Büyülü dağlar, büyülü köyler… Dağların ortasında derin vadilerde kurulmuş Hewraman köyleri… Evleri üst üste bir merdiven gibi. Birinin damı, diğer evin avlusunun içine giriyor. Dünyanın en ilginç mimarisine sahip.

  Seyit EVRAN  

Dağların ortasında derin vadilerde kurulmuş köyler… Evleri üst üste bir merdiven gibi. Birinin damı, diğer evin avlusunun içine giriyor. Dünyanın en ilginç mimarisi belki de. Yaşamın tümüyle doğal olduğu bir coğrafya. Burası Hewraman.

Hewramanilerin şehirle ilişkileri çok az. Doğayla iç içe yaşayan bir toplum. Sadece çay, şeker almak için şehre iniyorlar. Neredeyse Hewramanlıların çoğu yüz yaşına kadar yaşıyor. İnsan dağda hayatını sürdürünce, yiyip içtikleri doğal olunca yaşam da uzun sürüyor.

Hewramanlıların Kürtlerin en eski dilini konuştuğu söylenir. Dimilî ya da Kirmanc olarak bilinen Kürtlerle aynı dili konuştuklarına dair güçlü veriler var.

Aslında herkesin orada uzaklarda bir diyar olarak bildiği Hewraman, keşfedilmeyi bekleyen büyülü bir coğrafya.

Böl böl, parçala parçala…

Kürdistan’ın yaşadığı kaderin bir benzerini yaşayan Hewraman, Irak ve İran arasında ikiye bölünmüş bir coğrafya. Halepçe ve Şarezor’un büyük çoğunluğu Hewramî köyleridir. İki ülke arasında bölünen bölge, İran tarafından Sinê ve Kirmanşan arasında da kendi içinde ikiye bölünmüş durumda. Her iki parçada yaklaşık 400 ila 600 Hewramî köyü olduğu söyleniyor. Kirmanşan’dan sonra Pawê ve Newsûd şehirlerinin tamamı da Hewramîlerin yaşadığı bölgedir.

Hewraman, Mêrîwan’ın bir bölümünü de kapsıyor. Hewraman Text olarak bilinen Hewraman’ın merkezi, Mêrîwan sınırları içindedir. Yaklaşık 6 bin yıllık bir tarihi geçmişe sahip ve 5 bin haneden oluşan Hewraman Text, bölgenin en büyük şehridir.

Mêrîwan sınırları içinde olan Hewraman, Kosalan ve Şaho gibi iki asi, heybetli dağı içine alır. Bu iki dağ silsilesi Kirmanşan’ın Peraw Dağı ile buluşur.  Mêrîwan’dan Kosalan’a doğru giderken Sewlawa şehrine varılır. Sewlawa, Kosalan dağının tam karşısındadır. Sewlawa şehir merkezinin yarısında da Hewramîler yaşar. Nitekim köylerinin büyük bir bölümü de Hewramî köyleridir.

Bu hat Sinê’nin Jawero ilçesine kadar uzanır. Jawero ilçesi ve bağlı köylerinde yaşayanlarda Hewramîdir. Sinê ile Kirmanşan arasında kalan Kamyaran şehri ve köylerinin de yarısı neredeyse Hêwramilerden oluşur.

Hewraman Text

İran ve Irak arasında kalan Hewramîlerin Rojhilat’ta da iki eyalet arasında beş bölgeye parçalandığını söylemiştik zaten. Hewraman’ın yaşadığı, klasik sömürgeciliğin çok ötesinde bir durum aslında. Bu kadar parçalanma, bölünme ve sınırlar çekilmiş olsa da Hewramîler tarih, kültür, dil, gelenek, görenek ve doğal yaşamlarını korumuşlar ve sımsıkı sarılmışlardır.

Hewraman ve Hewramîlerin Rojhilat’ta bölündükleri beş bölgeden biri, Bakur Lîhon, yani Kuzey Hewraman olarak bilinen bölgedir. Bakur Lîhon, Hewraman’ın Merkezi Newsûd şehridir. En büyük köyleri Keymînê, Nodşê, Hecîc’dir. Diğer bir bölge ise Güney yani Başur Lîhon’dur. Bu bölgenin merkezi Pawê şehridir. En büyük yerleşim yerleri Daryan, Xenege, Giral ve Dişê’dir.

İkincisi, adı Hewraman Text olarak geçen ve 6 bin yıllık tarihi olan bölgedir. Text; sarp, asi demektir. Adını bölgenin asiliği, sarplığından alır. Merkezi 6 bin yıllık tarihi olan Hewraman Text’tir. En büyük yerleşim yerleri, Naw, Hebasawa, Silên, Del, Demeyo’dur.

Üçüncü bölgesi Jawero şehri ve çevresidir. Jawero bölgesinin en büyük yerleşim merkezleri; Mazîbîn, Bêsaran, Goaz, Palingan, Texte, Gelên’dir.

Dördüncüsü, Rezaw’dır. Bu bölgenin en büyük yerleşim merkezleri de Dêweznaw, Mazîbîn ve Almane’dir.

Beşinci bir bölgesi ise Şamîyan ve Dizli olarak bilinen bölge. En büyük yerleşim merkezleri; Qelaci, Nijmar, Xoşaw, Ehmeawa, Baramawa ve Wişkine’dir.

Bu bölgeler dışında Hewramice konuşan ama Hewraman bölgesinde olmayan çok sayıda köy de var. Serpol Zehaw’a bağlı Zerde, Gewar’a bağlı Goreco, Qirwê’ye bağlı Qela, İran’ın kuzeyindeki Mazenderan’a bağlı Çiwar Qela, Xaneqîn’in Bacelan köyü ve Musul’daki Şebek Kürtleri bunlar arasındadır.

Hewramîlerin 2 milyondan fazla bir nüfusa sahip olduğu belirtiliyor.

Kutsal kitaplar Hewramîce

Kirmanckî (Zazaca) ile birlikte Kürtlerin en eski dili olan Hewramîce yazılan, çok sayıda kutsal kitap var. Rojhilat Kürdistanı’nın en güzel inancı olan Yaresan ve Kakaî inancından olan Kürtlerin ibadet dili Hewramîdir. Kutsal ‘Serencam’ kitabının Hewramîce yazıldığını biliyoruz. Bu her iki inancın büyük saldırılar altında olmasına rağmen kendilerini günümüze kadar korumuş olmaları da ayrı bir öykü.

Sınırdaki Hewraman...

Rojhilat’ın Sinê, Mêrîwan’dan Kamyaran, Pawê’ye kadar olan bölgenin güney tarafı, Şarezor, Seyid Sadiq, Ahmedava, Helepce ve Xurmal’ın kuzeyi olduğu gibi Hewraman’dır. Dağın, dağların öbür tarafı ile beri tarafı da denir buna Başur’da. Arada sadece çizilmiş suni bir sınır var.

Hewramîler bu sınırları hiçbir zaman tanımadı. Baharla birlikte Rojhilat’ın kent, köy ve kasabalarında kalan Hewramîler ve sınırın güneyindekiler, sınırdaki tepelere doğru yürürler. Doğanın güzellikleri içinde hep birlikte baharın gelişini kutlarlar. Rojhilat’tan gelenler sınırı geçip Başûr’da kalan köylere, Başûr’dan gidenler ise sınırı geçip Rojhilat tarafında kalan köylere geçer, akraba ve dostlarını ziyaret edip dönerler.

Başûr’un ünlüleri Hewraman’dan

Başûr’un çok sayıda ünlü siyasetçisi, sanatçısı, tarikat şeyhi ve şairleri de Hewramanlıdır. Irak’ın şimdiki Cumhurbaşkanı Fuat Masum, Helepce yakınlarında bulunan bir Hewraman köyündendir. KDP’nin kara kutusu Aştî Hewramî ve Mesud Barzani’nin sözcülerinden Hemîn Hewrami de Hewramanlıdır. Geçtiğimiz yıllarda vefat eden Menzil Şeyhi olarak bilinen Şeyh Osmanlı hakeza Hawramîdir.

Beyarê ve Tewêle köyleri...

Başurê Kürdistan’da en çok bilinen ve bahar aylarında ziyaretçi akınına uğrayan köyler, Beyarê ve Tewêle’dir. Beyarê, Şarezor ovasının bitiminde, evleri üst üste dağın güney yamacına kurulmuş tipik bir köydür. Dağın kuzey yamacında ise Rojhilat’a düşen Sine-Mêrîwan yolu üzerine kurulmuş Hewraman köyleri var. Tewêle, Beyarê’den yaklaşık 20 kilometre doğuya doğru yol aldıktan sonra ulaşılan bir köydür. Beyarê ile Tewêle arasındaki dağların yamaçlarına bir merdiven gibi yükselen üçerli, beşerli yapılmış evler var.

Tewêle, derin bir vadinin içinde kurulmuş bir köydür. Vadinin doğusu, kuzeyi, batısı ve güneyinden dağlar yükselir. Köy, vadinin kuzey, doğu ve batısında yükselen dağların eteklerine üst üste kurulmuş evlerle inşa edilmiş.

Tewêle, güneyden kuzeye doğru uzayıp giden yaklaşık 15-20 kilometre uzunluğundaki vadi boyunca uzar. Vadinin doğuda bittiği yerde Rojhilat sınırı başlar.

İran ile Irak arasında belirlenen sınır, taşlarla işaretlenmiş. Ancak Tewêleliler bu sınırı tanımaz. Halk, her akşam üzeri sınırın başladığı yerde köy meydanında toplanır ve sınırın öte tarafındaki yamaca geçip yönlerini güneye vererek oturur. Tewêle köylüleri kuzeylerindeki dağa herhangi bir ad vermemiş. Ancak doğu, batı ve güneyindeki dağlara isimler vermiş: Doğudakine Çilanê, batısındakine Melander, güneyindekine ise tam karşılarında durduğu için Beranber adını vermişler.

En eski Hewraman köyü

Tewêle, Başûr’daki en büyük ve en eski Hewraman köylerinden biri. Köyde en son 1979 yılında nüfus sayımı yapılmış. Hewramîler, nüfus sayımını kişi sayısına göre değil hane sayısına göre ifade eder. Köyün yaşlılarından olan emekli öğretmen Mamoste Mecîd, köyün tarihi ve nüfusuna ilişkin şunları söylüyor: “Köyümüzün tarihi eskidir. Hewraman ve Hewramîlerin en eski yerleşim yerlerinden biridir. Dağın Başûr tarafında bizim köyümüz var, Rojhilat tarafında ise Sinê-Mêrîwan yolu üzerindeki köyler var. Köyümüzde en son 1979 yılında bir nüfus sayımı yapıldı. O zamanın sayımına göre köyümüz 1111 hanedir. Hala da köyümüz 1111 hanedir. Ne azalıyor ne de artıyor. Aslında normalde artması lazım. Ancak doğup büyüyenlerin bir kısmı iş gereği ayrılabiliyor. Ancak nereye giderlerse gitsinler geri dönüyorlar. İş gereği Silêmanî, Hewlêr ve daha başka Başûr’un şehir ve ilçelerinde olanlar var. Hatta bazıları Avrupa’ya kadar gitti. Ama yılın belli günlerini mutlaka burada geçirirler.

İki Hewrami bir araya geldiğinde…

Köyümüzde okumuş insan çoktur, okuma düzeyi yüksek olan bir yerdir. Bu, Hewramanların genelinde böyledir. Ancak gelenek görenek, örf ve adetlerimizden uzaklaşma olmuyor. İki Hewramî’nin bir araya geldiklerinde ilk yaptıkları şey Hewramîce konuşmaktır. Birbirleriyle başka bir dile konuşmak, biz Hewramilerde ayıpların en büyüğüdür. Öyle yapanlar toplumumuz tarafından ‘bu artık bizden değildir’ denilerek dışlanır. Nerede olurlarsa olsunlar çocuklarımız bayramlarımızda mutlaka döner, topraklarında kutlarlar. Dışarıda yaşayan Hewramîler bile birbirleriyle Hewramîce konuşurlar. Çocuklarımız büyüyüp evden ayrılınca da bize yakın bir yerde, örneğin bahçenin içinde kendilerine ev yapar.

   

Mezarlarımız…

Yaşlılığa doğru ise bahçelerimizin içinde kendimize mezar yeri hazırlarız ve başlarız ölümü beklemeye. Bizim Hewramîlerin hepsi böyledir. Kendi bahçelerinin içinde mezar yerlerini hazırlarlar. Neden bahçede mezar yapıyoruz? Çünkü bu topraklardan başka gideceğimiz yer yok; olsa bile gitmeyiz. Çünkü bahçelerimizin içi dedelerimizin, atalarımızın, ninelerimizin mezar yerleri ile doludur. Onları bırakıp nereye gideriz? Biz bu topraklara aidiz, bu topraklar da bize ait. O yüzden ne biz onları, ne de onlar bizi bırakabiliyor.”

Mamoste Mecîd, Hewramî kültürü, yaşamı ve toprağa bağlılığa ilişkin bunları anlatırken kendisi ve eşi için hazırladığı mezar yerini göstererek konuşuyordu.

Bahçeler ceviz, elma, armut, kiraz ağaçlarından oluşuyor. Bu bahçelerden elde ettikleri gelirle yaşamlarını sürdürüyorlar. Bahçeleri onların evi, yaşam alanı, ölünce de mezarları. Evler, dağların yamaçlarında önlerine taş duvar örülerek üzerine toprakla doldurulmuş küçük sekilerden oluşuyor. Bahçelerinin sekileri de geniş merdivenler gibi duruyor.

Tewêle köyünün eski bir köy olduğu, köydeki ilkokulun tarihinden de belli oluyor. Tewêle’de ilkokul, 1928 yılında açılmış. Bu okulun ilk müdürlüğünü de Başurê Kürdistan’ın ünlü şairlerinden Mamoste Goran yapmış. Köydeki okul hala ilk günkü gibi duruyor.

Osmanê Keymine...

Tewêle köyüne girdiğimizde bir heykelle karşılaşıyoruz. Bu heykel meşhur Hewraman sanatçısı Osmanê Keymine’ye ait. Osmanê Keymine, korkunç bir gırtlak ve hala oktavı belli olmayan bir sese sahip. Dağlı bir ses, hala yaşıyor.

Yaşarken heykeli yapılan bir sanatçı. Hewramîler değerlerine bu şekilde sahip çıkıyor. Değerlerini ve insanlarını onure etmesini iyi biliyorlar.

Pazar yeri...

Osmanê Keymine heykelini biraz geçtikten sonra Tewêle köyünün pazar yerine girilir. Pazar yerinde açılmış küçük derme çatma dükkanlarda Hewramilere ait el ürünleri satılıyor. Elbiseden ayakkabıya, tahta kaşıktan kepçeye, ahşaptan yapılmış takılar, tabak çanağa kadar. Ayrıca Hewraman kiliminden yapılmış heybe olarak bilinen çantara kadar pazarda yok yoktur. Köy pazarındaki zenginlik, Hewraman’ın kültürel, toplumsal zenginliğini de gösteriyor.

Hawarê Baki diye bir yer...

Tewêle köyünün kuzeyine doğru gidilince Rojhilat sınırına ulaşıyoruz. Sınır aynı zamanda köyün sonu oluyor. Ancak tam sınırda büyük bir köy meydanı var. Akşam üzeri köylüler bu meydanda toplanır, sohbet eder, piknik için köye gelenlerle tartışırlar. Sınırdan batıya doğru bakıldığında şose bir yolun üstüne çıkan bir tepe görülür. Şose yol Tewêle köylüsü Baqî Hecî Hesen tarafından yapılmış. Hawar, piknik yeri demekmiş. Yolu o yaptığı için Baqî’nin Piknik Yeri anlamına gelen Hawarê Baqî adını vermiş. Tepenin üzerine çıkan yol için 50 bin dolar para harcadığı söyleniyor. Tepede büyükçe dayalı döşeli bir oda yapılmış ancak kapısı yok. Köylüler bunun nedenini şöyle anlatıyor: “Hewramiler hırsızlık nedir bilmezler. Kapı takıp kilit vursan da kırıp içeri girer, kapı yapana küfrederler. Oraya her giden için pikniğini yapıp dinlensin, sonra orayı yapana bir dua etsin. Yani küfür edeceklerine dua etsinler.”

Tepeye çıkıldığında bütün heybeti, ihtişamı ve asiliği ile başı her zaman karlarla kaplı Şaho dağı karşınıza çıkar. Tepeden Güneye doğru dönülünce vadi boyunca uzayıp giden Tewêle ayaklarınızın altındaymış gibi durur. İşte bu manzarayı gördükten sonra Hewramîlerin neden bu kadar topraklarına bağlı olduğunu daha iyi anlıyorum.

Bu toprakların bir ruhu var. Sadece bir gün kalabildim bu güzel diyarda. O yüzden günlerden bir gün Hewraman’da dedim. İçimden keşke bir gün değil de, bu insanlar gibi tüm yaşamım bu güzel, eşsiz manzaraya sahip doğal yaşam içinde geçseydi dedim.