HACI YUSUF TOPALOÐLU/DİHABER/URFA


Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kardeşleri Mehmet ve Fatma Öcalan, yaklaşık bir yıldır İmralı’dan hiçbir haber alamadıklarını söyledi. Mehmet ve Fatma Öcalan, herkesin Öcalan’a yönelik tecridin kırılması ve özgürlüğü için ne yapabiliyorsa yapması gerektiğini ifade etti.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kardeşleri Mehmet ve Fatma Öcalan, İmralı’dan uzun süre haber alamadıklarına dikkat çekti. Kardeşi Mehmet Öcalan, 11 Eylül 2016’de yapılan görüşmeden sonra hiçbir şekilde ağabeyinden haber alamadıklarını belirtti. Öcalan, “İmralı Adası’nda durumun ne olduğunu ve yaşayıp yaşamadığından bile haberimiz yoktur. Ailenin ve avukatlarının yasal bir hakkı vardır. Devlet ve hükümet bu hakkımızı bir an önce yerine getirmelidir” diye konuştu.

Öcalan’ın sadece Türkiye’deki halklar için değil Ortadoğu halklarının geleceği için de önemli bir siyasi aktör olduğunu söyleyen Öcalan, “Ortadoğu kan deryasına dönüşmüş durumda. Bir kaos var. Bu kaosun halkların aleyhine dönmesi için Başkan’ın önemli bir konumu var. Kürt sorununun demokratik çerçevede çözülmesinin yanı sıra Ortadoğu’nun geleceği konusunda önemli bir konumu olan birinden yaklaşık bir yıldır hiçbir şekilde haber alamıyoruz. Bu kabul edilecek bir durum değildir. Biz endişeliyiz. Bundan kaynaklı bir an önce görüşmenin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye ve Ortadoğu’da yaşanan bu kanlı savaşları durduracak bir güce sahiptir. Kürt sorununun çözülmesi ve Türkiye’nin demokratikleşmesinin anahtarı İmralı’dır” diye konuştu 


Tecrit hemen kaldırılmalı

Mehmet Öcalan, şu hususlara da değindi: “Türkiye ve dünyada, bir an önce başkan ile görüşülmesi için kimin elinden ne geliyorsa yapmalıdır. Demokrat insanlar, insan hakları savunucuları, demokratik parti ve kurumlara çağrımızdır. Bu bizim hakkımızdır. Bu hakkımızdan mahrum bırakılıyoruz. İmralı tecridinin kimseye bir faydası yoktur. Tam tersi tecridin kaldırılması tüm halkların faydasınadır. Kürt ve Türk halkı başta olmak üzere tüm halklar bu savaşın ve kanın durmasını istiyor. Bunun yolunun da İmralı’dan geçtiğini biliyorlar.” 

“Bir yıl boyunca bir insanı dört duvar arasında tecritte tutmak doğru değildir ve kabul edilemez” diyen Öcalan, “Devlet istese şu an bile bizi İmralı Adası’na götürüp görüştürebilir. Hak savunucusu olduğunuzu söylüyorsunuz, bu yapılan hak gaspından başka bir şey değildir. Kimse bu durumu kabul etmemizi bizden beklemesin. Tutukluların da hükümlülerin de bir hakkı vardır. Bu haklarından mahrum bırakılamazlar” şeklinde konuştu.

‘Tedirginlik içerisinde bekliyoruz’

Kürt Halk Önderi Öcalan’ın kardeşi Fatma Öcalan ise şunları söyledi: “Haber alamadığımız için tedirginlik içerisinde bekliyoruz. Her görüşüne gittiğimde kendisi bana ‘Bir genç yaşamını yitirdiğinde ben burada çok rahatsız oluyorum’ derdi. Biz de, o da hiçbir şekilde tek damla kanın dökülmesini istemiyoruz. Görüşmeler gerçekleşseydi bu kadar genç ölmezdi. Sürekli bize iyilikten ve barıştan yana olduğunu söylüyordu” dedi.