Serêkaniyê’de çetelerin işgali döneminde cezaevi olarak kullanılan zulüm ve işkence hücrelerini resim atölyelerine dönüştüren ressam Rêbwar Sîpan, resimlerini en çok da çocuklara iyi bir şeyler verebilmek için yaptığını belirterek “tüm sanatçıları Rojava devrimine renk katmaya davet ediyorum” dedi.

Rêbwar Sîpan 30 yıllık ömrünün yarısını resimle sürdürdü. Rojhilat Kürdistan’ında başlayan yaşam öyküsü, onu çocuklara gençlere iyi bir şey verebilmek için sürüklediği hayatı, son bir yıldır Rojava halk devriminin inşa çalışmalarıyla devam ediyor.


Sine’den Serêkaniyê’ye…

Rojhilat’ın Sîne’ye bağlı Kamiyaran kentinde dünyaya gelen Rêbwar Sîpan, kültürel çalışmaların önemli bir dalı olan resim sanatı ile 15 yıldan fazla bir süredir uğraşıyor. 8’inci sınıfa giderken resim yapma yeteneğini keşfeden hocası, babasına Sîne veya büyük bir kentte eğitim almasını önerir. 9’uncu sınıfa geçtiğinde babası Sîne’de resim dersleri alabileceği bir hocanın yanına gönderir. Tahran Üniversitesinde resim bölümü okuyan Rêbwar Sîpan, İran’da yapılan resim yarışmalarının 4’ünde birinci olarak ödüller kazanır.

Adının anlamı “yolcu” olan Rojava Sanat Akademisi üyesi Rêbwar Sîpan Sinê, Tahran ve Kamîran’da 20’den fazla sergi açmanın yanı sıra 4 yıl Kamyaran kentinde ve köyündeki çocuklara resim eğitimi vermiş.


‘Sanatçı içindekileri yansıtandır’

“Resimlerimi en çok da çocuklara iyi bir şeyler verebilmek için yapıyorum” diyen sanatçı, insanı diğer canlılardan ayıran toplumsal karakterine dem vuruyor. Sanatçı için bir şeyin çok önemli olduğunu dile getiren Sîpan; “Sanatçının içindekileri aktarabilmesi lazım. Bu ister bir konuşma olsun, bir yara ya da acı, işte tüm bunları kağıda dökmek, kumaşa, duvara yansıtabilmek” asıl olandır diyor. İnsanın sadece gördükleri ve bildikleri ile yetinen ya da bireysel çıkarlar temelinde yaşayan bir varlık olmadığı, tersine kolektif ilişki içinde olduğunu şu sözlerle hatırlattı: “İnsan neyi almışsa onu da sunmakla mükelleftir. O yüzden de yanı başımda komşumun akrabamın vb. iyi bir şey öğrenmesi asıl gayemdir. Rojhilat’ta bunu bir nebze olsun yapabildim.”


Kürtler potansiyel “suçlu”

Kürt’sen ve hele ki yurtseversen, devlet için potansiyel bir sorun olur çıkarsın. İran rejiminin Kürtlere yönelik her anlamda sansür uygulaması temel kültürel haklarda kısıtlama ve baskıları zaten ortadadır. Yaklaşık 7 yıl önce İran zindanlarında 5 ay tutsak kalan Rêbwar Sîpan İran rejiminin Kürtlere yönelik izolasyonu şöyle dile getirdi: “Sana uygulanan esas baskı yurtsever değerlerinden vazgeç yaklaşımıdır. 5 ay zindanda kaldıktan sonra şartlı tahliye edildim. Bana 13 yıl boyunca her hangi bir suç işlemem dahilinde 20 yıl ceza alacağımı söylediler.”


Rojava devrim durağı

Sîpan zindandan çıktıktan sonra Süleymaniye’ye gider. Burada birkaç yıl kaldığı süre boyunca sergiler açar, resim kursları verir. Süleymaniye’den Avrupa’ya çıkma temelinde gittiği İstanbul’da internet aracılığı ile Rojava’daki arkadaşları ile konuşur. Arkadaşları Rojava’ya gelmesini, buradaki çalışmalarda yer almasını önerirler. Her hangi bir kaygı gütmeden ertesi gün Cizîra Botan’a geçer. Oradan da sınırı aşarak Rojava’ya. Rojava’da devrimin yüklediği sorumluluklar temelinde çalışmalarımı daha da genişleterek yürütmeye başlar. “İlk geldiğimde buradaki toplumsal şekillenmeyi tanımıyordum. Dili de iyi konuşamıyordum. Soranîce ve Kurmancîyi iç içe konuşuyordum” diyen Rêbwar Sîpan, “İlk olarak Dêrik’te Kültür ve Sanat çalışmalarına katıldım. İlkin çalışmalarım için burada bir yer hazırladım bir ay içerisinde de 50-60 civarı karakalem ve yağlı boya resimleri çizdim. Daha sonra kurs vermeye başladım. Rojava’daki ilk kurs deneyimimde 75 öğrencim oldu” dedi. Sanatçı geçtiğimiz yaz 2 ay boyunca Cizîrê Kantonu’nda başta Amûdê olmak üzere Qamişlo, Dêrik, Rimelan, Dirbêsiye ve tüm illerde birer haftalık resim sergisi açtı.

Yaptığı resimlerde toplumun yaşadıklarını duvarlara irili ufaklı nakşeden Sîpan, toplumun yaşadıklarını da motifleriyle yansıtarak insanların anlam dünyasına hitap etmeyi başarıyor. Şipan’ın çevre temizliğinin önemi üzerine Dêrik sokaklarında dünyadan kaçan 500 fare resmini çizdiği bir resim, çevredekilerin kendilerini sorgulamasına neden olmuş. İnsanlar o resimden sonra çevrenin kirli olması bizim için bir ayıptır diyerek, çevre temizliğine daha da önem vermişler. Resimlerinde en çok dikkatimizi çeken biri de silahın önünde duran bir gül. Bu resmin anlamını soruyoruz? O da, YPG/YPJ savaşçılarını tasvir etmek istediğini, YPG’nin yürüttüğü savaşın yaşamın güzelliğini kanıtlamak için olduğunu söylüyor.


Êzîdî çocuklara eğitim

Dêrik’te bulunduğu sürelerde Şengal katliamından kurtularak Newroz kampına gelen Êzîdî halkına destek olabilmek amacı ile kültür sanat çalışmalarından 11 kişiyle birlikte kampa giderler. Sîpan ve arkadaşları kampın yerleşiminden, temizliğine kadar birçok çalışmaya girerler. Kendilerine sunulan imkanla 2 çadır açtıklarını, burada çocuklara ve gençlere müzik, resim, tiyatro, dil vb. sanatın diğer dallarında eğitsel çalışmalar başlattıklarını söyleyen Rêbwar Sîpan, kendisinin de 3 aylık süre zarfında sanat tarihi dersi ve resim dersleri verdiğini, kısa filmler çektiğini belirtti.


Zindanı resim atölyesine çevirdi

Sîpan’ın Serêkaniyê kentindeki resim atölyesi oldukça ilginç bir mekan. Çetelerin işgali döneminde cezaevi olarak kullanılan zulüm ve işkencenin kol gezdiği hücreler, resim atölyelerine dönüştü. Bir dönemler kimsenin gidip görmek istemediği bu yer sanat devrimi sayesinde artık duvarlarda kan değil, elvan izleri taşıyor.  Çalışmalarını ileride açılacak sanat akademisinde büyüterek sürdüreceğini belirten Rêbwar, “Herkesi devrime renk katmaya davet ediyorum” diyor.


ALÎŞÊR DILOVAN/ANHA/SERÊKANIYÊ