
KCD-E, "Paris Katliamı'nı yapanlar Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünü istemeyen, buna karşıt olan güçlerdir. Bu cinayet aydınlatılmadan Kürt sorununda çözüm olacağını, Türkiye'de demokratikleşme olacağını kimse düşünmemeli" dedi. Fransa'nın katliama ilişkin kamuoyunu aydınlatıcı herhangi bir açıklama yapmadığına dikkat çeken KCD-E, "Fransa devletinin bir biçimde suç ortağı konumunda olabileceği ihtimali bu nedenle giderek daha çok güçlenmektedir" vurgusunda bulundu.
"Sara, Rojbin ve Ronahi’ye karşı sorumluluğumuzu mücadeleyi büyüterek, onların anılarını ancak özgürlük tutkusunun zafere ulaştırarak yerine getirebiliriz" diyen KCD–E, 11 Ocak tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te yapılacak kitlesel eyleme Avrupa’daki Kürt halkı ve dostlarının katılması çağrısında bulundu.
TJKE: Katliamcılar korunuyor
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJKE) tarafından yapılan yazılı açıklamada, katliamın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hala sorumluların açığa çıkarılmadığına vurgu yapılarak, "Katliamın sorumluları başta Fransa makamları tarafından ölüm sessizliğiyle adeta korumaya alınmaktadır” denildi.
Sakine Cansız'ın Kürdistan Özgür Kadın Hareketi'nin kurucusu ve öncüsü; Fidan Doğan'ın halkların ortak mücadelesine büyük inançla bağlı olan bir kadın diplomat; Leyla Şaylemez'in kapitalizme ve her türlü sömürüye karşı mücadele ettiğine vurgu yapılan açıklamada, "Ancak her 3 Kürt kadını, Kürt halkının özgürlük, eşitlik ve demokrasi taleplerine silahla, işkenceyle, ölümle cevap veren güçler tarafından alçakça katledilmişlerdir. Aynı özgürlük ve eşitlik için mücadele eden ve 15 Ocak 1919'da Berlin'de Alman devlet güçlerince katledilen Roza Lüksemburg gibi...” ifadelerine yer verildi.
Üç kadın devrimcinin katillerinin ortaya çıkarılması ve hesap sorulması için bir yıldır Kürdistanlı kadınlar ve dostlarının Fransız makamlarına adaletin yerine getirilmesi için seslendiğinin ve "Adalet istiyoruz" dediklerinin ifade edildiği açıklamada “Ancak bugüne dek hiçbir somut adım atılmamıştır. Ve artık Fransa'nın bu ölüm sessizliği karşısında 'Suskunluğunuz suçluluğunuzdandır' diyor, katliamı ve katliamcıları büyük bir öfke ve nefretle kınıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
9 Ocak gününü'nün "Özgür yaşamda ısrar, uluslararası kadın dayanışma günü" olarak ilan edildiğini hatırlatan TJKE, "Paris'te katledilen Sara, Rojbin ve Ronahi yoldaşlarımızı saygıyla anıyor, katliamın sorumlularını kınıyor, sorumluları açığa çıkarma ve insanlık önünde bunlardan hesap sormak için 11 Ocak 2014 tarihinde Paris’te yapacağımız merkezi yürüyüşe dostlarımızı ve devrimci güçleri katılmaya ve Kürt halkı ve kadınları ile dayanışmaya çağırıyoruz. Bunun için on binler katliamı aydınlatma bilinci ve inancı ile o gün Paris’e akmalıdır" dedi.
HABER MERKEZİ
KJB: Komplonun devamıdır
Paris Katliamı’nın uluslararası komplonun devamı olduğunu belirten Kürt Kadın Hareketi (KJB) Koordinasyonu, Kürt halkına katliamcı güçlerin vermek istediği mesajı, üç kadının mücadelesini sahiplenerek ve yükselterek yerle bir etmeye çağırdı.
“Kadın özgürlük hareketi olarak bu alçakça saldırıyı, katliamı kınıyoruz. Önderlik ve şehitler çizgisinde yeniden, kendimizi yaratma, onların anılarına doğru sahip çıkma, özlemlerini ve amaçlarını mutlak suretle başarma sözümüzü bir kez daha yineliyoruz” diye devam eden KJB Koordinasyonu, "Bu katliamın failleri uluslararası NATO-Gladyo ve onun uzantısı olan yeşil Ergenekon ve paralel devlet güçleridir" dedi. Bu güçlerin 200 yıldır Kürdistan’da sayısız katliam gerçekleştirdiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi: "Paris Katliamı da bu güçler tarafından yapılmıştır. Türkiye’de kendisini kurumlaştıran paralel devletin ve AKP Hükümeti'nin temel hedefi Kürt halkının özgür iradesini temsil eden PKK’yi, ve kadın özgürlük hareketimizi tasfiye etmektir. Dolayısıyla dünya devletleri bu durum karşısında kayıtsız kalmış ve kalmaya devam etmektedir. Paris Katliamı karşısında daha ilk günden itibaren başta Fransa devleti olmak üzere tüm dünya devletlerinin sessiz ve seyirci bir tutum takınmaları hiçbir kuşkuya yer bırakmadan bu olayın failleri ile ortak bir cephede yer aldıklarını, gösterdikleri sessiz tavırlarıyla beyan etmişlerdir. Paris Katliamı üzerinden bir yıl geçmesine ve faillerin net bilinmesine rağmen, katliamın aydınlatılmasına dönük ciddi bir reaksiyon gösterilmemiş, aksine katliamın üstünü örtmek isteyen Avrupa devletleri de bu tutumlarıyla direk veya dolaylı olarak bir kez daha komplonun içinde olduğunu göstermişlerdir."
Katliam karşısında Avrupa’dan Amed’e, Dersim’den Mersin’e, Qamışlo’dan, Süleymaniye’ye bütün Kürdistan’da ve dünyanın dört bir yanında yediden yetmişe herkesin gösterdiği ruh, duruş ile soykırımcı ve katliamcı güçlerin vermek istedikleri mesajın yerle bir edildiği kaydedilen açıklamada, "Avrupa’daki Kürtler, başta kadınlar olmak üzere tüm dostlarımız büyük bir sahiplenmeyi Paris’te, diğer tüm alanda meydanlara dökülerek özgürlük çığlıklarıyla, her türlü eylem ve etkinlikleriyle ortaya koymuştur. Bu katliama karşı milyonlarca insan büyük bir iradeyle, kararlılıkla, devrimci bir ruhla özgürlük ve demokrasi mücadelesine yürek veren üç Kürt kadın devrimci yoldaşımızı sahiplenmiş, özgür ve demokratik bir topluma ve yaşama ulaşma kararlılığını ortaya koymuştur" ifadelerine yer verildi.
"Paris Katliamının 1. yıldönümünde Kadın Özgürlük Hareketi’nin mimarı olan Rêber Apo’yla yoldaş olmayı bilen Sara, Rojbin ve Ronahi yoldaşlarla yoldaş olmanın bilinciyle yürüyeceğimize dair özgürlük yeminimizi ve zafer andımızı bir kez daha yineliyoruz" diyen KJB, kadınlar başta olmak üzere, Kürt halkını ve devrimci demokrat dostları ve çevreleri Sara, Rojbin ve Ronahi'nin mücadelesini sahiplenmeye ve yükseltmeye çağırdı.
ANF/BEHDİNAN
FEDA: Adalet için Paris'e
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), hak ve hakikatin yolunda durmuş olan Alevileri 11 Ocak’ta Paris’te olmaya çağırdı.
FEDA tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez canlarımız Hakka yürüyerek çoğaldılar. Daha başından itibaren mazlum Kürt halkına karşı yasa ve hukuk tanımayan bir keyfilikle hareket edenler, hala bu vurdumduymaz tavırlarını sürdürmektedirler. Bu nedenledir ki, ‘Suskunluğunuz ortaklığınızdan mıdır’ diye tekrar soruyoruz. Ve bu hukuksuzluk devam ettikçe de soracağız ve kuşku duyacağız” dedi.
İnsan haklarıyla övünen Avrupa’nın göbeğinde bu cinayetin işlendiğini hatırlatan FEDA, “Söz konusu katliamın üzerinden tam bir yıl geçmiş olmasına ve Kürt halkı adalet taleplerini haykırıyor olmasına karşın katliama ilişkin hiçbir açıklama yapılmaması, aynı zamanda kendi hukuk sistemlerini de hiçe saymak anlamına gelmektedir. Bütün gelişmeler Türk Devletine işaret etmekte ve gelinen aşamada konu bütün çıplaklığıyla Avrupa Birliği’nin de önünde durmaktadır” ifadesini kullandı.
Hak ve hakkaniyet yerini bulsun diye hakkaniyet istediklerini belirten Demokratik Alevi Federasyonu, Fransa Hükümeti ve yargısını da ülkenin sloganı haline gelen “Adalet, eşitlik, özgürlük” şiarını sahiplenmeye ve katliamı aydınlatmaya çağırdı.
FEDA Alevilere de, “Hak ve hakikatin yolunda durmuş olan Kızılbaş-Alevileri zulme ve çağdaş Muaviyelere karşı haykırmak için, adaletin sağlanması için 11 Ocak’ta Paris’te olma” çağrısında bulundu.