
SEDAT YILMAZ/MA/ANKARA
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da uluslararası komployla Türkiye’ye teslim edilmesinin ardından Kürt sorununun temelinin ekonomik olduğu varsayımıyla harekete geçen Bülent Ecevit başbakanlığındaki 56’ncı Türk hükümeti, bugün AKP tarafından kopyalanan “Cazibe Merkezleri Programı”nı ortaya attı. İlk kez 14 Ekim 1999’da 4456 sayılı kanunla “Görece az gelişmiş bölgelerdeki yatırım ortamını canlandırarak istihdam, üretim ve ihracatı artırmak yoluyla bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla gerçekleştirilecek olan Cazibe Merkezleri Programı, banka aracılığıyla yürütülür” kararı alındı.
Söz konusu Cazibe Merkezleri Programı kapsamında; “a) Danışmanlık Hizmeti Desteği, b) Organize sanayi bölgesi tahsili, c) Anahtar Teslim Fabrika Binası Yapım Desteği, ç) Faizsiz Yatırım Kredisi Desteği, d) Faiz İndirimli İşletme Kredisi Desteği, e) Program kapsamında illere taşımak isteyen yatırımcılara yönelik nakdi taşınma desteği, f) Hazine taşınmazlarının çağrı merkezi ve veri merkezi yapımı için tahsisi…” gibi teşvikler kararı alındı.
Aynı Cazibe Merkezleri Programı, siyasi ve ekonomik kriz nedeniyle iktidardan düşen Bülent Ecevit yönetimindeki 57’nci Demokratik Sol Parti, Anavatan Partisi ve MHP’den oluşan koalisyon hükümeti tarafından 4 Ocak 2002’de 4734 saylı kanunla yeniden gündeme getirildi.
AKP de geleneği bozmadı
Kürt sorununun siyasi çözümü yerine ekonomik vaatler ve teşvik sistemi bu kez peş peşe gelecek AKP hükümetlerinin de temel gündemi haline geldi. Cazibe Merkezleri Programı, 28 Haziran 2008’de Erdoğan yönetimindeki 59’uncu Türk hükümetinin açıkladığı Orta Vadeli Program’a (2009- 2011) işlendi.
61’incinin de vaadi
AKP’nin 17 Temmuz 2011’de güvenoyu alan 61. hükümeti de Cazibe Merkezleri taahhüdünü yineledi. Söz konusu taahhüt hükümet programına işlendi.
Ahmet Davutoğlu’nun azledilmesinden sonra halefi Binali Yıldırım da ilk Amed gezisinde kesin ve kararlı bir üslupla Cazibe Merkezleri’nin müjdesini verdi. İlk kez duyulmuş gibi lanse edilen Cazibe Merkezleri, oysa 1999’dan beri her seçim öncesi Kürtlere sunulan programların aynısıydı. Yıldırım, "Doğu ve Güneydoğu'ya yönelik önümüzdeki 10 yıla kadar devam edecek kalkınma ve yatırım hamlesini başlatıyoruz" dedi.
Binali’nin gönlü boldu!
Cazibe Merkezleri kapsamında; 23 ilde 67 bin konut yapılacak; Batman, Amed ve Malatya'ya 3 yeni stadyum inşa edilecek; bölgede yatırım teşvikleri kapsamında yatırım yeri bedava verilecek; ihtiyacı olan fabrikayı devlet yapıp sembolik rakamla kiraya verecek; makine ve teçhizat alımı için sıfır faizli kredi verilecek; 23 ile her yıl 10 yeni fabrika açılacak. Yıldırım, devletin ihtiyaç duyduğu ürünleri de buradaki fabrikalardan alacağını aktardı. 4 yılda kamu sektörü ve özel sektörün 140 milyar dolarlık yatırım yapması, senede 200 bin kişiye istihdam sağlanması planlanıyordu. Yıldırım, “Yeni hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, gençler ve çocuklar ise spor tesisleri kazandırılacak” diye sıralayıp gitti.
OHAL’in Cazibe Merkezleri
15 Temmuz devlet içi çatışma sonrası getirilen Olağanüstü Hal’in (OHAL) kapsamında 22 Kasım 2016’da toplanan Bakanlar Kurulu’nda Başbakan Yıldırım’ın müjdesini verdiği Cazibe Merkezleri yeniden taahhüt edildi. Bakanlar Kurulu’nda kararlaştırılan 678 Kanun Hükmünde Kararname’yle şu karar alındı: “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte güvenlik korucusu olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla; istihdam, üretim ve ihracatı artırmak yoluyla bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla gerçekleştirilecek olan Cazibe Merkezleri Programı, Kalkınma Bankası aracılığıyla yürütülür…”
Ecevit’in projesinin kopyası
KHK ile duyurulan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın müjdesini verdiği Cazibe Merkezleri Programı’nın uygulanacağı iller ile bu program kapsamındaki kararlar, 1999’daki Başbakan Bülent Ecevit’in programının birebir aynısı. Ecevit hükümetinin açıkladığı programda yer alan şu maddeler olduğu gibi AKP hükümeti programında da sıralandı: “a) Danışmanlık Hizmeti Desteği, b) Organize Sanayi Bölgeleri tahsisi, c) Anahtar Teslim Fabrika Binası Yapım Desteği, ç) Faizsiz Yatırım Kredisi Desteği, d) Faiz İndirimli İşletme Kredisi Desteği, e) Program kapsamındaki illere taşımak isteyen yatırımcılara yönelik nakdi taşınma desteği, f) Hazine taşınmazlarının çağrı merkezi ve veri merkezi yapımı için tahsisi…”
10 hükümet değişti, hüküm kaldı
Cazibe Merkezleri’ni ilk olarak gündeme getiren Bülent Ecevit yönetimindeki 56. hükümet, Ecevit’in Anavatan ve MHP ile kurduğu 57. koalisyon hükümeti, peş peşe bugüne gelecek AKP hükümetlerinden Abdullah Gül’ün başbakanlığını yaptığı 58. hükümet, Erdoğan başbakanlığındaki 59, 60 ve 61. hükümetler, Ahmet Davutoğlu başbakanlığındaki 62, 63 ve 64. hükümetler ile hala görevde bulunan Binali Yıldırım başbakanlığındaki 65. hükümetin gündeminde olan Cazibe Merkezleri, yüzlerce yatırımcının hayalini süslemeye devam ediyor.
4 cumhurbaşkanının imzası
Cazibe Merkezleri’ne ilişkin alınan kararların altında şimdiye kadar Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan’ın imzası bulunuyor.
375 firma cevap bekliyor
Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Amed, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkâri, Iğdır, Kars, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak, Dersim ve Van’ı kapsayan programla 140 milyar dolarlık yatırım ve senede 200 bin kişiye istihdam sağlanması bekleniyordu. Başbakan Yıldırım’ın Cazibe Merkezleri açıklamasından sonra Amed’de 375 firma, toplam 6.5 milyarlık yatırım talebiyle 8 ay önce yaptıkları başvuruya yanıt bekliyor.
Teşvikler de istihdama dönüşmedi
Bütün “Teşvik ve Cazibe Merkezleri” açıklamalarına rağmen resmi rakamlara göre (gayri resmi rakamlar çok daha yüksek) Batman yüzde 23.4, Mardin yüzde 20.6, Siirt yüzde 20.5, Şırnak yüzde 20.1, Amed yüzde 18.7 ile işsizlik oranı en yüksek iller arasında.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013 Yaşam Memnuniyeti Araştırmasına göre, en umutsuz iller arasında yüzde 36 ile Amed ilk sırada, Dersim yüzde 32.8 ile ikinci sırada yer aldı.
Gelir dağılımı adaletsizliği
Pozitif ayrımcılığın yapıldığı ileri sürülen ekonomik yatırımlara rağmen Türkiye'de 2011’de kişi başı gelir 9 bin 244 dolar iken bu rakam Amed’in de içinde olduğu TRC2 bölgesinde (Diyarbakır-Urfa) 4 bin 282 dolarda kalıyor.
Eşitsizlik değişmedi
Yine Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan 2011 Yılı İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması'na (SEGE) göre, iller 6 kademede gruplandırılıyor, Amed son kademe olan 6. grupta -1,0014 endeks değeriyle 67. sırada yer alıyor.
Sanayi işletmelerinde durum
Teşviklerin faaliyete geçme yıllarına göre, TRC2 Bölgesinde yer alan Amed’de 2013 itibariyle sanayi işletme sayısı 200 ile 400 arasında yer alıyor. 2015’te 59.7 milyon dolarlık ithalat yapan kentte kişi başına düşen ithalat 36 dolarda kalırken, Türkiye ortalaması ise 2 bin 631 dolara çıkıyor. Yine kentin 2015 ihracatı 193.9 milyon dolarda kalırken, kişi başı ihracat 117 dolar olarak kaydediliyor. Türkiye'de kişi başı ihracat ortalaması ise bin 828 dolar olarak kayıtlara geçiyor.
Enerjide sonuncu
Türkiye'de kişi başı elektrik tüketimi 2 bin 583 kWh iken, Amedli ancak 800 kWh elektrik tüketiyor. Su tüketim miktarı kişi başı (litre/kişi/gün) 203 iken, Amed ise 125'te kalıyor.
Eğitim ve sağlık diplerde
Ekonomik faaliyetler yanı sıra Amedhalkı eğitim ve sağlık alanında da Türkiye ortalamasının son sıralarında yer alıyor. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı Türkiye genelinde ilkokullarda 18, ortaokullarda 17, liselerde 14 iken; Amed’de ilkokulda 23, ortaokulda 21, lisede ise 20'ye çıkıyor. Türkiye'de derslik başına düşen öğrenci sayısı (2014-15 eğitim öğretim yılı); ilk-ortaokullarda 27, orta öğretimde 28 iken, Amed’de ilk-ortaokullarda bu sayı 37, ortaöğretimde ise 42'ye çıkıyor.
Kent kişi başına düşen sağlık personeli sayısında da diplerde seyrediyor. Türkiye'de 2014 itibariyle 573 kişiye bir hekim, 545 kişiye bir hemşire düşerken; Amed’de 661 kişiye bir hekim, 502 kişiye de bir hemşire düşüyor.