Pulitzer ödüllü Amerikalı gazeteci Seymour Hersh, "The Red Line and The Rat Line" (Kırmızı Hat ve Gizli Hat) adlı makalesinde yer verdiği, geçen yıl Ağustos ayında Suriye'de düzenlenen kimyasal saldırının arkasında Türk hükümetinin olduğu bilgisinin arkasında duruyor.
Ortadoğu başta olmak üzere uluslarası araştırmalarıyla tanınan gazeteci Seymour Hersh'in 4 Nisan'da London Review of Books sitesinde "The Red Line and The Rat Line" (Kırmızı Hat ve Gizli Hat) başlıklı bir makalesi yayımlandı. Hersh, Amerikalı istihbarat yetkililerinin ifadeleri ve istihbarat belgelerine dayandırdığı makalede, 21 Ağustos'ta Şam'ın Guta bölgesindeki sarin gazlı saldırının Türk Başbakan Erdoğan'ın bilgisi dahilinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve jandarmanın aktif desteği ve teşvikiyle El Kaide bağlantılı El Nusra tarafından yapıldığı iddia ediliyor.

'Amaç Obama'yı zorlamaktı'

Ortadoğu uzmanı gazeteciye göre, yüzlerce sivilin ölümüne neden olan saldırıyla AKP hükümetinin amacı, kimyasal silah kullanımını 'kırmızı çizgisi' olarak belirleyen Obama yönetimini, "Suriye’ye askeri operasyon düzenlemeye zorlamaktı." Hersh'in makalesinde ayrıca, istihbarat raporuna dayandırılarak 'The Rat Line' (Gizli Hat) olarak tanımlanan hatta, Libya’daki silahların ve cephaneliğin "Türkiye üzerinden Suriye’deki cihatçı gruplara iletildiği" öne sürülüyor.

Eleştirilere tepki gösterdi
BBC Türkçe’den Çağıl Kasapoğlu'nun sorularını yanıtlayan gazeteci Seymour Hersh, 'kanıtların yetersiz olduğu ve kaynakların isimsiz olması nedeniyle makalenin güvenilirliğine dair soru işaretleri olduğu' yönündeki eleştirilerine sert tepki göstererek şunları söyledi: "Herkes zaten öyle der… Ben çok uzun zamandır bu işi yapıyorum. ABD’nin El Nusra gibi gruplar hakkında ne bilip ne bilmediğine dair sorular içeren ve 21 Ağustos’tan çok önce sarin gazı üretebilme kapasitelerine dair en az bir belgeye erişimim var. Bu iddialar çok meşru iddialar. İnsanlar için 'kaynakların isimsiz olması' yapılabilecek en basit eleştiri. İsimlerini verirsem hepsi işini kaybeder. Herkes istediğini söyleyebilir.”

Beyaz Saray'a yanıt
Haberdeki bazı iddiaları yalanlayan Beyaz Saray, Suriyeli muhaliflerin kimyasal silah kapasitelerine ilişkin hazırlandığı belirtilen istihbarat raporu için de "Ne böyle bir rapor istenmiştir, ne de [onlar tarafından] hazırlanmıştır" demişti. Hersh, Beyaz Saray’ın bu yalanlaması için de "O zaman nasıl oluyor da ben makalemde onların ifadelerini kullanabiliyorum. Eğer benim elimde varsa ve ben onu kullanabiliyorsam, nasıl öyle bir belge olmadığını söyleyebilirler?" yanıtını veriyor.

Başka belgeler de var

Hersh, makalesinde referans verdiği belge dışında da belgeler olduğunu ve bu belgelerde "El Nusra’nın eğitimine MİT ve jandarmanın dahil olduğuna" ilişkin bilgiler yer aldığını da şu sözlerle ifade etti: "Türkiye’de MİT ve jandarmanın, (El Nusra’nın) eğitilmesine, bu kimyasal silahları nasıl kullanacaklarını öğrenmelerine yardımcısı olduklarından şüphelenmek için bazı sebepler olduğu belirtiliyor."  
Hersh şöyle devam etti: "Bu belge Ağustos ayında geldiğinde gaz saldırısı gerçekleşti. Tek şüpheli Suriye ordusuydu. Ama normal, standart bir düşünce yapısında diğer tarafın da gaza sahip olduğu bilgisi varken, diğer tarafın da yapmış olabileceği düşüncesi de olmalıydı. Ama tek şüpheli Beşar Esad’dı."


Kaynak ordu içinden mi?
Seymour Hersh, "Makalede yer alan iddialar ABD yönetimindeki karar mercilerin görüşü mü, yoksa kaynakların bireysel görüşleri mi?" sorusuna da şu yanıtı verdi: "Ben, ABD Başkanı’na giden ve Guta’nın doğusunda elde edilen sarinle, Suriye ordusunun mühimmat deposundaki sarinin aynı olmadığını söyleyen ABD Genelkurmay Başkanlığı’ndaki isimler hakkında yazıyorum. Dolayısıyla bunların yalnızca 'dışarıdakiler mi' yoksa 'içeridekiler mi' olduğuna siz karar verin. Tabi ki bunun hakkında konuşmayacağım."

'Savaşı Esad kazanır'
'BBC'nin 'The World Tonight' adlı radyo programına da katılan Hersh, "Savaşı Beşar Esad kazanır ve Türkiye dahil bölge büyük bir karmaşaya sürüklenir" dedi.

 HABER MERKEZİ