Film, faili meçhul cinayetler, işkence, cezaevi, köy yakmalar, adaletsiz yargılamalar olmak üzere Türkiye'nin Kürdistan'daki kirli dosyasını beyaz perdeye aktarıyor. Önceki gün Bochum Ruhr Üniversitesi’nde start alan gösterim,  Paris, Viyana, Göttingen, Stuttgart, Düsseldorf, Köln, Mainz, Bielefeld, olmak üzere birçok yerde devam edecek. Film gösterimiyle birlikte Av. Eren Keskin’in katılımıyla Kürt kadının mücadelesini anlatan paneller de yapılacak.

Gelişen kadın mücadelesi

Ruhr Üniversitesi’nin Kültürcafe de dün yapılan film gösterimine yönetmen Yüksel Yavuz ve Kürt kadın siyasetçi Gönül Kaya, Ceni kadın Barış Bürosu, Almanya Kürt Enstitüsü ve YXK temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Gösterim öncesi bir konuşma yapan Gönül Kaya, “Hêvî” belgeselinin Kürdistan’da gelişen kadın mücadelesini anlattığını belirterek, ”Tarih boyunca Kürt kadını sürekli bir baskı altında yaşadı. Yok sayıldı, görmemezlikten gelindi. Kadının kaderi halkın kaderinden daha da kötüydü. 40 yıllık Kürt Özgürlük Mücadelesiyle birlikte kadın farklı bir konuma geldi. Toplum içerisinde saygınlık kazandı. Burada kuşkusuz özgürlük hareketinin rolü tartışılmazdır. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez. Herkes bunun bilincinde olmalı” diye konuştu. Kadın siyasetçi Kaya, konuşmasında filmin önemli bölümünün ayrıldığı Sakine Cansız’ın mücadelesine de değinerek, şunları söyledi: ”Sakine Cansız, Kürt özgürlük mücadelesinin sembolüdür. O kişiliğiyle, yaşamıyla bunu kanıtlamış ve önder olmuştur, Kürt kadınına. Kürt kadının mücadelesini anlatan böylesi filmlerinin olması önemlidir. ”

Kadınlar umut
Film gösteriminin ardından Yavuz, seyircilerin sorularını yanıtladı. Yavuz, amacının Kürt sorunun Avrupa ve dünya kamuoyuna aktarmak olduğunu belirterek, hikayeleri bu perspektifle ele aldığını söyledi. Yavuz, ”Kürt Özgürlük Hareketinin tarihi, tüm hak ihlallerine, failleri aslında belli olan cinayetlere, ölüm ve katliamlara karşı verilmiş ve bedeli çok ağır olan bir mücadeleler tarihidir aynı zamanda. ’Hêvî’ bu mücadeleyi kadın perspektifinden anlatan bir film. Kadın perspektifi derken, bir taraftan da Kürt kadınının özgürlük mücadelesinde katettiği yolu ve bu mücadelenin kadına kazandırdığı yönleri de anlatmak istedim. Bunu yaparken yıllardan beri siyasetin içinde olan, insan hakları aktivistleri ve gerilla mücadelesinde bulunmuş kadınları dahil etmek istedim.'' Seyircilerden gelen “filminizin ismini neden Hêvî koydunuz?“ sorusuna Yavuz, “Kürt Özgürlük Mücadelesinde kadınların ağırlığı ve özgünlüğünü bir umut olarak gördük. Onun için bu ismi koyduk. Zaten Sakine Cansız’ın şansında verilen mücadele bunun somut bir  örneğidir“ dedi.


ALİ GÜLER/ANF/BOCHUM