Kürdistan’da, Hitler'in yok edici ruhu dolaştırılıyor. İnsanlık katlediliyor, orada. Hewar sesleri yankılanıyor, şehirlerin göklerinde…

Ama Kürtlere bu hayatı reva gören devletin şehirlerinde hayat, lay lay lom!...

Sınırlar ayrı değil, ancak savaşın kan kokusu da, ölüm dokusu da yok.

Ve bir gerilla liderinden, savaşın giderek derinleşeceğine dair söz:

"Şehirlerimiz Türk ordusunun kuşatması altında. Ama bizim de ordumuz var. Sonuna kadar seyirci kalmamız mümkün değil…"

Öte yandan, İslam'ı hep savaş aracı olarak kullandılar. Soğuk savaş yıllarında, kapitalizmi koruyan kanlı duvar yaptılar İslam'ı. Endonezya’da bir milyon solcuyu bu kisve ile kestiler. Bugün, AKP’nin İslamo Faşistleri, o dönem benzerini canlandırmak için öne atıldılar. Maraş, Çorum olayları bu yolda provaydı.

El Kaide (Taliban) Afganistan’a saplanmış İslamo Faşist hançerdi.

Ve, yazık ki, bu inanç dünyası, dipsiz bir yoksullar çuvalı ve çuval ucuza kapatılacak katil adaylarıyla doluydu. Onun için, Kürdistan’da, üç kuruşluk maaşa kendini satıp kravatlı ya da tüfekli sistem korucusu olanların yüzüne "tü" diye tükürdüğünüzde, sanki İslamo Faşist dini olurmuş gibi inanca sarılırlar. Ezan okumaya, durup dururken IŞİD’in sloganıyla Allahu ekber çekmeye başlar bazıları.

Niteki hırsız, eli kanlı katil, gaspçı Şorolo da gözümüzün içine baka baka namaza durup, nasıl olsa kimse anlamıyor diye Kuran sureleri, Arapça kelimeler, cümleler söylüyor. 

Kürtleri ölümle kalım arasında sıkıştıran İslamo Faşistler dün, Alevilerin, Ermenilerin, Keldani, Süryani, Êzîdîlerin soyunu kurutmaya çalışıyorlardı.

Oysa, o halklar yerliydi. Kürtler de Orta Asya'dan kopup gelmiş, herhangi bir işgalci, toprak gaspçısı, talancı, yerli kıran katil sürüsü değildir. Ülkelerinin taşı, toprağı kadar kadim...

Gasp edilmiş insanlığını arayan bu halkın şehirleri aylardan beri muhasara altında. İslami teröristler IŞİD’ın Suriye ve Irak’da yaptığı gibi tankları, topları körlemesine ateşleyerek, canlı ayırımı yapmadan katliam yapıyor, dumanlar buharlaştığında insanların yanında vurulmuş atların yattığı görülüyor, öte yandan nerede mevzilendiği bilinmeyen katiller kadın ve çocukların alnına nişan alıyorlar.

Kürdistan şehirleri Suriye gibi, sokak, cadde ve meydanlar kan kızılı…

Ne biçim insanlık demeyin; IŞİD İslamı bu.

IŞİD’i besleyen Suudi Arabistan, dindarlık taslamaktan salkım saçak insan asıyor, IŞİD ertesi gün, kameraları hizlayıp "benim neyim eksik?" dercesine insan kesme ayini düzenliyor, Türk Şorolo katillik yarışında "birincilik bende" dercesine, katlettiği Kürtlerin sayısını rakama döküyor.

İslam'ı bu hale getirdiler…

Ve bakar mısınız; Türk Cumhurbaşkanının "Hitler Almanyasında da Başkanlık sistemi vardı" cümlesi, Britanya’nın saygın gazetelerinden The Times’da, "Erdoğan Türklerin Hitler'i olmak istiyor" olarak manşete çıkıyordu.

Ha Hitler mi? Bir yerlere benzemek gibi olmasın, ama Hitler, 1933 yılında "düm tek, düm tek, teke tek" temposuyla Almanya’nın tek adamı olunca ilkin basın ve ülkenin tekmil yayın dünyasını avucuna almış, polisten sonra, "Hücum Kıtaları" (SA) denilen gizli polisi ve orduyu yandaşlaştırmış, ardından "işte şimdi demokrasi geldi" deyip sokağa çıkmayı, konuşmayı, hatta maşallah dünyaya bedel Türk devletinde olduğu üzere kar topu oynamayı yasaklamış, derken Almanya’nın Kürtleri olan Yahudilere sefer başlamıştı.

Hayır onlar, Kürtler gibi dağlarda mevzilenerek, sonra şehirlerde barikat kurup sokak sokak direnmemiş, kolayca topanıp kırılmış, bu da, Hitler'in korku ve sefaleti olarak tarihe geçmişti.

Türk halkının bir kesimi Hitler'i, pek çok sever. AKP’nin de, Hitler'inkine benzer yandaş medyası vardır. Bu medyada zaman zaman Yahudilere yaptığından dolayı hamdu sena edilir.

Ve en korkuncu, Hitler'in hayatını ve ırkçılığını anlatan "Kavgam" adındaki kitabı, dünyada yalnızca Türkler arasında satışta rekoru kırıyordu.

IŞİD, İslami sloganlar kullanan Hitler ruhuydu. İslamo Faşistlerin Hitler hayranlığının kaynağı bu…