
Köyün, kırsal yaşamın, yoksul toplumun en sade, mübalağasız, gururlu özellikleri kadar; şehrin, şehir yaşamının en bilgili, zeki, siyasal düzeyini de onda rahatlıkla görürdünüz. Bu özellikleri onu her sınıftan, her parçadan, her düzeyden insanla rahatça diyalog kurmaya götürürdü. O bir konuyu değerlendirdiğinde boş konuşmayacağını bilirdiniz. Karşısındakilerde, hep ciddi şeyler söylediği hissini daha ilk anda oluştururdu. Samimiyeti, sıcaklığı, sadeliği, rahatlığı ise onu can yoldaşı yapardı. Kendinden emin, ilkelerinden tavizsiz, doğrularında inatçı, kaygısız yapısı, onu her koşulda dikkate almamıza yol açardı.
Ailesiyle Avrupa’ya göç etti
Avrupa’da tanıma fırsatı buldum Alişêr’i. Çok küçük yaşda ailesiyle Avrupa’ya gelmek zorunda kalmış olan Alişêr bir süre gençlik çalışmalarında yer alır. Örgütleme yönü güçlü olan Alişêr, geniş bir arkadaş çevresi edinir. Her kesimle ilişki kurma, diyalog geliştirme, ikna etmede yetkindir.
En zor anlarda bile gülümsedi
Onu ilk gördüğümde en çok gülümsemesi dikkatimi çekmişti. En zor anlarda dahi gülümsemesini yüzünden hiç eksik etmiyordu. Yaşamdaki heyecanı, coşkusu bir çocuğunki gibiydi. Hangi koşularda olursa olsun eğitimini aksatmazdı. Sanki halkının Ferhat’ıydı, Şirin ise ülkesiydi. Halkı için gözünü hiç kırpmadan her şeyi yapabilmeyi göze almıştı. Ülkesine ve halkına olan sevgisi, bağlığı aşikardı. Bir tohum kadar dolu sığmaz kabına ve bir başak kadar da sevdalı yücelmeye.
2013’te ülkesiyle buluştu
Bir süre sonra Avrupa’daki çalışmalarla yetinemeyen Alişêr gerillaya gitme hayallerini kurmaya başlar. 2013 yılında ülkesiyle tekrar buluşmak için gerillaya katılır. Güler yüzü çevresine aydınlık verirken, ülkesinde daha bir aydınlanır. Gerillaya olan sevgisi o kadar güçlüydü ki hiçbir zorlanma onun gerilla yaşamına olan sevgisi ve bağlılığında iğne ucu kadar tereddüt yaratmıyordu.

Onun için, dağlara gitmek yeni bir yaşamın nefesi ve kalbiydi. Gerillayı tanımak için her şeyi öğrenme, tanıma ve anlama isteği güçlüydü. Her gün bir şeyler öğrenerek gerilla yaşamına uyum sağlamayı kendisine hedeflemişti. Her an yaşama katılır, hangi görev olursa olsun kendisini asla geride tutmazdı. En zor koşullarda mücadele etmeyi bilirdi.
Hiç unutmayacağız
Alişêr yoldaşın ülkesine Sonbahar’ın Ekim’inde oluk oluk kan düşüyordu. Kör kurşunlar gelip, gri sonbaharlarda yoldaşlarını aldılar. Zifiri karanlık bir gecede bir grup arkadaşıyla birlikte Alişêr arkadaş da şehitler kervanına katıldı.
Şehit düştüğü haberini alınca o gülen yüzü gözümün önünde canlandı. Yüzündeki gülümseme ısıtırdı insanın yüreğini. İnsana huzur veren o gülen gözlerini hiç unutmayacağız.
Doğan her yeni günde
Yine bahar gelecek, yine gülümsemen içimizi ısıtacak. O zaman barışın tohumlarını ülkemize ekecek, hep birlikte ürünlerini toplayacağız.
Uzun yollara düşmüştü özgürlük uğruna. Onu ölümsüz yapan da uğruna uzak yolları aşıpta mücadele verdiği kutsal değerler değil miydi?
Alişêr yoldaşımız hep bizimle olacaksın. Doğan her yeni günde, yaprak ve çiçek açan dallarda, doğan her bebeğin gülüşünde sen ve toprağa düşen binlerce şehit ana toprağının yüreğine ve dağlarımıza, ovalarımıza düşen bir tohum tanesi gibi her baharda çiçek açmaya devam edecek.
AMARA GÜNEŞ