DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebinin siyasi değil, hukuki bir talep olduğunu söyleyen HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer, “Hukuksuzluk Kürdistan’dan başlayıp, Türkiye’ye yayılıyor” diyerek, Türkiye halklarının da tecride karşı ortak tavır sergilemesi gerektiğini vurguladı.
HDP’nin açlık grevi eylemlerine destek olmak amacıyla başlattığı nöbet eylemine katılan isimlerden biri olan Amed Milletvekili İmam Taşçıer, artık Kürtler dikkate alınmadan Ortadoğu’da siyaset yapmanın mümkün olmadığını kaydetti.
Taşçıer, bu gerçeklik doğrultusunda Öcalan üzerinde uygulanan tecrit ile Kürtlere baskı uygulanmak istendiğinin altını çizdi. Taçşıer, “Sayın Öcalan tutukludur ve temel hakları vardır. Ailesi ve avukatları ile görüşme hakkı vardır. Bu Türkiye hukukunda var. Ceza ne olursa olsun temel hakları var. Ancak kendi hukuklarını ayaklar altına alarak Sayın Öcalan ile görüşmeler engelleniyor. Bu tecrit ile bütün Kürtleri baskı altına almaya çalışıyorlar” dedi.
Hukuki bir taleptir
Taşçıer, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 91 gündür açlık grevinde olmasına dair ise şunları söyledi: “3 yıldır devam eden tecrit sistemine karşı başlatılan bir eylem var. Leyla Güven eylemini 3 aydır sürdürüyor ve kritik bir aşamaya ulaştı. Talepleri karşılanmadan eylemini sonlandırmayacağını söyledi. Cezaevlerinde de aynı direniş devam ediyor. Ancak hükümet bu talebi yerine getirmemekte ısrar ediyor.”
Leyla Güven’in tecridin kaldırılması talebinin siyasi bir talep olmadığının altını çizen Taçşıer, “Bu hukuki bir taleptir. Hukuki bir talep tartışılamaz. Ancak devlet hukuki talebi bile görmezden geliyor. Türkiye’de 25 milyon Kürt yaşıyor ve bu görülmüyor” şeklinde konuştu.
Ortak tavır sergilenmeli
Leyla Güven’in taleplerinin karşılanması ve cezaevlerinden ölüm haberlerinin gelmemesi için toplumsal muhalefetin güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Taşçıer, “Talepler insanidir. Güçlü bir muhalefet oluşmazsa korku iklimini derinleştirecekler. Sivil toplum kuruluşları, insan hakları kurumları, demokrasi savunucuları hep birlikte tecride karşı ortak tavır sergilemelidir. Ancak bu şekilde tecridi kırabiliriz” dedi.
Taşçıer, tecridin kaldırılmasına karşı yürütülecek mücadelenin Kürtlerle sınırlı olmaması gerektiğini de kaydetti. Türkiye halklarının da bu talebi sahiplenmesi gerektiğinin altını çizen Taşçıer, “Türkiye halkları demokratik ve hukuki talebi savunmalıdır. Bu hukuki talebe olumlu bir yaklaşım sergilenirse ülkede demokrasinin yolu açılır. Türkiye halkları bu hukuksuzluğa sessiz kalmamalı. Bugün bize uygulanıyor, yarın onlara uygulanacak. Nasıl ki bizim belediyelerimize kayyum atandığında Türkiye halkları sessiz kaldı, sonrasında İstanbul ve Ankara’da belediye başkanlarına kayyum atandı. Çünkü hukuksuzluk Kürdistan’dan başlayıp, Türkiye’ye yayılıyor” diye konuştu.