
Şırnak’ın Cizre ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyla ilgili DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, Cizre DBP ilçe binası önünde basın açıklaması düzenledi.
HDP’li milletvekili Ayla Akat Ata ve belediye eşbaşkanlarının da katıldığı açıklamada Irmak, 6-8 Ekim’deki toplumsal kalkışın son yılların en kitlesel olayları olarak kayda geçtiğini dile getirdi. Hükümet’in bu toplumsal patlamadan ders çıkarmak yerine soykırım operasyonlarına hız verdiğine dikkat çeken Irmak, “AKP Hükümeti döneminde binlerce insan ‘KCK operasyonları’ adı altında suçsuz yere ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan gerekçeler ile yıllarca cezaevlerinde kaldı. Hükümet, bu kötü siyasi sicilinin yanında son olarak ‘toplumsal muhalefeti sindirme’ yasası olan ‘güvenlik paketi’ni de Meclise getirerek toplumsal muhalefetin tüm unsurlarını ‘Makul şüpheli’ sayarak güvenlik güçlerine geniş yetkiler tanıdığı gibi, başta Kürdistan olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde toplumsal gerilime mahal vermiştir. Bu toplumsal gerilimin en çok yaşandığı yerlerden biri de Cizre olmuştur. Devletin aşırı polisiye tedbirleri, Cizre’de bir toplumsal felaketin yaşanacağının adeta ön habercisi olmuştur” dedi.
Devletin sopası olan güçler
Cizre’de en son 27 Aralık gecesi devletin kullandığı kimi paramiliter ve devlet içerisinde kümelenen güçlerin kanlı bir tezgâha başvurduğuna dikkat çeken Irmak, olayın çatışma gibi gösterilmesine de karşı çıkarak şöyle konuştu: “1990’lı yıllarda şiddet ve korku salarak ‘devletin sopası’ olmaya çalışan derin güçler, Cizre’de bir büyük bir katliam yaratmaya çalıştılar. 3 kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı bu olaylar Hüda-Par ile partimiz arasında yaşanmamıştır. Çatışmayı asıl yaratanın Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın başlattığı çözüm sürecini baltalamaya ve akamete uğratmak isteyen devlet içerisindeki karanlık güçler olduğunu düşünüyoruz. Özellikle Komalên Ciwan’ın ‘Kitlesel eylemlerde yüz kapatma, kitlenin içerisinden provokasyon girişiminde bulunma, halkın malına ve canına zarar verme, halk otobüslerini yakma, her eylemde kepenk kapattırma vb. eylem tarzlarını reddettiğini’ bildiren açıklaması ve DBP Cizre İlçe Örgütümüzün yaşanan olaylardan bir gün önce var olan gerilimi dindirmek adına Hüda-Par’ı ziyaret etmesinin hemen akabinde yaşanan bu olaylar oldukça düşündürücüdür. Kürt halkını iç çatışmaya sürükleyerek darbe mekanizmasını devreye sokmak isteyen ve toplumsal barışı kendi varoluşları için tehdit gören yapı ve oluşumların yaşanan bu diyalog sürecinden rahatsız olduğu ayan beyan ortadadır artık!”
Baskı cenderesi mislisini yaratır
Hükümet yetkililerinin Kürt siyasetini hedef gösteren açıklamaları ardından Cizre’deki olayın gerçekleşmesinin manidar olduğunu söyleyen Selma Irmak, “AKP Hükümeti’ni uyarıyoruz! ‘Kamu güvenliği’ adı altında toplumu baskı cenderesine alan siyasi soykırım operasyonlarına son verin. Demokratik ve siyasal mücadelenin önünü mayınlayan ve çatışma alanları yaratan yaklaşımlar yerine Sayın Öcalan’ın sunduğu müzakere taslağını ivedilikle hayata geçirin” diyen Irmak, “Aksi takdirde hükümetin Kürt sorununun çözümünü sürüncemeye bırakan ve süreci siyasi kurnazlıklar ile seçimlere kurban eden politikaları bugün yaşadığımız provokasyonlarının mislisinin yaşanmasına neden olacaktır” uyarısında bulundu. Irmak, Hüda-Par’a da seslenerek, “Devletin kirli oyunlarına alet olmayın, çatışmaya ortam sunan ve kışkırtan üslubunuzdan bir an önce vazgeçin. Sırat köprüsünden geçtiğimiz bu günlerde halkımızı birbirine kırdırtacak yeni bir ‘brakuji” senaryosu devrededir” dedi.
Hendekler etkiye tepkidir
Irmak, Cizre’de mahallelerde kazılan hendeklerin de tüm bu baskılara karşı bir etkiye tepki gibi anlaşılmasını isteyerek, “Siz hukuksuzluğu ve adaletsizliği bir temel politika haline getirirseniz, tabii ki kesimler de kendi mekanizmalarını devreye koyar etki tepki meselesi gibi. Hendeklerin ne zaman kapatılacağı veya kazılacağını sormak yerine hükümetin bu siyasi soykırım politikasını ne zaman sona erdireceğini bence daha fazla sormalıyız” diye konuştu.
Yapılan açıklamanın ardından binlerce kişi yaşamını yitiren Yasin Özer ve Barış Dalmış için Cudi Mahallesi Halk ve Taziye Evi’nde açılan taziyeyi ziyaret etti.
Okulu boykot eden lise öğrencileri de Cizre Lisesi önünde bir araya gelerek “Şehîd namirin” sloganıyla taziye evine yürüdü.
Serhildanla yanıt verilecek
DBP Amed İl Örgütü de DTK binası önünde dün basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya DBP, HDP PM ve MYK üyeleri, Özgür Sanat Girişimi üyeleri, Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi üyelerinin yanı sıra sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı. DBP Amed İl Eşbaşkanı Ali Şimşek 3 yıl önce Roboskî‘de bombalarla 34 insanı paramparça ederek katleden anlayışın, 27 Aralık sabahı Cizre’de yeni bir Roboskî yaratmak istediğini ifade etti. Ortadoğu’daki bazı çetelerin Kürtler arası çatışma çıkarmayı amaçladığının net olduğunu vurgulayan Şimşek, “Bu tuzağa karşı herkesin duyarlı olması gerekiyor. Bilinçli ve örgütlü hareket ederek bu oyunlara gelmeyeceğiz. Cizre’de yaşananlar geçmişte Kürt halkına karşı sabıkalı olan kimi güçlerle yaşanan bir çatışma değildir. Bizzat özel timlerin ve suikastçıların içinde yer aldığı bir saldırıdır. Halkımız, sağduyulu yaklaşımıyla olası bir katliamın önüne geçmiştir” dedi. Kürt halkını silahlı bir çatışmaya çekme oyununun sürekli gündemleştirildiğine işaret eden Şimşek, tuzağa, tezgâha ve oyuna asla gelmeyeceklerini ifade ederek, “Diyarbakır başta olmak üzere bütün Kürdistan halkı saldırılara karşı alanlara çıkarak, serhildanlarla cevap olacaktır” diye konuştu.
DİHA/ŞIRNAK/AMED