• ''Müzisyenim, sonra bir Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim" sözleriyle kendisini anlatan Laz müziğinin efsane ismi Kazım Koyuncu'nun ölümünün üzerinden 21 yıl geçti.
  • Unutulmaz şarkıların sesi Koyuncu’nun hayatı da Özcan Alper’in yönetmenliğinde sinemaya taşınıyor. Filmin senaristlerinden Murat Uyurkulak, uzun soluklu ve titiz bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

 

Laz kültürü ve müziğinin unutulmaz sesi Kazım Koyuncu’nun aramızdan ayrılmasının üzerinden 21 yıl geçti.

Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Pançol köyünde, 7 Kasım 1971’de dünyaya gelen Kazım, 25 Haziran 2005’te henüz 33 yaşındayken akciğer kanserine yenik düştü. Ancak sesiyle, şarkılarıyla, devrimciliği ile yaşamaya devam ediyor.

Koyuncu, 1986’daki Çernobil nükleer patlamasının kurbanlarından biri. Bu patlama sonucu çevreye yayılan, yağmurlara karışan radyasyon, vücuduna sinsice yerleşti. Hastalığını öğrendiğinde Kazım, “Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandım baba” diyecekti.

Sistemle kanser aynı şey

Çernobil faciasından sonra kameraların karşısında çay içen dönemin bakanını bir “halk düşmanı” olduğunu haykırdı ve ekledi: “Hayatım boyunca Türkiye’deki sistemle mücadele ettim. Sonunda fark ettim ki sistemle kanser aynı şey.’’

Kanser olduğunu öğrendiğinde bile yaşama sevincini kaybetmedi, konserlerine devam etti. Karadenizliliğiyle devrimciliğini Lazca müziğinde resmeden Koyuncu, hasta yatağında bile mücadeleden vazgeçmiyordu. "Kansere yakalanmam bir tesadüf değil" diyen Koyuncu'nun bu son mücadele alanıydı.

Lazca’ya nefes oldu

Kazım Koyuncu, 1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe grubunu kurdu. “Denizin Çocukları” anlamına gelen Zuğaşi Berepe ile Lazca Rock müziği yaptı.

Che Guevara’yı anlatan Ernesto adlı Lazca şarkı, Zuğaşi Berepe’nin unutulmazları arasında çoktan yerini aldı. 

2001’de ilk solo albümü Viya yayınlandı. Artık müziğinde dilleriyle, müzikleriyle Karadeniz ön plandaydı. Bu albümde Didou Nana, Koçari, Ou Nana, Domi Vanis gibi Lazca şarkıların yanında; Hemşince Ka tun mi Xendasoç ile Türkçe parçalar da vardı.

Dağların çocuklarına selam

Kazım Koyuncu, emekten ve emekçiden yanaydı, savaş karşıtıydı, halkların kardeşçe bir arada yaşayabileceğine inanırdı. Karadeniz’in güzel insanı Amed’e gittiğinde: “Denizlerin çocuklarından dağların çocuklarına selam getirdim” demişti.

Koyunca 21 yıldır doğduğu köy Pançol’da, yeşilliklerin arasında uyuyor. Müziği ise kulaktan kulağa, kalpten kalbe dolaşıyor.

Son sözü Kazım’a bırakıyoruz: “Müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim. Her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya…’’

***

Kazım Koyuncu’nun hayatı film oluyor

Karadeniz müziğinin unutulmaz ismi, özgün duruşu ve mücadelesiyle tanınan “Şair Ceketli Çocuk” lakaplı Kazım Koyuncu’nun hayatı sinemaya aktarılıyor. GazeteKadıköy’den Leyla Alp’in haberine göre filmin yönetmenliğini, Koyuncu’nun hemşehrisi yönetmen Özcan Alper üstlenecek. Senaryosunu Murat Uyurkulak, Erman Bostan ve Özcan Alper’in birlikte kaleme aldığı yapımda, Kazım Koyuncu’ya hayat verecek isim ise başarılı oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu olacak.

Kadıköy 10. Kitap Günleri’nde projeye dair açıklamalarda bulunan senarist Murat Uyurkulak, film üzerine uzun soluklu ve titiz bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Projede Koyuncu’nun hayatını tüm yönleriyle ve derinliğiyle ele almayı amaçladıklarını ifade eden Uyurkulak, hikayenin ruhunu ve coğrafyasını en iyi yansıtacak ismin, sanatçının hemşehrisi Özcan Alper olduğunu söyledi. HABER MERKEZİ