
Sol Parti barajı aşıyor
Bunlardan iki de Kürt, Sol Parti listesinden milletvekili adayı. Kürt kurumlarının ortak adayı Ayten Kaplan, Nordrhein Westfalen Eyaleti’nde Sol Parti'nin aday listesinin 11. sırasında, yine Êzîdî Kürt siyasetçi Behiye Uca da Niedersachsen Eyaleti'ne bağlı Celle bölgesinden Sol Parti'nin tercihli aday listesinde 7. sırada yer alıyor. Sol Parti (DİE LİNKE) son kamuoyu yoklamalarına göre yüzde 10 civarındaki oy oranıyla Meclis'e kesinlikle giriyor.
Bir oy herşeyi değiştirir
Bu nedenle bir oyun dahi bu seçimler için hayati önemi var. Kürt aday Ayten Kaplan da tüm seçmenlere bu yönde çağrı yaptı. "Kürtler ve göçmenler kendi iradelerini Parlamento'ya taşımalı" diyerek yola çıkan ve Ağustos ayından bu yana sıkı bir seçim çalışması yürüten Ayten Kaplan, Pazar günü bütün seçmenlerin sandığa giderek oy kullanmalarını istedi. "Kürtlerin, göçmenlerin, azınlıkların, kadınların ve ötekileştirilenlerin sesini, temsilini Federal Parlamento'ya taşımak için irademizi sandığa gidip oy kullanarak gösterelim" diyen Ayten Kaplan devamla "Seçim günü benim bir oyum olmazsa bir şey olmaz denmemeli, bir oy bazen çok şeyi değiştirir. Onun için Pazar günü Alman vatandaşı olan herkes mutlaka oylarını kullanmalı" çağrısını yaptı.
İki oy kullanacaksınız
Seçim pusulasının iki bölümden oluştuğunu ve seçmenlerin iki oy vereceğini hatırlatan Ayten Kaplan, pusulanın sol tarafında partilerin direk adaylarının yer aldığını ancak kendileri için pusulanın sağ tarafındaki listede yer alan Sol Parti'nin (DİE-LİNKE) mutlaka işaretlenmesinin çok önemli olduğunu söyledi.
Kaplan festivalde olacak
İki aydır yoğun bir seçim süreci geçiren Ayten Kaplan bugün Dortmund kentinde gerçekleştirilecek olan 21. Uluslararası Kürt Kültür Festivali'nde yapacağı konuşmayla propanganda çalışmasını da tamamlamış olacak. Kaplan, Sol Parti'den 7 arkadaşıyla birlikte festivalde açtıkları standta seçmenlerinin görüş, öneri ve sorunlarını dinleyecek ve kendilerinden destek isteyecek.
Sorumluluğum büyük
Seçim çalışmaları sırasında Kürt, Alevi, Asuri, Ermeni, Çerkes, Pontus gibi çok zengin bir seçmen topluluğuyla yakın dialog içerisine girdiğine dikkat çeken Sol Parti adayı Ayten Kaplan, "Seçilirsem Meclis'te tüm farklı kimliklerin ve ezilenlerin sesi olacağım" dedi. BDP’nin de desteği ile NRW eyaletinde yaptığı toplantılarda Kürt seçmenlerde büyük bir coşku ve sahiplenme gördüğünü anlatan tecrübeli siyasetçi Ayten Kaplan, "Ben bu sahiplenmeye layık olmaya çalışacağım. O toplantılarda gördüğüm 'ne yapıp edip adayımızı Parlamento'ya taşımalıyız' heyecanı ve çabası bana da büyük bir sorumluluk yükledi. Milletvekili olursam büyük bir sorumlulukla görevimi yerime getireceğim” diye konuştu.
İrademiz Meclis'te olmalı
Göçmenlerin bu seçimde güçlerini birleştirmeleri halinde ortak kazanacakları bir çok şeyin olduğunu dile getiren Kaplan "Demokratik Güç Birliği, Avrupa Barış Meclisi bu birlikteliğin başlangıcıdır. Birlikteliği daha da pekiştirmek için bu gücün siyasi iradesinin de Parlamentoya yansıması gerekiyor. Bu şekilde Bundestag'ta farklı bir boyutta baskı unsuru oluşturmalı, taleplerimizi oraya taşımalı ve varlığımızı Meclis'te de hissettirmeliyiz" dedi.
MURAT ALPAVUT/DÜSSELDORF
Kürtlerin oyu Kaplan'a
Sol Parti'den aday olan Ayten Kaplan'a Kürt kurum ve örgütleri büyük bir destek veriyor. Dün bir açıklama yapan Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) de seçimlerde, Kürt siyasetçi Ayten Kaplan'ı desteklediklerini açıkladı. YXK, tüm öğrenciler ile gençleri; Kürt ve diğer göçmenlerin Parlamento'daki sesi olacağına inandıkları Kaplan’a oy vermeye çağırdı.
'Büyük koalisyon' olasılığı
Seçimlere katılan 30’un üzerindeki partiden sadece 5'i yüzde 5’lik barajı aşıp Federal Meclis'e (Bundestag) girmesi bekleniyor. Son anketlere göre; Pazar günü sandıktan en fazla oy Başbakan Angela Merkel’in partisi CDU (Hıristiyan Demokrat Birlik) ve kardeş parti CSU’ya (Hıristiyan Sosyal Birlik) çıkacak. 2009’daki genel seçimi yüzde 33.8’lik oy oranıyla kazanan kardeş partiler bloğu CDU-CSU’nun oy oranı bu kez yüzde 39’u buluyor. Ancak son zamanlarda büyük oy kaybına uğrayan koalisyonun küçük ortağı liberallerin (FDP) barajın altında kalması olasılığı son anda bir süpriz olmazsa kuvvetle muhtemel. Anamuhalefet Sosyal Demokrat Parti'nin oy oranı ise yüzde 25. Sosyal Demokratların geleneksel koalisyon ortağı Yeşiller yüzde 9, Sol Parti ise yüzde 10’luk oy oranına sahip.
Kararı Merkel verecek
Anket sonuçlarının sandığa yansıması durumunda Hıristiyan Birlik Partileri ve liberallerden oluşan koalisyon hükümeti çoğunluğa ulaşamayacak. Ancak anamuhalefetteki Sosyal Demokratlar da hem Yeşiller hem de Sol Parti’yi yanına alsa bile koalisyon için çoğunluğu elde edemeyecek. Bu durumda mümkün görünen tek seçenek Hıristiyan Birlik Partileri ile Sosyal Demokrat Parti’den oluşan yüzde 64’lük oy oranına sahip bir büyük koalisyon. Ya da teorik olarak Hıristiyan Birlik Partileri'nin Yeşiller ile koalisyona gitmesi. Ancak bu çok da mümkün görünmüyor. Zira üçüncü kez başbakanlığa seçilmesine kesin gözüyle bakılan Angela Merkel’in "SPD mi Yeşiller mi" koalisyon seçenekleriyle karşı karşıya kalırsa, eskiden ortaklık yaptığı sosyal demokratları tercih etmesi büyük olasılık.
Küçük partilerin şansı yok
Yeni kurulan partiler Korsanlar ve Almanya İçin Alternatif’in alacakları oy oranının yüzde 5’i aşması zor görünüyor. Türkiye kökenli Almanların kurduğu BIG (Yaratıcılık ve Adalet İçin İttifak) partisinin ise hiç şansı yok gibi. NSU cinayetleriyle gündeme gelen hatta bir dönem kapatılması dahi tartışılan aşırı sağcı ve göçmen karşıtı NPD (Almanya Nasyonal Demokrasi Partisi) de Meclis'e giremiyor. Bu partinin oy oranı kamuoyu yoklamalarında yüzde 1 civarında (2009 seçimlerinde yüzde 1,5 olmuştu) görülüyor.
Hessen'da da seçim var
Pazar günü Federal seçimlerin yanısıra, Almanya’nın en büyük eyaletlerinden Hessen’de de Eyalet Meclisi seçimi yapılacak. Hessen'da ise genel eğilimin aksine ibreler SPD-Yeşil ortaklığının, şu an iktidarda olan CDU-FDP hükümetini sandıkta yenilgiye uğratacağını gösteriyor.