Hewlêr’e Kürt barışı için gittiler
Dünya Haberleri —

Barış Heyeti
- Cenevre Kanton Milletvekili Remy Pagani: Dün DAİŞ’e ve bölgede radikal İslamcılara karşı verdikleri mücadele herkes tarafından alkışlandı. Şu an Erdoğan işgali karşısında ise Avrupa sessiz.”
- Özgür İşçiler Sendikası (FAU) Uluslararası Komitesi’nden Wolf Meyer: Buradayız çünkü Türkiye diktatörlüğüne karşı mücadele eden Kürt hareketi ile dayanışma içindeyiz”
- Ende Gelände’den Sina Reisch: ”Barış Delegasyonu olarak Başûr’daki halkla dayanışmak, buradaki savaşa ilişkin bilgi almak ve uluslararası kamuoyu oluşturmak için geldik.
DİLAN KARACADAĞ
Avrupa’nın birçok kentinden Türk devletinin işgal saldırılarına karşı gittikleri Hewlêr’de KDP’nin engeline takılan Barış Heyeti üyeleri, Türk devlet zihniyeti ile yüz yüze kaldıklarını söyledi.
Avrupa’nın birçok kentinden Hewlêr’e giden Barış Heyeti üyeleri Türk işgal saldırılarının sonlandırılması ve Kürt güçleri arasında diyalog kurulması talebiyle bölgede girişimlerini sürdürüyor. Heyet içerisinde yer alan isimler gazetemize konuşarak girişimlerini ve maruz kaldıkları uygulamaları anlattı.
Heyet içerisinde yer alan isimlerden birisi Remy Pagani. Yaklaşık 20 yıldır sendikal faaliyetler içerisinde yer alan ve 15 yıldır Cenevre Kantonu’nda milletvekili olan Pagani aynı zamanda Cenevre eski Belediye Başkanı. Pagani, Hewlêr’e ulaşır ulaşmaz bir delegasyon oluşturduklarını dile getirerek, “Delegasyonda kadın temsilciler, politik şahsiyetler, dernek yöneticileri gibi çok farklı kesimlerden kişiler yer alıyor" dedi. Önce gazetecilerle bir araya geldiklerini ardından bölgede bulunan eski parlamenterlerle görüştüklerini aktaran Pagani, “Geliş nedenimizin bölgeye yapılan saldırılar olduğunu, Erdoğan’ın yaptığı operasyonların Kürdistan ile sınırlı olmadığını belirttik” diye kaydetti.
Polisle bize yanıt verildi
Temaslarının Goran parlamento gurubu ve sivil toplum örgütleriyle sürdüğünü dile getiren Pagani, Hewlêr’e ulaştıklarında Dışişleri Bakanı tarafından karşılandıklarını belirterek, “Bakana köyleri ziyaret etmek istediğimizi ifade ettik. O anda cevap vermedi. BM Ofisi önünde açıklama yapmak istediğimizde polis ile yanıt vermiş oldu” şeklinde konuştu. Ablukanın yapmak istedikleri ziyaretleri engellemeye yönelik olduğunu vurgulayan Pagani, başka hiçbir ülkede böyle bir skandalla karşılaşmadığını ifade etti.
Avrupa’nın sessizliğine karşı
Pagani, şunları söyledi: “Kürdistan güçlerinin mücadelesi Avrupa tarafından tanınıyor. Dün DAİŞ’e ve bölgede radikal İslamcılara karşı verdikleri mücadele herkes tarafından alkışlandı. Şu an Erdoğan işgal, şiddeti ve bombardımanı karşısında ise Avrupa sessiz. Bu nedenle biz buradayız ve Avrupa vatandaşları ve temsilcileri olarak bu topraklarda bunun yaşanmasını istemiyoruz. Bunu söylemek için buradayız. Buradaki otoritelerin bu mesajımız ve ziyaretimizden memnun olmalarını beklerdik ama böyle bir karşılama görmedik.”
Erdoğan geri çekilmeli
Bölgeye yönelik işgal saldırılarına ilişkin tehlikeli bir süreç işlediğine işaret eden Pagani şöyle devam etti: "Ben hukuktan yanayım. Erdoğan’ın uluslararası toplum tarafından karar verilen sınırlara saygı duyması ve uluslararası toplumda kabul görmesi için geri çekilmesi gerekiyor. İkinci Dünya savaşından sonra ilk kez sınırların değişimi için bir hareket söz konusu. Ülke sınırları ötesinde bir değişim yapmak isteyen bir saldırı var. Bu çok tehlikeli ve sadece bölge için değil Avrupa için de bir tehlike. Bizler adalet, barış ve uluslararası hukuk anlamında dayanışma çerçevesinde Kürt halkının yanında olduğumuzu ifade etmek için buradayız. Bu çok önemli. Çünkü bu sürece tanık olmak ve uluslararası dayanışmayı örgütlemek için bu gerekli. Yoksa bölge tam bir karanlıkla karşı karşıya ve yaşananlar karanlıkta kalacak!"
Güney hükümeti Erdoğan’ın yanında
Sol Parti’nin Gençlik Kolu Linksjugend’ten Selin Gören de gitmeden önceden vermek istedikleri mesajın kolay olmayacağını bildiklerini ancak bu derece bir engelleme ile karşılaşmayı beklemediklerini aktardı. Güney hükümetinin, Erdoğan’ın Kürt halkını sindirme siyasetine destek olduğunu vurgulayan Gören, “KDP güçlerinin BM önünde açıklama yapmamızı engellemesi de bunun bir parçasıdır; Erdoğan’ın baskıcı politikalarını sürdürmesine kolaylık sağlayan Güney hükümeti olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu bizleri çok üzüyor ve öfkelendiriyor” dedi.
Hükümet önümüze taşlar koydu
Barış Heyeti’nde yer alan Özgür İşçiler Sendikası (FAU) Uluslararası Komitesi’nden Wolf Meyer ise buradaki karmaşık siyasete tanıklık ettiklerini söyledi. Meyer, "Buradaki duruma ilişkin de bir izlenim edindik. Laleş’e davet edildik, bu bizim için gurur vericiydi. Orada göç eden ve kamplarda yaşayan Êzîdî halkıyla tanıştık" dedi. Farklı sendika temsilcileri ve parlamento partileriyle de temaslarda bulunma ve onlara soru sorma şansı bulduklarını söyleyen Meyer, "Hewlêr hükümeti tarafından ise önümüze taşlar dizildi; heyetimizin büyük bir kısmının ülkeye girişi yasaklandı, BM önündeki basın açıklamamız engellendi" dedi.
Almanya’nın yasak kararı skandal
"Alman hükümetinin de gidişleri engelleyerek Türk devletinin yanında durması büyük bir skandaldır" diyen Meyer, "Böylece ekonomik çıkarılarını esas alarak insanı çıkarıları yok sayıyor ve insan haklarını ayaklar altına alıyor" dedi.
Kürtlerle dayanışma içindeyiz
Sendika olarak yaşanabilir bir dünya için mücadele ettiklerini ve bu yüzden bu heyette yer aldığını belirten Meyer, "Buradayız çünkü Türkiye diktatörlüğüne karşı mücadele eden Kürt hareketi ile dayanışma içindeyiz” diyerek değişim için birlikte mücadelenin önemine vurgu yaptı.
İşgal görmezden geliniyor
Çevre hareketinden Ende Gelände’den Sina Reisch ise amaçlarını ve temaslarını şu sözlerle paylaştı: ”Barış Delegasyonu olarak Başûr’daki halkla dayanışmak, buradaki savaşa ilişkin bilgi almak ve uluslararası kamuoyu oluşturmak için geldik. Kandil dağlarına gittik; farklı bölgeleri gezdik, Êzîdîleri ziyaret ettik, Baba Şêx ile tanıştık ve Laleş’i ziyaret ettik. Mülteci kamplarında yaşayan Êzîdîleri ziyaret ettik. İnsanlık dışı yaşam alanlarına şahit olduk. Onurlu bir yaşam için onlarla dayanışma içerisinde ve destek olmak istiyoruz" dedi.
Dayanışmayı sürdüreceğiz
France Kurdistan Dayanışma Derneği "Kürdistan'a bombardımanı durdurun" çağrısı yaptı. Dernek tarafından yapılan yazılı açıklamada Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal saldırısına tepki göstererek, "Sivilleri bombalayarak ve köyleri yıkarak şiddetli bir saldırı yürütüyor" dedi. Fransa başta olmak üzere Avrupalı liderlere Kürtlere yönelik bombalamaların durdurulması ve Türk devletinin uluslararası hukuku ihlal ederek uyguladığı toprak ilhakı politikasına son verilmesi yönünde çağrı yapılması talep edilen açıklamada, "Kürt halkıyla dayanışmamız sürecek" mesajı verildi.














