Her zamankinden çok dayanışmayı örmeli

Kadın Haberleri —

NİLGÜN YELPAZE

Jineoloji konusundaki çalışmaların sonucu ortaya çıkan ‘Kadınlar Geleceği Örüyor’ ağı, iki yıl evvel Frankfurt’ta düzenlediği konferansın ardından, online seminer ve panellerle çalışmalarına devam ediyor. Bu panellerden sonuncusu, 12 Temmuz Pazar günü ‘Kapitalist Modernitenin Turnusol Kağıdı Olarak Korona Virüs Pandemisi’ başlığıyla canlı yayın üzerinden gerçekleşti. Panele Harsha Walla, Camille Barbagello ve Maryanne Khasina konuşmacı olarak katılırken Elif Sarıcan da moderatörlüğünü üstlendi.
Kuzey Amerika ve Kanada’ya yönelik değerlendirmelerde bulunan Harsha Walla panele ilk konuşmacı olarak katıldı. Harsha Walla’nın konuşmasının ana başlıklarını ucuz göçmen iş gücü ve kapitalizm ile ırkçılık arasındaki bağlantı oluşturdu. Walla’ya göre, kapitalizm temelini ırkçılıktan alıyor ve bundan bağımsız bir şekilde işlev görmesi de mümkün gözükmüyor. Bu yüzden de Black Lives Matter hareketi ve polisin ve hapishanelerin ortadan kaldırılması talebi sistem değişikliği açısından çok önemli bir rol oynuyor.
Korona salgını döneminde kadına yönelik şiddetin de arttığını belirten Walla, direniş anlamında da her yerde demokratik eşitlikçi feminist mücadelelerin ortaya çıktığını söylüyor. Toplumsal ilişkileri yeniden başka şekillerde hayal etmemiz gerektiğinin önemine değinen Walla’ya göre gıda bağımsızlığı, toprakların kadınlar tarafından işlenmesini ve sahiplenilmesini öne çıkarak feminist mücadelelerin de, nasıl bir toplum yaratmak istediğimiz sorusunun yanıtında önemli ipuçları taşıdığını vurguluyor.

Çekirdek aileye alternatif yaratmalıyız

Camille Barbagello ise, toplumsal yeniden üretimin önemine değindi. Özellikle İngiltere bağlamında Covid-19 ile toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiyi analiz ederken, görülen ve görünmeyen, ücretli ya da ücretsiz bakım emeğinin önemine vurgu yaptı. Barbagello’ya göre özellikle göçmen kadın işçilerin yoğunlukta çalıştığı bakım işleri pandemi sırasında romantikleştirilip toplumsal söylemde kahraman ilan edilirken, konu haklara geldiğinde ise aynı duyarlılığa rastlanmıyor. Kapitalist sistemin kendi kendisini sürdürebilmesi için vazgeçilmez noktada olan bakım emeği giderek değersizleştiriliyor. Konu çocuk bakımına ve eğitime erişime geldiğinde de yine toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri devreye giriyor. Kreşlerin ve okulların kapatılması durumunda her ne kadar anne ve babalar da eve kapanıp evden çalışmak zorunda olsalar da çocuk bakımı doğrudan kadınlara yüklenen bir iş oluyor, sınıfsal olarak internet üzeri eğitime erişimi olmayan ailelerde ise zorluklar daha da artıyor. Öte yandan devletin çekirdek aileyi ve çocuk bakımı hizmetlerini de kadınları iş gücü olarak kapitalizme angaje etmek amacıyla savunduğu görülüyor.
Barbagello bu bağlamda çekirdek ailenin de temelinden sorgulanması gerektiğini vurguluyor. Özünde şiddet ve sömürüye dayanan çekirdek aile, kapitalist toplumda devlet desteği ile varlığını sürdürürken toplumlar hayatta kalmaya devam edebilmek için çekirdek aileye hapsolmak zorunda bırakılıyor. Bu bağlamda Barbagello, toplum olarak çekirdek aile dışında birbirimizle ilgilenebileceğimiz ve dayanışma gösterebileceğimiz başka toplumsal formlar aramamız gerektiğini, çünkü şu anda yaşadığımız korona krizinin aslında gelecekte yaşayacağımız birçok ekolojik krizin de bir provası olduğunu söylüyor.

Kenya’da artan polis şiddeti

Kenya’dan panele katılan Maryanne Khasina’nın konuşmasında, kadınların bir araya gelmeye ve örgütlenmeye duyduğu ihtiyaca yönelik net vurgular dikkat çekti. Kadınların bu dünyanın devam etmesi için gereken işlerin tümünü üstlendiğini ancak kapitalizm tarafından bu değerin kadınlardan çalındığını söyleyen Khasina, pandemi süresince Kenya’da ortaya çıkan somut sorunlara da değindi. Buna göre, zengin ile fakir arasındaki uçurum derinleşirken polis şiddeti ve kadına yönelik şiddette de artış yaşandı. Bazı bölgelerde insanlar salgın sürecine rağmen evlerinden atıldılar. Aynı zamanda sağlık sektöründe çalışan emekçiler, bu süreçte yoğun çalışmalarına rağmen haklarını alamadılar ve fazladan sömürüye maruz kaldılar. Khasina, Kenya’daki polis şiddetindeki artışı tekrar tekrar vurgularken kadınlar olarak çok fazla çalıştıklarını ve eylemler düzenlediklerini vurguladı. Bu eylemlerde de zaman zaman polisin baskısına maruz kalan kadınlar olarak tek yolun örgütlenmek ve bir araya gelmek olduğunu belirtti.

Hayat eve sığar mı?

Ayşe Gökkan ise panele TJA adına Kuzey Kürdistan’dan katılarak konuşmasına özgürlük mücadelesinde hayatını kaybeden kadınları ve hapisteki kadınları selamlayarak başladı. TJA’nın hem aile ve toplum içerisinde hem de devlet seviyesinde erkek egemen zihniyete karşı mücadele ettiğini belirten Gökkan, korona döneminde kadınlara yönelik saldırıların yoğunlaştığını vurguladı. Kadınların ve çocukların yaşamına, doğaya kasteden devletin sermaye adına yaşamı katlettiğini söyleyen Gökkan, pandemi sırasında insanların evlerinde kalması gerekirken fabrikaların tamamen açık kalmaya devam ettiğini ve üretim adına işçilerin sağlığının gözden çıkarıldığını belirtti.
Öte yandan Gökkan’a göre Türkiye’de ortaya çıkan ‘hayat eve sığar’ kampanyası aslında kadınlara evde kalmasının, erkeklere hizmet etmesinin ve daha çok ev işi yapmasının üzerine örtülmüş bir perde işlevi görüyor. Bu da kadınların daha çok eve kapanarak daha çok şiddete maruz kalmasına yol açtığı için aslında pandemi sürecinde kadınların kazanılmış pozisyonlarından bir adım geriye itilmek istendiği görülüyor. Buna en önemli örnek de Kürt kadın siyasetçilerin ve toplumsal çalışmalarının salgın sırasında gözaltı ve tutuklamalar yoluyla baskı altına alınmak istenmesi oluyor.
Bir diğer öne çıkan değerlendirme ise dayanışmanın terör olarak yaftalanması üzerine. Dışarı çıkamayan, ekonomik olarak salgın sırasında kendi ihtiyaçlarını karşılamayan halkla dayanışmak için kapı kapı gezen, birbirine dokunan ve dayanışma ören kadınların devlet tarafından terörizmle suçlanmasının tesadüf olmadığına değinen Gökkan, buna rağmen TJA olarak bir alternatif ortaya koyduklarını belirtiyor.
Bir sonraki panel 19 Temmuz günü Orta Avrupa saati ile saat 19:00’da yine Youtube üzerinden canlı yayınlanacak ve gelecek panelin konusu Rojava bağlamında kadınların öz savunması olacak.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.