Köklerine bağlı, yenilikçi, feminist, öğretmen, aynı zamanda tiyatrocu Hataylı bir Arap Gülizar Işık. Türkçe’de Umut Tiyatrosu anlamına gelen Mesreh El Emel’in de kurucusu. Küçük küçük skeçlerle başladığı tiyatro tutkusu, çocukluk arkadaşının başından geçen bir olayla uzun soluklu bir yola dönüşüyor. Evlendiği günün gecesinde ‘bakire olmadığı’ için evine gönderilen çocukluk arkadaşının yaşadıkları Işık’ta büyük bir yara açıyor ve yaşananları bir tiyatro oyunuyla anlatmayı seçiyor. Sonra başlıyor tiyatroya tutkuyla bağlanmasını sağlayacak; Serxa yani Çığlık oyununu yazmaya…


Toplum, kadın ve anadil…

Serxa, bölge insanının en büyük ‘hassasiyetini’ konu ediniyor; bakirelik! Işık’ın hayatının en önemli noktasında, en önemli konu başlıklarıyla yer alıyor tiyatro. Yaşama dair dert ettiği her şeyi tiyatro ile anlatıyor. Kadın sorunu, toplumsal olaylar sahneledikleri oyunların omurgasını oluşturuyor. Olmazsa olmaz, bir diğer önemli nokta ise; anadil…


İzleyen herkes ağladı

Tutkuyla yaptığı tiyatroya nasıl başladığını ve Serxa’yı şu sözlerle anlatıyor Işık: “Tiyatro okumak istedim fakat ekonomik koşullardan kaynaklı başka bir meslek tercih etmeliydim, öğretmen oldum. Öncesinde küçük küçük skeçlerde yer alıyordum. Ama tam olarak başlamam, çocukluk arkadaşımın evlendiği günün gecesinde, bir eşya gibi evinin kapısına bırakılmasıyla oldu. Arkadaşım bakire olmadığı için evine gönderildi ve doktor doktor dolaştırıldı. En son doğuştan olduğu tespit edildi ama arkadaşım komaya girmişti artık. Bütün bunlar beni çok derinden etkiledi. Mahrem bir konuydu. Üzerine konuşulamaz yazılamaz çizilemezdi. Sonrasında konuşulması tabu olan bu konuyu tiyatro ile anlatmak istedim. Çerçevesini çizdim ve ortaya Arapça’da çığlık anlamına gelen Serxa oyunu çıktı.” Oyunu ilk olarak 2008 yılında Samandağ 8 Mart etkinliğinde sergilediğini söyleyen Işık, ilk etapta gelebilecek tepkilerden dolayı kaygılandıklarını ancak oyunun sonunda salonda bulunan nerdeyse herkesin ağladığını anlatıyor.


Umudun tiyatrosu…                                                                                                      

Serxa’den aldığı enerjiyle Mesreh El Emel’e doğru yol alıyor Işık: “Yola üç temel felsefeyle devam ettik. Oyunlarımızda kadın meselesini esasa oturtup, feminist bakış açısıyla kavurduk. İkinci ilkemiz de anadil, sonra da evrensel ve toplumsal sorunları konu edinmesi. Bütün olumsuzluklara rağmen umut olmak istiyoruz. Bu nedenle Mesreh El Emel adını verdik tiyatromuza yani Umudun Tiyatrosu”


Yeni oyun ‘taybiktir’

Köylerde ilçelerde, sokakta, açık alanlarda da oyunlar segilediklerini söyleyen Işık, konuşmasını bu sezon oynayacakları “Taybiktir” oyunu ile noktalıyor. Işık, “Taybiktir oyunun ismini Arapça’da ‘çok lezzetli’ anlamına gelen ‘tayyib iktir’ tatlısından alıyor. Biz iki kelimeyi birleştirdik ve “taybiktir” dedik. Oyunda tayyip iktir satan bir yaşlı amca da var, kadın sorunu da, ülkenin ekonomik durumu, darbe, yaşanan savaş süreci hepsi bir bütün içinde” diyor.


Ruken Tuncel / Jinha