HDP Van Milletvekili Tayip Temel, 2012’de gazeteci olarak tutuklu bulunduğu dönemde tecridin kaldırılması için başlatılan açlık grevine katıldı ve 68 gün sonra talepleri yerine getirildi.
HDP Van Milletvekili Tayip Temel, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘terk edin’ söyleminin ciddiye alınması gerektiğini belirterek, tehcir ve soykırım tehlikesine dikkat çekti.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Dersim Dağ ile HDP üyeleri Salih Cansever, İsmet Yıldız, Sevican Yaşar, Salih Tekin ve Bilal Özgezer’in 3 Mart’ta HDP Amed l binasında başlattıkları eyleme, 8 Mart’ta HDP Van milletvekilleri Tayip Temel ve Murat Sarısaç ile HDP üyeleri Abdulhalik Kurt ve Yusuf Ataş da dahil oldu. Açlık grevi eyleminde olan Tayip Temel, 12 Eylül 2012’de ‘KCK operasyonları’ çerçevesinde tutuklu olduğu Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ve anadil önündeki engellerin kaldırılması talebiyle açlık grevi eylemine girmişti. Temel, İmralı Adası’nda siyasi heyet tarafından yapılan görüşme sonucunda Öcalan’ın çağrısı üzerine tutuklularla birlikte 68. günde açlık grevi eylemini sonlandırmıştı. Temel, 7 yıl aradan sonra bu kez bir milletvekili olarak aynı taleple açlık grevi eyleminde. Temel, MA’nın sorularını yanıtladı:
‘Terk edin’ söylemi soykırım işaretidir
Bugün Kürt halkı nefes alamaz bir duruma geldi. AKP-MHP bloku, Kürt halkının varlığını, statüsünü, özgürlük taleplerini boğmaya çalışıyor. Bu nedenle faşizmin bütün uygulamaları devreye konuldu. Sokaklarda, meydanlarda, devlet kurumlarında Kürt halkının varlığı inkar ediliyor. Bir kez daha katliam politikaları öne çıkıyor. Erdoğan’ın “Burayı terk edin” açıklamaları; soykırım politikalarının başlangıcıdır. Bu tehlikedir. Ne zaman bir iktidar bir halka “ülkeyi terk edin” çağrısı yaptıysa göç ve katliam politikalarının yakın olduğu anlamına geliyor.
Zindanlarda tabut çıkmasını engellemeliyiz
Leyla Güven öncülüğünde bir direniş başladı ve dalga dalga yayıldı. Bu direniş çok kritik bir noktaya ulaştı. Zindanlardan kötü haberler gelmeye başladı. Artık tutsakların bedenleri eriyor. Leyla Güven’in sağlık durumu ortada. Nasır Yağız, İmam Şiş ve Strasbdurg’da direnişi sürdüren arkadaşlarımızın sağlık durumu kötüye gidiyor. Artık kötü haberler alabileceğimiz çok kritik bir noktadayız. Elbette bütün bedeller göze alınarak bu direniş bu noktaya getirildi. Siyasetçilerden, toplumdan beklentiler var. Kötü haberlerin gelmesini engellemeliyiz. Zindanlardan tabutların çıkmasına izin vermemeliyiz. Sayın Öcalan üzerinde başlatılan ve Türkiye toplumu üzerinde uygulanan tecridi sonlandırmamız gerekiyor. Tecridin daha fazla derinleşmesinin karşısında durmalıyız.
Herkes her yerde sesini yükseltmeli
Talep, İmralı Adası’nda hukukun işlemesidir. Sayın Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile sistematik bir şekilde görüşmeleri sağlamasıdır. Hukuki ve insani bir taleple ağır bedeller göze alarak, binlerce insan bedenini ölüme yatırdı. Ancak kötü haberlerin gelmemesi için herkes, her yerde sesini yükseltmelidir. Herkes Leyla Güven, zindanlar, Hewlêr, Galler ve Strasbourg için sesini yükseltmelidir.
Destek eylemiyle sınırlı kalamazdık
Leyla Güven’in eylemi başlatmasıyla birlikte HDP, Leyla Güven’in sesine ses olmaya çalıştı. HDP öncülük rolünü oynadı, ancak geldiğimiz noktada destek eylemleriyle sınırlı kalamayız. Leyla Güven ve tutsakların durumu çok kritik bir noktaya ulaştı. Sadece HDP değil, Türkiye’deki bütün vicdan sahipleri, insan hakları savunucuları harekete geçmelidir. Kimin ne kadar gücü varsa; siyasetçiler öncülüğüyle, sanatçılar sanatıyla, akademisyenler bilgisiyle, halk ise demokrasi gücüyle harekete geçmelidir ve İmralı’daki hukuksuzluğa son vermelidir.
Kimse bu yükün altından kalkamaz
Hükümet adım atmak yerine, kötü bir sonuç çıkmasın ve talepler yerine getirilsin diye mücadele edenleri bastırmakla meşgul. Çok kötü bir durum. Zindandan bir tabut çıkması durumunda, kimse bu yükün altından kalkamaz. Hükümet bunun farkında değil. Grevler sürüyor, bedenler eriyor. Hükümete adım attıracak olan demokratik kamuoyudur. Halkın direnişi adım attıracaktır. Bir kez daha hatırlamakta fayda var; bu yeni bir süreç. Herkes duyarlı olmalıdır.
AMED