• Xerzan’dan Kilyos’a uzanan 27 yıllık arayışın ardından çocukları Süheyla Kaya’nın kemiklerini alarak Kanîreş’te toprağa veren baba Selahattin Kaya, "Kürt ve Kürdistan için canlarını feda ettiler. Her şehit, benim için kızım gibidir” dedi.

 

Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde farklı yer ve tarihlerde şehit düşenler Bedlîs'in Tetwan ilçesine bağlı Oleka Jor köyünün kırsalında bulunan Xerzan Mezarlığı’na 2013-2015 yılları arasındaki diyalog sürecinde defnedildi. Sürecin AKP tarafından bitirilmesi sonrası çatışmalar yeniden başlarken, mezarlık da 2017'de iş makineleriyle yıktırıldı ve mezarlardan çıkarılan 282 cenaze, ailelere bilgi verilmeden İstanbul’a götürüldü. Cenazelerin daha sonra Sarıyer/Kilyos Mezarlığı’ndaki kaldırımın altına plastik saklama kapları içerisinde defnedildiği ortaya çıktı. Kamuoyunda büyük tepki çeken bu defin uygulaması, ailelerin yıllardır süren adalet arayışı, suç duyuruları, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınan hukuki süreçlerle gündemdeki yerini korudu.

Köylerinde defin ve taziye

Tetwan kırsalında 1999'da şehit düşen Zehra Kısaoğlu (Raperîn) ve Süheyla Kaya’nın (Zîlan) aileleri de yıllarca çocuklarının cenazesine ulaşmaya çalıştı. İHD Amed Şubesi’ne başvuran aileler, Xerzan Mezarlığı’ndan kemiklerin çıkarılmasından sonra defalarca kan ve DNA örneği verdi. Süren DNA incelemelerinin sonucunda, 21 Eylül’de Adli Tıp Kurumu’ndaki verilerin eşleşmesiyle Zehra Kısaoğlu ve Süheyla Kaya’nın kimlik tespitleri tamamlandı. Zincirlikuyu Mezarlıklar Müdürlüğü’ndeki resmi işlemlerin ardından aileler, Kilyos’a giderek kaldırım altından çıkarılan kemikleri teslim alarak, memleketleri Çewlîg’e götürdü. Zehra Kısaoğlu ve Süheyla Kaya’nın cenazeleri, bir gün sonra da (22 Ekim) Çewlîg ve Kanîreş’te yeniden toprağa verildi.

Defin işlemlerinin ardından Kargapazarı ve Çira Cor köylerinde taziye kuruldu. Üç gün süren taziyelerde yüzlerce yurttaş ailelerin acısını paylaştı. Kargapazarı'nda kurulan taziyede Süheyla Kaya’nın anne ve babası bir an olsun çocuklarının fotoğrafını elinden bırakmadı. Süheyla Kaya’nın ailesi, hem çocuklarını hem de yaşadıklarını anlattı.

Çok ağır geliyor

Anne Fakite Kaya, toplu mezar haberini aldıktan sonra Bedlîs’ten İstanbul’a uzanan süreci şöyle anlattı: "Toplu mezar olduğunu öğrendiğimizde Bedlîs’e gittik. Savcılığa başvurduk, ardından Kanîreş’te kan verdik, imza attık. Kanı verdikten sonra kemikleri ne zaman götürdüler, hangi numara ve liste ile taşıdılar; hiçbir şey öğrenemedik. Yıllar sonra bana 'müjde anne, mesele çözüldü' dediklerinde İstanbul’a gittik. O gün çocukların kemiklerini tek tek getirdiler. Aradan kaç yıl geçti bilmiyorum. O, dağların gülüdür, Kürdistan şehididir. Vatanı uğruna canını verdi. Bizler de onların yolundan gideceğiz. Bütün arkadaşları, dünyadaki tüm yoldaşları. Bu yüzden birbirimize kenetlenip sahip çıkmalıyız. Yüreğimiz çok yanıyor, o annelerin hepsinin yüreği yanıyor. Bir çocuğun kemiklerini bile bulabilmek için bu kadar zahmet çekilmesi çok ağır. Allah tüm annelere sabır versin. Hepsini çocuklarının bir parçasına kavuştursun.”

Kürt ve Kürdistan için

27 yıldır kızından bir haber almak için mücadele verdiğini ifade eden baba Selahattin Kaya da, çocuklarının cenazesini arayan diğer aileleri hatırlatarak, ekledi: “27 yıldır kızımı arıyorum. Şehadetlerinin Kürt halkının kazanmasına ve başarısına vesile olmasını diliyorum. Kürt ve Kürdistan için canlarını feda ettiler. Başlayan süreç başarıyla tamamlansın. Her şehit benim için kızım gibidir, bir farkları yok. Evlatlarının cenazesini bulamayanlar için de aydınlık bir süreç olsun ve cenazelerini bulsunlar. Beraber başı dik bir şekilde canlarını feda ettikleri yolda emeklerini koruyalım. Özgür ve onurlu bir barış istiyoruz. Dilleri, kültürleri ve kimlikleri için can verdiler.” ÇEWLÎG