Hürmüz Boğazı'na iyi alternatifler yok
Forum Haberleri —

Hürmüz
- Hürmüz, Körfez'deki bir deniz koridorundan çok daha fazlasıdır; küresel enerji ağının merkezi bir düğümüdür. Alternatif boru hatları yalnızca geçici çözüm olur.
* MARCELLE NASR-Çeviri: Yeni Özgür Politika
Suudi Aramco Yönetim Kurulu Başkanı Amin Nasser, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan deniz trafiğini fiilen kapatmaya devam etmesi hâlinde dünya enerji piyasası için “felaket sonuçlar” doğuracağı uyarısında bulunan tek kişi değildir. Dünyanın petrol ve gaz akışının yüzde 20'sine kadarının geçtiği boğaz üzerinden sevkiyatın kesintiye uğraması durumunda en çok etkilenecek sektörler arasında havacılık, tarım ve otomotiv endüstrisini saydı.
Küresel petrol stoklarının son 15 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirten Nasser, krizin stokların daha hızlı tükenmesini hızlandıracağını vurguladı ve Arap Körfezi ile Umman Körfezi'ni bağlayan Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin yeniden başlamasının zorunlu olduğunu tekrarladı. Nasser, “Geçmişte de kesintilerle karşılaştık ancak bu kriz, bölgedeki petrol ve gaz sektörünün şimdiye kadar karşılaştığı en ağır krizdir, aradaki fark çok büyüktür” dedi.
Şu anda Aramco, tankerlere yükleme yapılamadığı için Körfez üzerinden petrol ihracatını askıya aldı. Suudi Arabistan, akut piyasa açığını hafifletmek için tek alternatif çıkış noktası olan Doğu-Batı boru hattını (Petroline) kullanıyor. Bu hat, ham petrolü Kızıldeniz'deki Yanbu limanına taşımakta olup müşterilerin alternatif sevkiyat rotaları aramasıyla tam kapasitesine (günde 7 milyon varil) yaklaşıyor. Hürmüz Boğazı, yalnızca petrol değil, aynı zamanda çok büyük miktarda sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını da taşıyor; Katar bölgedeki en büyük üreticidir. İran hükümeti, boğazdan veya yakınından geçen tüm gemilere saldırmaya devam edeceğini açıkladı. Bu, dünyanın başlıca ticaret arterlerinden biridir. 12 Mart'ta ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, piyasaları rahatlatmak amacıyla ABD savaş gemilerinin tüccar gemilerine boğazdan eskort sağlayacağını belirtmişti.
Alternatifler arayışı
Analistler arasındaki tartışma, boğazın kapatılması durumunda petrol ve gaz taşımacılığı için bölgesel altyapının alternatif rotalar sağlayıp sağlayamayacağı üzerine yoğunlaşıyor. Seçenekler arasında Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı (Petroline) ve Kızıldeniz'i Akdeniz'e bağlayan Mısır'ın SUMED boru hattı yer alıyor. Yaklaşık 1.200 km uzunluğundaki Suudi boru hattı, Ortadoğu'nun enerji altyapısındaki en önemli stratejik projelerden biri olarak görülüyor. Doğu petrol sahalarından ham petrolü Yanbu'ya taşıyarak Hürmüz Boğazı'ndan geçmeden ihracat yapılabiliyor. Aramco bazı ham petrolü zaten Yanbu'ya yönlendirdi, ancak bu ayarlamanın geçici olduğunu vurguladı.
Sonuçta Körfez'deki enerji güvenliği, Hürmüz Boğazı'ndan petrol tankerlerinin askeri korumasına uzun vadede sürdürülebilir bir şekilde dayanamaz. Bu arada Suudi Doğu-Batı boru hattı, Abu Dabi'den Umman Körfezi'ndeki Fujairah limanına uzanan 370 km'lik boru hattına benzer bir işlev görüyor. Bu hat, Habşan petrol sahasından çıkarılan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ham petrolünün Hürmüz Boğazı'nı baypas etmesini sağlıyor. 2006'da tasarlanan hat, 2012'de Çin yardımıyla hizmete girdi. Fujairah'ta liman, rafineri ve devasa petrol depolama tesisleri bulunuyor.
Mısır'ın 320 km'lik SUMED boru hattı, daha eskidir. 1970'lerde inşa edilen bu hat, Süveyş Körfezi'ndeki Ain Sokhna ile İskenderiye'nin kuzey kıyısındaki Sidi Kerir arasında Mısır topraklarından geçerek Kızıldeniz'i Akdeniz'e bağlayan önemli bir petrol transit rotasıdır. Günde yaklaşık 2,5 milyon varil petrol, Nil Vadisi ve Batı Çölü'nü aşarak taşınıyor. SUMED, birkaç Körfez devleti tarafından ortaklaşa sahip olunan bir hat olup en büyük pay Mısır Genel Petrol Şirketi'ne aittir. Ain Sokhna ve Sidi Kerir terminalleri, yaklaşık 38 milyon varil petrol depolama kapasitesine sahiptir.
Sınırlı kapasite
Mısır Petrol Bakanı Karim Badawi, bazı Körfez ham petrolünün SUMED üzerinden geçirilerek baskının hafifletilebileceğini belirtti, ancak selefi Osama Kamal, bu hattın Hürmüz Boğazı'nın taşıma rotası olarak tam anlamıyla yerine geçemeyeceğini söyledi. Zagazig Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden Prof. Medhat Youssef'e göre; bölgesel alternatiflerin kapasitesi, boğazdan her gün geçen petrol hacmiyle kıyaslandığında sınırlı kalıyor. Al Majalla'ya konuşan Youssef, “Hürmüz Boğazı'ndan her gün 20 milyon varilin üzerinde petrol geçiyor. SUMED'in kapasitesi 2,5 milyon varili aşmıyor. Bu, boğazdan geçen hacmin yaklaşık yüzde 12'sine denk gelir. Bu kapasitenin bir kısmı Mısır ham petrolünün Süveyş Körfezi'nden İskenderiye rafinerilerine taşınmasında kullanıldığı için Suudi petrolü için ayrılabilecek kapasite 2,2-2,3 milyon varil/gün civarındadır” dedi.
Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Maged Refaat da SUMED'in Hürmüz Boğazı'na “ikame” olamayacağını kabul ediyor. Hattın Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının bir kısmını Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı veya SUMED yoluyla yönlendirmesine izin verdiğini, ancak Birleşik Arap Emirlikleri veya Kuveyt gibi diğer Körfez devletleri için çözüm sunmadığını belirtti. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının sonuçlarından en çok etkilenecek ülkelerden biri Katar'dır; dünya LNG arzının yaklaşık yüzde 25'ini sağlayan Katar'ın ihracatı büyük ölçüde bu hayati koridordan geçiyor.
İskenderiye'deki Pharos Üniversitesi Petrokimya Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Ramadan Abu El Ela, Hürmüz Boğazı ile SUMED boru hattı arasında doğrudan bir bağ kurulmasına karşı çıkanlardan. Boğazın Körfez'den Asya ve Afrika'ya petrol taşımacılığı için ana deniz koridoru olduğunu, SUMED'in ise temel işlevinin Kızıldeniz'den Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e petrol taşımak olduğunu hatırlattı.
Gerçek bir ikame yok
Son yıllarda Körfez petrol ihracatının büyük kısmı Asya'ya, özellikle Çin ve Hindistan'a yöneldi; oysa SUMED boru hattı Avrupa pazarını hizmet etmek üzere tasarlanmıştı. Kahire Üniversitesi Petrol Mühendisliği Profesörü Dr. Hossam Arafat, Al Majalla'ya yaptığı açıklamada Çin'in yaklaşık 105 günlük petrol stoğu bulunduğunu, ancak Hindistan'ın rezervlerinin en fazla 25 günü karşılayabileceğini söyledi.
Hürmüz Boğazı'na bölgesel alternatiflerin karşılaştığı zorluklar yalnızca teknik kısıtlar ve operasyonel kapasiteyle sınırlı değildir. Bölgesel gerilim dönemlerinde boru hatları güvenlik tehditleriyle karşı karşıyadır; Ortadoğu'daki enerji altyapısı tarihsel olarak saldırı veya sabotaj hedefi oldu. Örneğin 2011 sonrası Mısır'ın Ariş kentindeki gaz boru hattında yaşananlar gibi.
Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı hattı ve Mısır'ın SUMED boru hattı gibi bölgesel boru hatları, Hürmüz Boğazı'ndan seyrüseferin kesintiye uğramasının etkisini bir ölçüde yumuşatabilir, ancak bu hayati geçişin yerini alamaz. Boğaz, Körfez'deki bir deniz koridorundan çok daha fazlasıdır; küresel enerji ağının merkezi bir düğümüdür. Uzun süreli kesinti, bölgenin ötesine uzanarak Asya'dan Avrupa'ya kadar dünya ekonomisi üzerinde geniş yankılar yaratacaktır.
* Marcelle Nasr'ın Al Majalla'daki analizi çevrilerek düzenlendi.







