görev yapıyor. Yani kısacası, İngiltere, Müslüman’a güvenmiyor. İşin enteresan tarafı, Müslüman da İngiltere’ye güvenmiyor. Ordu bu yeni kararıyla Müslüman’ına inanıyormuş gibi yapacak.
Bir ekleme yapmak gerekiyor. İngiliz ordusu sadece 88 bin asker bulunmuyor. Büyük Britanya hakimiyeti altındaki toplam asker sayısının 3,5 milyon civarında. Avustralya, Kanada, Hindistan ve dünya çapında kolonilerde 3.5 milyon asker, Kraliçe’ye hizmet ediyor. Ordu büyük oldukça, sorun da bir kadar büyük oluyor.
Aslında sorun modern ulus devletlerin çoğulcu görünüşlerinin aldatıcı olmasıdır. Kültürel ve dini çoğunluğun, ulusu devletle birleşik olarak düşünülmesinden ötürü kültürel veya dini azınlıkları devlete tabii kılmasıdır. Sosyal antropoloji profesörü Pnina Werbner’in söylediği gibi ulus devlet, ötekini ya asimile etmek ya da temizlemek durumundadır. Yani İngiltere’ye göre, entegrasyon orduya katmakla olabilir. Yani devlet eşittir millet hesabı. Ulus devlet, sağlam politikalar atmazsa eğer, milliyetçilik ırkçılığa dönüşür, İngiltere’de olduğu gibi. Yabancı korkusu, politikacıları, yargıyı, entelektüelleri ve işçi sınıfını bile içine alan kolektif bir ulusal korkuya dönüşür, yine İngiltere’de olduğu gibi.
Müslümanlara orduda daha fazla yer vermek isterken, bu sefer de tutuklu Müslümanların sayısını artması da çelişkili bir durum yaratıyor. İngiltere ve Galler'de tutuklu Müslüman sayısının tarihin en yüksek seviyesine çıktı. İngiltere Adalet Bakanlığı'nı açıkladığı son istatistiklere göre, her 7 tutukludan biri Müslüman. 2004'ten 2014'e kadar ki dönemde, Müslüman tutuklu sayısı 6.571'den 12.255'e çıktı. İngiltere'deki Müslüman nüfusun diğer gruplara kıyasla çok genç olması ve gençler arasında suç işleme oranlarının daha yüksek olması, bu artışın nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak bu çok da inandırıcı değil. Asker olmuyorlarsa içeriye girsinler mantığı. İlla ki bir kontrol sağlansın yani. Ha ordu ha cezaevi pek farkları yok gerçi. Bütün ülke cezaevine dönüşse ne yazar, kaçış için tüneller mutlaka kazılacaktır.