MEHMET ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG


Almanya’nın Hamburg kentinde eşiyle birlikte çiçekçi dükkanı işleten Sakine Cömert, zorluklarına rağmen çiçekçilikle uğraşırken toprakla içiçe geçen çocukluğunu yeniden yaşadığını söylüyor. 

Sakine Cömert, aslen Semsurlu (Adıyaman). 40 yaşında üç çocuk annesi olan Cömert, yaklaşık 11 yıldır kendilerine ait olan işyerinde çiçekçilik yapıyor. Mesleğini çok sevdiğini söylese de her iş gibi bu mesleğin de kendisine göre zorlukları olduğunu belirtiyor. Güler yüzlü ve soyadının niteliklerini taşıyan Cömert, dükkana girer girmez bize hemen bir şeyler ısmarlamak istiyor. Yaptığı iş hakkında kendisiyle konuşmak istediğimizi belirtiyoruz.


Toprakla iç içe geçen çocukluğu

“Çiçekçilik, 11 yıldır ekmek teknemiz. Severek yaptığım bir iş. Çiçeklerle uğraşırken zamanın nasıl geçtiğini unutuyorum. Sanki çocukluğumu yeniden yaşıyor gibi oluyorum. Adıyaman’daki köyümde doğayla, toprakla iç içe bir çocukluğum oldu. Çiçek tadında geçti çocukluğum ama bir gün bunu meslek edineceğim aklımdan geçmezdi” diyerek anlatıyor kendisini. 


Hem işini yapıyor hem çocuğuna bakıyor

En küçük çocuğunu bakacak kimsesi olmadığı için dükkana getirdiğini söyleyen Cömert, “Sabahın erken saatlerinde dükkanı açıyoruz. Bir yandan müşterilerle ilgilenirken, arada bir de çocuğumla ilgileniyorum. Neyse ki her yönüyle bana yardımcı olan bir eşim var. Benim kadar o da emek veriyor. Hayatın yükünü hafifletmek için elinden geleni yapıyor. Çiçekçiliğin yanı sıra ikimizin de kendisine göre siyasi aktiviteleri oluyor. Meslek, ev işi ve aktivitelerin üstesinden birlikte geliyoruz.”


Her gülün bir de dikeni var 

Mesleğini severek yapsa da zorluklarını belirtmeden geçemiyor Cömert ve şöyle diyor: “Çiçeklerle haşır neşir olmak güzel bir duygu. Ama mesleğimizin bir de zorlukları var. Mesela eşim gece saat 03.30'da kalkıp çiçek haline gidiyor. Cumartesi günleri dahi çalışmak zorundayız. Bunun yanı sıra ev işleri, çocuk bakımı var. Fırsat bulduğumuz anda da yapılan tüm aktivitelerde yerimizi alıyoruz. Çalıştığımız yerin sürekli serin olması lazım mesela. Elimiz sürekli suyun içinde ve hep ayakta olmak zorundayız. İlkbahar mevsiminde polenlerden dolayı nefes almakta zorluk yaşıyoruz. Yılbaşına doğru gelen talepleri karşılamakta zorluk çekiyoruz. Ki çoğu zaman çam ağaçları dışarıda ve taleplerin karşılanması için kapıda, o soğukta çalışmak zorunda kalıyoruz. Sıcak giyinerek bol bol limonlu çay, zencefil ve kahve içerek kendimizi soğuğa karşı koruyoruz." 


'Üstesinden gelebiliyoruz'

Bütün bu hengame içerisinde çocuğu ile de ilgilenmek zorunda kaldığını vurgulayan Sakine Cömert, el ele vererek zorlukların üstesinden geldiklerini dile getiriyor.