Hilal Kaplan ve yandaş medyada yazan, kalpleri taşlaşmış kadınların yazılarını okuyunca, Müslüman bir Kürt kadını olarak cevap vermek zorunda kaldım. 

Savaşlarda en çok acı çekip, en çok zarar gören anneler ve kadınlardır. Biz Kürt toplumunda annelerin, beyaz tülbentleri, aşiret ve aileler arasındaki kavgaları, yıkımları sulha çeviren ve kavgayı sonlandıran bir kültür olarak biliriz. Biz böyle bildik, böyle yaşadık, böyle okuduk. Anneleri, bacıları ve kadınları savaş karşıtları olarak tanıdık. 

Turani Türk Asena düşüncesinde kadının yeri nedir? Anlaşılıyor ki, Türk İslam sentezinde kadınlar da erkekler gibi ırkçılaşmış ve İslam ve insanlık karşıtı bir kültür halini almıştır. Ne yazık ki, Türk İslamcı kadınlar da erkekleri kadar gaddarlaşmış ve insanlıktan uzaklaşmıştır. Bizimle aynı dine inandığını söyleyen bu kadınlar, başlarına hicap çekseler de, dışardan islami bir görüntü yansıtsalar da, iktidar ve Türk İslam sentezci cemaatler içerisinde yer alan bu kadınlar, erkeklerin vahşi uygulamalarının kadın versiyonları olmuşlardır.

Bu yazarlardan bazıları, ülkemizde öldürülen çocukların katlinin helal olduğunu yazarken, diğerleri de kendine yazarlık ünvanını vererek, IŞİD üyeleri ile cinsel ilişkiye girmenin cennetle müjdelenmek olduğunu yazabilecek kadar İslamdan ve insanlıktan nasiplenmediklerini göstermektedirler.

İslam tarihinde haktan, adaletten ve Peygamber (sav)'den yana olanlar mücadele ederken, karşılarında Ebu Süfyan'ın eşi Hinde de Peygamberin amcası Hz Hamza'nın vücudunu yararak kalbini çıkarmış ve yemiştir.

Tarih ne kadar da kendini tekrarlıyor değil mi?

Bir taraftan zalim Türk devletine karşı savaşan Kürt kadınları, diğer taraftan devletin yanında yer alarak kadın ve Müslüman kimliğinden uzaklaşmış iktidar ve güç şehvetperestlerinin etrafınada nemalanan Hilal Kaplan ve benzerleri… 

Yine bir taraftan Rojava'da katil ve tecavüzcü IŞİD'e kök söktüren Kürt kadınları, öte taraftanda onlarla birlikte olup cennete gireceğini belirten Türk islamcı kadınlar. 

Türk İslamcı kadınların şekillenmesi üzülerek belirtmeliyim ki, İslami değil, Türk faşizmidir. Sizin atalarınız değil miydi, kundaktaki bebeleri katleden? Yine onlar değil miydi, başkalarının ülkelerini işgal edip kız çocuklarını ve kadınlarını cariyeleştirip kendi saraylarında zevk û sefa yaşayan...

Şunu söylemeliyim, İslam dini ve insanlıktan fersah fersah uzaksınız. Çünkü Allah bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek olduğunu, Maide suresinin 32. ayetinde söylemektedir.

Bizim Peygamberimiz (sav), "velev savaş hali bile olsa çocuklara, kadınlara ve yaşlılara dokunmayın" der. 

Sizler, katil Türk İslam sentezinin kadın versiyonu, dişi kurtları ve asenalarısınız.

Sizler kadınlığınızı, anneliğinizi yitirmiş kalbi ve vicdanı taşlaşmış, iktidar, para, ırkçılık ve şehvetperestlik dışında hiçbir şey düşünemeyen, ismi kadın ama düşüncesi barbarlık olan bireylersiniz.

 Sizler, zulme uğrayan ve haksız yere kanları dükülen sivil insanların, bebelerin, yaşlıların ve kadınların kanlarında boğulacak, ahirette de Ebu Leheb'in eşi gibi, yanında durduğunuz katillere cehennem odunları taşıyacaksınız. 

Allah'ın yardımı mazlumların üzerine olsun.


* Kürdistan İslam Topluluğu (CİK) Şura üyesi